Sayın, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak,‘yeni ekonomi paketini’ açıkladı. Şimdiye kadar olan paketlerden hiçbir farkının olmadığını gördük. Bilinen tabirlerle ‘’Caktır, cuktur’’ edebiyatı. Sayın Bakan’ın başarılı olmasını gönülden isteriz. Ama zor. Keşke biz yanılmış olalım da Türkiye kazansa.

PİYASALARA MÜDAHALE OLMAYACAK Mİ?

Albayrak, ekonomideki mevcut tablonun ‘mantıkla açıklanabilecek bir süreç olmadığını’ ifade etmiş. Sayın Bakan haklı da, Kendilerinin de önemle belirttiği gibi Sayın Muhterem Kayın Pederleri, ‘Merkez Bankası’nın ve para politikalarının tam bağımsızlığına’ müdahale etmeyecek mi? Merkez Bankası Başkan ve bürokratlarını AKP Genel Merkezine çağırıp fırçalamayacak mı? Bankalara, finans kuruluşlarına her gün hakaretlerle aşağılamalarla ‘faizi indirin’ demeyecek mi?’
Kendileri de çok iyi bilirler ki faiz, döviz ve borsa serbest piyasa koşullarında oluşur. Müdahale edilen bu piyasalarda istikrar olmayacağı, enflasyonun yüksek seyrettiği ekonomide düşük faiz oranı uygulamasının parayı dövize kaydıracağını Kendileri ekonominin patronu olarak bilir de Sayın Kayın Peder’leri de bilir mi?
Türkiye Bankalarının mali yapıları yüksek maliyetli döviz borçlanmasına dayandığı bilinmektedir. O zaman nasıl düşük faiz uygulanacak!
10 Ağustos 2018 yani Cuma günü ekonomimiz tarihi bir gün yaşadı. Doların 7 liraya dayandığı saatlerde Sayın Muhterem Kayın Peder Erdoğan; ‘neymiş dövizmiş, neymiş kurmuş, geçin o işleri.’ ‘Dolar bizim yolumuzu kesmez hiç endişe etmeyin.’ ‘Onların dolarları varsa, bizim de halkımız, hakkımız, Allah’ımız var’ diye buyurmuş. Sayın Bakan, Muhterem Kayın Pederiniz böyle buyur ise piyasalar bundan etkilenmez mi? Tabi ki etkilenir.
O zaman Sayın Bakan önce sevgili Kayınpederine yaptığı bu açıklama ve gaflarla piyasaların ve piyasa yapıcılarının nasıl etkilendiğini bir güzel anlatsın ve Sayın Erdoğan da bu uyarıları dikkate alıp bu günden sonra piyasalara müdahale etmesin. Belki piyasalar da bir nebze düzelme ve dinginlik olur.

TASARRUF KONUSUNDA BAŞARILI OLUNACAK Mİ?

Sayın Bakan, ‘Bakanlıklarımızla yüzde 30 tasarruf için çalışma başlattık’ demiş. İnşallah! Güzel de; basın da sık sık yer aldığı üzere; ‘THY devletin zirvesine çalışıyor. 13 lüks VİP uçak varken 14’üncü yeni Airbus ACJ318 VIP uçak aldı.’ Bakanların, bürokratların uçak ve taşıt envanteri dudak uçuklatıyor. Bu konudaki savurganlığın önüne geçebilecek mi?
Basında yer alan haberlere göre; araçların sigorta işlemleri için açılan hizmet alımı resmi ihale dosyalarına göre, Başkanlığın envanterinde 2’si limuzin olmak üzere 14 tane zırhlı araç, 28 tane 4×4 jip, 6 tane ambulans, iki tane itfaiye, 30 tane motosiklet var. Makam aracı olarak da kullanılan Mercedes S600 zırhlı araçların bir tanesinin piyasa değeri 2 buçuk milyon. Araçların 83 tanesi Volkswagen, 33 tanesi Mercedes, 10 tanesi Audi marka. Eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül döneminde de kullanımda olan bir araçta 283 bin TL değerinde özel amaçlı görüntüleme ekipmanı, zırhlı jip’lerde 315 bin TL değerinde Jammer ve radyasyona karşı koruyucu özelliği olan filtreli cam takılı. Erdoğan döneminde yapılan ilk ihale ile araç sayısı 136’tan 268’e çıkmış. Yeni geçilen Başkanlık sistemi ile artık ne kadar araç, ne kadar demirbaş ve döşeme gibi lükslüklerin hesabını yapmak mümkün değildir.
Sayın Bakan; ‘Türkiye orta gelir grubundan üst gelir grubuna çıkması için nasıl bir yol izlemesi konusunda birçok toplantı yaptık.’ Buyurmuş. Acaba, 1.603 liralık asgari ücret eriye eriye 600 liraya indiğini, döviz artışının çarşı pazara getirdiği yükü de bu toplantılarda görüşmüşler mi? Yoksa atadıkları Konya Selçuk Üniversitesi Rektörü Mustafa Şahin’in doların yükselmesine ilişkin ‘gündelik hayatımda hiç yer işgal etmiyor.’ Şeklindeki yorumu gibi önemsememişler mi? İnsan merak ediyor! Bu Rektör Bey ilaç, yakıt, tuz ekmek kullanmıyor mu? Yoksa ‘ormandakiler gibi mi yaşıyorsun’ diye soran bir yetkili olmamış mi?
Basında yer alan haberlere göre; Devlet kurumlarının bir bir kendi binalarını bırakarak yeni yapılan lüks gökdelenlere yerleşiyorlar. Bu durum bütçedeki rakamlara da yansımış. 2016’da kira için 728 milyon lira ödeyen Devlet kiralara 2017 yılı için yüzde 23.7 oranında artarak 901 milyon lira ödemiştir. Bu rakamın 2018 yılı için yüzde kaç oranında artacağını ise 2018 yılının Yİ-ÜFE oranı belirleyecek.
Yandaşlardan kamu ihtiyaçları için kiralanan binalara ödenen kira bedellerinin birkaç yıllık kira giderleriyle yeni binalar inşa emek yerine, yandaşlara çekilen bu kıyakların yol açtığı israfı da durdurabilecekler mi?Zaten Sayın Bakanın Cesaret edip de ‘Külliye giderleri’ konusunda bir çift söz edebileceğini zannetmiyoruz! Çünkü, Başkan’ın Cumhurbaşkanlığı giderleri için “itibardan tasarruf olmaz” buyurması karşısından nasıl bir kelam edilir ki.

SIKI PARA POLİTİKASI IMF’Yİ ANIMSATIYOR

Bakan Bey, ‘Sıkı para ve mali politikadan bahsediyoruz. Ve bunların koordinasyon açısından da çok daha etkin yürütülmesini sağlayacağız. Para ve maliye politikası açısından çok daha sıkı ve koordineli bir süreç olacak. Yapısal reformlar konusunda Bakanlıkta şu anda yoğun bir çalışma yürüten bir ekibimiz var, süreci hızlı bir şekilde hayata geçireceğiz. Yapısal dönüşümle bu meydan okumaya karşı ayakta kalabileceğiz.’ Demiş. Bu sözleri ile IMF’yi hatırlattı! Acaba göz mü kırpıyor?

IMF’YE BORÇ VERİLDİ Mİ?

Aklıma gelmişken sorayım. Sayın Başkan Erdoğan, defalarca yaptığı konuşmalarda IMF’nin kendilerinden borç istediğini ve IMF’ye borç verdiklerini söylemişti. Sayın Bakan merakımıza mucip bu konu hakkında da bir açıklamada bulunursa piyasalara da belki bir olumlu etkisi olur! Birçok kimse borç verildiği kanaatinde değildir ama, koca Başkan söylediğine göre, ekonominin amiral gemisinin başında bulunan Sayın Bakan’ın konuyu yeri gelmişken aydınlığa kavuşturmanızda yarar görülmektedir.

NİYE MALİYE’DE YOĞUN KAVGA-DÖVÜŞ OLACAKMIŞ?

Sayın Bakan, ‘sadeleştireceğimiz ve vergi sistemi noktasında yeni, güçlü bir dönüşüm süreci başlayacak. Maliye’de çok daha yoğun bir kavga dövüş olacak.’ Demiş.
Maliye’de ne kavgası olacak? Türkiye bürokrasisinin en değerli elemanlarını bünyesinde barındıran değerli bürokratlarla mı kavga edilecek? Dolaylı vergilerin vergi gelirleri içindeki payının yüzde 67’ye itirazlarıyla mı kavga dövüş edilecek! Kurumlar Vergisini Kanununu bir vergi istisna ve muafiyeti haline gelmesine direnen bürokratlarla mi kavga dövüş edilecek? Kurumlar vergisinin vergi gelirleri içindeki payının sadece yüzde 8 olduğu gerçeğine itiraz edecekleri için mi kavga dövüş edilecek?Allah kolaylık versin Sayın Bakanım. İşiniz zor. Zaten tarihimizde de damat sadrazamların da çok başarılı olmadıkları bilinmektedir! İnşallah siz olursunuz.