“Ey oğul ! Özünü ve sözünü doğru tut.”öğütleri ile başlayan “Kutadgu Bilig” eseri ile Türk kültür ve tarihinde önemli bir yer tutan Balasagunlu Yusuf , her zaman geçerli olan görüşleriyle değerini korumaya devam etmektedir.

Karahanlılar ‘ın önde gelen illeri, Buhara, Semerkand,Farab, Kaşgar, Taşkent(Şaş) ve adını, Kalıyhan’ın oğlu Bala-Sagın’dan almış, bir dönem Karahanlıların karargâhı olarak kullanılmış Balasagun,(Suyap ,kuz-ordu) zamanın en önemli kültür ve yönetim merkezleri olmuştur.

Bilim , düşünce ve felsefe hayatının derin izler bırakarak etkiler yaratmış önde gelen isimleri Farabî, İbn-i Sina, Kaşgarlı Mahmut, Ahmet Yesevî, Gazalî ve “İpek kumaş kıymetli olduğu için baş köşede duruyor” diyen Balasagunlu Yusuf Has Hacip ,Karahanlı ülkesinin bu önemli merkezlerinde yetişmişlerdir.
10.asrın başlarında Satuk Kerim Karahan, Yedisu,Çüy,Talas bölgesini içine alan Karluk Kağanlığı’nı toparlayarak merkezi Kaşgar olan , İli Nehri’nin doğu kıyıları ile Amu-Derya’nın batısını içine alan bölgede, kudretli,yüksek ve yüce kağan anlamına gelen Karahanlı Devleti’ni( 840-1212) kurmuştur.
Kâşgar ve Balasagun ,siysal bakımdan olduğu kadar Tarihî İpek Yolu üzerinde önemli bir kültür ve ticaret merkezi olarak Türk kültür ve tarihinin en önemli bir kenti olmuştur.
Bütün bu bölgelerde 1991-1997 yılları arasında yaptığım TARİHÎ iPEK YOLU kültür araştırmalarımı Si-An’dan Tiran’a TARİHÎ İPEK YOLU kitabımda harmanladım ve bu bilgiler ışığında yazımı büyük bir duygu yükü içerisinde kaleme alıyorum.

Buram buram tarih ve kültür kokan Tarihî Balasagun, antik yapısıyle ayakta kalmış ve UNESCO tarafından 1976 yılında dünya kültür mirası listesine alınmıştır. Mimarlık ve sanat tarihi yanında eski yerleşim kalıntılarını ve arkeolojik alanları bağrında taşıyan Balasagun’da, 6000’den fazla tarihî eseri korumak ve sergilemek için “Burana Müzesi Kompleksi” oluşturulmuştur. Yakınından geçmekte olan nehir yatağından gelebilecek su taşkınlarına karşı nehir kıyısına beton korunaklar yapılmıştır.
Müze alanında “balbalların” yanında sanat tarihi açısından büyük değer taşıyan bezemeli tuğla yapısıyla ünlü “Burana Minaresi” tarihî görkemiyle ayakta ,ziyaretçileri selamlamakta ve zamanın halk kültürünü yansıtan taş eserler ile balballar açık havada sergilenmektedir.
Bu tarihi alanda yetişen iki ünlü bilgeyi , usta şair Fazıl Hüsnü Dağlarca, şiirinde şöyle anlatmakta:
“…Kaşgarlı Mahmut ,ülküdeşin Balasagunlu Yusuf’la birlikte
Ta sonsuzluğa dek

Bütün yaşamaları, bütün kurtuluşları
Anlata anlata’sınız.”
Balasagunlu Yusuf’un 1069 yılında Balasagun’da başlayıp 1070 yıllarında Kaşgar’da tamamlayarak, Karahanlıların büyük kağanı Tavgaç Ulu Kara Han’a sunduğu ,mutluluğa eriştiren bilgi anlamına gelen ” Kutadgu Bilig” eseri Türk dili, edebiyatı ve düşüncesinin yüksek değerlerini ve gelişmesini anlatan çok ön emli bir yapıttır.
Uygur yazısı ile yazılmış ve sonraları Viyana nüshası diye anılacak olan nüshasını, İstanbul’da diplomat olarak görev yapan J.Von Hammer, 1796 yılında sahaflar çarşısı’ndan satın aldığı eseri Viyana Kitaplığı’na götürmüştür. Kahire ve Fergana nüshası olarak bilinen eser arapça yazılmıştır.

Zeki Velidi Togan tarafından 1914’te Fergana İli Nemangâh şehrinde bulunan nüsha bilim hayatına tanıtılmıştır. Daha sonra kaybolan el yazması eseri Buharalı Öğretmen Fıtnat yeniden bulmuştur. Sovyet Bilimler akademisi bu yazmanın fotokopisini 1934’te Türk Dil Kurumu’na göndermiş ve Kurum da 1943’te tıpkı basımını yapmiştır.
Hükümdarlara bilgi ve yön veren ,bilgiye, insdana, devlete, iyilik ve kötülüğe dair düşünceler ve örneklerin yer aldığı bu eseri çok beğenen Karahanlı Hakanı, Balasagunlu Yusuf’u ( Has Hacip -Tayangu) unvanı ile ödüllendirmiş ve kendisine “Uluğ Has Hacip ” başdanışman olarak atamıştır.
Tarihi İpek Yolu kültür araştırmalarımda, 1992 ve sonraki zamanda Balasagunlu Yusuf, bize sanki manevi rehber oldu.İpek Yolu merkezinde Karahanlı Devleti’ne başkent olmuş Balasagun’da ,tarih ve kültür hazineleri , yorgun zamana karşı mücadelesini sürdürmekte.

Kutadgu Bilig eserinde ” Aydolmuş” adıyla yer alan Yusuf, “İpekli kumaş kıymetli olduğu için baş köşede duruyor”, “İyi seçkin bir şeydir,seçkin olanı ancak bu niteliğe sahip olanlar ister”,”Ey oğul! Özünü ve sözünü doğru tut”,”Ey Hükümdar! Sağ elin kılıç sallar ve vururken,sol elinle mal dağıt” sözleri ile devlet yönetiminde görev alan yöneticilere yol gösterici yüksek anlamlı öğütler vermekteydi.
Kutadgu Bilig eseri ve Yusuf has Hacip adıyla tarihte yerini alan Balasagunlu Yusuf, astronomi, matematik,felsefe ve tıp alanlarında zamanın eğitimlerini alarak kendini yetiştirmiş ,siyasal ve toplumsal hayat konusunda deneyimler kazanmış ve ayrıca kuşçuluk, santraç,okçuluk,avcılık ve çevgan( bir çeşit polo) ile ilgilenmiş olup, örnek alınacak çok yönlü bir kişiliğe sahip bulunmaktadır. Balasagun ve Yusuf isimleri birbirleriyle bütünleşmiştir.
“Söz ağzında iken sahibinin esiridir.ağızdan çıktıktan sonra sahibi onun esiridir,/ Akıl bir meşaledir” diyerek insanlığa ders veren Balasagunlu Yusuf’a selam olsun.

PAYLAŞ
Önceki İçerikSultan I. Abdülhamid’e inme indiren Özi Kalesi Katliamı
Sonraki İçerikKötüler sahnede…
Yahya Aksoy
Yozgat Boğazlıyan'da doğdu. İlk ve orta öğrenimi takiben iki ayrı fakülteden ve Askeri Akademiden mezun oldu. MEB , Kültür ve Turizm Bakanlığında üst düzey yönetici ve genel müdür olarak görev yaptı. İngilizce bilen, şair ve "Tarihi İpek Yolu" kitabı yazarı, evli ve üç çocuğu bulunan Aksoy, Ankara'da yaşamaktadır.