Bakacağın kadar mülteci yapacaksın

0
17

Sekiz yaşındaki Suriyeli çocuk hortumla dövülerek öldürülmesinden sonra hangi vicdan başını yastığa koyup uyuyabilir ki? Pek çoğumuz, sayısı normali aşan Suriyeli göçmenlerin (mülteci demiyorum çünkü göçen geliyor) bir an önce ülkesine dönmesini istiyor.

Sokaklarda dilendirilen çocuklar, günde 100 TL’nin altında para getirdikleri zaman hortumlarla dövülen bu zavallılar aslında pek çoğumuzun fark etmediği arabalarımızın arasında dolaşan minik canlar.
Hangi şartlarda yaşadıklarını gerçek anlamda hiç birimiz bilemiyoruz. Hem maddi hem de kültürel açıdan bizden oldukça farklı olan Suriyeliler toplumumuzla uyum sağlamış değiller. Tıpkı Almanya’daki Türklerin Alman toplumuna entegre olamayışı gibi. Suriyeliler açısından da durum böyle. Çünkü bizler için normal olan şeyler, onlar için anormal veya çok sıradan birşey gibi algılanabiliyor. Çocukların çalışması için ücret karşılığı kiralayabiliyorlar. Hani bir zamanlar Güneydoğu’da vardı ya ağacılık zamanları. Hoş hala gururla ortalıkta gezerler biz Aşiretiz Aşiretimizin reisi ne derse onu yaparız gibi. Bir de hepsi aşiret reisinin akrabası olduğunu iddia eder bir nevi itaatkarlıkla da gurur duyarlar. Bu kültürü İzmir’de dayatamazsınız ya da Manisa’da.
Ama doğuya gittiğinizde bu çok normaldir.

Şimdilerde kalmadığını söyleseler de, kültürel anlamda içlerinde bu sistemi devam ettiriyorlar. Bu konuda devlet ne kadar uğraşırsa uğraşsın, bunun çözümü sadece eğitimle olur. Eğitimsiz insanlar bir başka insana kölelik yapar ibadet eder itaat eder. Kısacası eğitimsiz insanlar kendisini diğer insanlarla eşit görmez. Oysa ordudaki hiyerarşi bile hoşuma gitmezken sivil toplumun bu şekilde birbirine hükmetmesi ve zülüm görmesi çok rahatsız edici. İşte bu kültürün meyvesi olan çocuklarda binbir çile çekerek, eğitimsiz ailelerin elinde heba ediliyor. Suriyeli ailelerinden kiralanan çocuklar, sokaklarda dillendiriliyor, hırsızlık yaptırılıyor ve karın tokluğuna kuru yerlerde yatırılıyorlar. Bizler arabamızın dibine kadar gelen bu çocuklara bazen para veriyoruz bazen de kızıyoruz. Hangisini yapmak gerekir bize düşen görev nedir bazen o da düşündürüyor. Öyle kötü bir sistemin içindeler ki her biri 3-5 yıl sonra bir canavar kesiliyor. Önceden kendisine yapılan bütün kötülükleri oda sonradan gelenlere yapabiliyor. Ortaya bir canavarlar sürüsü çıkıyor kısacası. Ülkeye 4 milyona yakın Suriyeliyi sokmak kahramanlık değil onlarla tek tek ilgilenebilmek önemli olan. Bizim buna gücümüz var mı? Bunun cevabı evet olsaydı eğer, sokaklarda dilenen tek bir tane dahi Türk çocuğunun olmaması gerekirdi. Ailelerimiz ve çocuklarımız medeni ülkeler seviyesinde hayatlarını sürdürüyor olabilmeliydi. Belki ondan sonra belli bir sayıya kadar mülteci veya göçmen alıp ağırlayabilirdik. Ama biz bunların çok uzağındayız. Bizim kendi vatandaşımıza gittiğimiz noktada başkalarına el uzatabiliriz. Hala çocuk döven, çocukları istismar eden, cinnet geçirip çocuklarını öldüren insanlarınız varken biz kendimizi doğrulttuk, ailelerle tek tek ilgileniyor her türlü sorunlarını çözdük diyebiliyor muyuz? Cevabı size bırakıyorum. Ama yineliyorum, bakacağın kadar çocuk yap misali bakabileceğin kadar mülteci al durumunda olmalıydık.

Her zamanki gibi yine olan çocuğa oluyor. İşte ülkesinden bir şekilde gelmiş Suriyeli aile, sekiz yaşındaki küçük bir çocuğu suçlayarak hortumda döve döve öldürüyor. Üstelikte babası çocuğun veya annesinden aldığı istihbarat ile çocuğunu dilencilik yaptığını söylüyor. Yani kışkırtıyor önce birlikte dövüyorlar sonrada baba öldüresiye dövüyor. 2017 yılındayız. O çocuğun tabutu küçücüktür eminim. Kemikleri kırık, vücudunun her yeri morarmış bir halde, toprak altına girecek minik bir beden görüyorum. Çocuklar ölmesinler şeker de yiyebilsinler.

Paylaş
Önceki İçerikAmerika’ya güvenilmez
Sonraki İçerikAsos’a bomba yağdı
Rana Elik

Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi-Müzik Eğitimi bölümünü bitirdi. İki yıl TRT de spikerlik yaptıktan sonra Türkiye’nin ilk özel televizyonu Star 1 tv ye transfer oldu. 1998 yılında Kanal 6’ya geçti,6 ay sonra Amerika’ya gitti ve bir yıl süresince mesleki eğitimler ve kurslara katıldı. Daha sonra tv8, ETV, Kral TV, Kanal T, Kanal 34 televizyonlarında ana haber bültenlerini sundu, haber programlarını hazırladı ve yöneticilik yaptı.