Bakalım bu diziyi sevecek misiniz?

0
31

Bazen kendimi “heyecanlı, sürükleyici ve sürprizlerle dolu bir dizi seyrediyormuş” gibi buluyorum…

Dizinin ana konusu, iki güç odağının birbiriyle yarışı… Asıl amaçları diğerini dize getirip her şeyi kendi kontrolüne almak ama, bunu açık açık belli etmemeye çalışıyorlar… Gerçi ara sıra birbirlerine bozuk attıkları da oluyor, dikkatle seçilmiş sözlerle…

…Ve doğaldır ki; ikisi de birilerini kullanmak zorunda kalıyorlar, bu itiş-kakışta öne sürebilmek için…

Dizi, kullanılmaya hazır çok adam olduğunu gösteriyor bize… Kendilerini sırf maddi çıkara kaptıranlar çoğunlukta ve bunlar birbiriyle yarışan o iki gücün en sevdikleri oluyor…

Çünkü maddi çıkar peşindekiler, kendilerini kullanan gücün asıl amacıyla ilgilenmiyor ve sadece mümkün olduğunca çok ve hızlı para kazanmaya çalışıyor…

Zaman zaman da, maddi çıkarla birlikte, yeteri kadar güç kazandığında “kendisinin en başa geçebileceğine inananlar” da çıkıyor bu arada…

O zaman iki asıl güç, onu kullanabildiği kadar kullanıp; sonra da çöpe atıyor…

…Ve sırf bu “çöpe atma” eylemi için düşünülüp geliştirilmiş yöntemler geliştirmişler…

Önce konuşup vazgeçirmeyi deniyorlar tabii ki… Bazen başarılı oluyor bu yöntem… Eğer olmazsa ve söz konusu kişi kendini hastalık derecesinde kaptırmışsa; o zaman sıra kirli oyunlara geliyor…

Örneğin onunla ilgili gizli belgeler ortaya çıkıveriyor birden bire…

Bu belgeler, önce o kişinin sağladığı maddi çıkarların ortaya çıkmasını sağlayacak türden oluyor… Böylece itibar kaybetmesi ve bulunduğu pozisyonu koruyamaması hedefleniyor… Eğer bu yetmezse, bir sonraki hamle onun “insanlık suçu” işlediğini kanıtlayacak gizli belgelerin ortaya çıkıvermesi…

Bu yazdıklarım hayali bir dizide olup bitenler elbette ki… Ama çok benzer durumların gerçek hayatta da karşımıza çıktığını unutmamak gerek…

Dünkü gazetelerdeki “Kim bu Şahıs 1” başlıklı haberleri görmediniz mi yoksa..?

Ya da Türkiye’nin ABD’ye “ortadan kaybolduğu iddia edilen Reza Zarrab’la ilgili” bir nota verdiğinden mi haberiniz yok..?

Peki, davaya bakanYargıç Richard Berman, “savcılığın avukatlara verdiği 3 bin 500 belgenin ABD dışına çıkarılamayacağı ve mahkeme dışında üçüncü şahıslara gösterilemeyeceğine” hükmetmesine ne diyorsunuz?

Bu hükümde asıl can alıcı nokta ise avukatların dava sonunda, ya da eğer gidilirse, yüksek mahkeme süreci sona erdiğinde, tüm bu belgelerin savcılığa iade edilmesini zorunluluğunu da getirmiş olması…

Çünkü o belgelerin ilerdeki operasyonlarda da kullanılabilmesi için, şimdilik gizli kalması gerekiyor… Tıpkı o hayali dizide olduğu gibi..!

Paylaş
Önceki İçerikAtatürk ve çiftçiler
Sonraki İçerikDenizli’de 2018’de suya zam yok
Mehmet Ali Yula

Gazeteciliğe 1965 yılında Ankara’da başladı. 1970’de Hürriyet’e geçti. 1977’da ek görev olarak İsveç Devlet Radyosu. 1991’de Nokta Dergisi. 1993’da Akis Dergisi. 1994’de Inter Star Televizyonu. 1998’de mesleği terketti. 2006’da emekli oldu.