Bakan söyleyemedi, ben söyleyeyim!

0
30

Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, İstanbul’da çürük konut sayısının 600 bin olduğunu, bu nedenle 7 şiddetindeki depremin can ve mal kaybı açısından korkunç sonuçlar doğuracağını belirtti, “Ölü sayısını söylemek istemiyorum” dedi.

Bakan’ın telaffuz etmek istemediği sayıyı ben söyleyeyim.
Her çürük konutta 1 kişi yaşamını yitirirse, 7 şiddetindeki bir depremde İstanbul’daki can kaybı 600 bini bulur.
Dehşet verici değil mi?
Ancak bundan daha dehşet verici olanı, İstanbul depremi bağıra bağıra gelirken 15 yıldır İktidarda olanların gerekli hazırlığı yapmamış olmaları.
++
Hiç olmazsa bundan sonra bazı şeyler yapmak gerekir.
İlk yapılacak şey, TOKİ’yi devreye sokarak hızlı biçimde binlerce yeni konut yaparak çürük konutlarda oturanları buralara taşımaktır.
İkinci yapılacak şey, İstanbul’a göçü durdurmaktır. Zaman zaman gündeme gelir, ama sonra unutulur, İstanbul’da yeni yerleşime kesinlikle izin verilmemeli, kente girişler izne bağlanmalıdır.
Üçüncü yapılacak şey, İstanbul’dan Anadolu kentlerine göçü teşvik etmektir.
Dördüncü yapılacak şey, İstanbul’daki sanayi tesislerinin bir bölümünü başka kentlere taşımaktır.
++
İstanbul’un Türkiye ekonomisinde yüzde 70’lik bir ağırlığı var.
Bu nedenle kenti vuracak bir deprem ülke ekonomisini de yerle bir eder.
Bana kalırsa gündemin birinci maddesi ne ABD’deki Zarrab davası ne de bazı siyasilerin yakınlarının yurt dışındaki şirketlere para gönderip göndermedikleridir.
Elbette bunları da konuşmak tartışmak gerekir ama gündemdeki öncelikli madde İstanbul depremi olmalıdır.