Ana Sayfa Politika Bahçeli: Putin’in gözünü kan bürümüştür

Bahçeli: Putin’in gözünü kan bürümüştür

72
PAYLAŞ
Devlet Bahçeli
Devlet Bahçeli

MHP lideri Devlet Bahçeli , “ ve Davutoğlu sıkıştı mı taviz limanına demirlemektedir. Bu ikili dara düştü mü, pabucun pahalı olduğunu gördü mü, uydurulmuş onca mazerete bel bağlayarak fırıldak gibi dönmektedir.

Bunların önü açıktır, sirkte iyi cambaz olabilirler. Bunların talihi yaver giderse, güldürü programlarında, komedi dizilerinde iyi ve bol kazançlı rol kapmalarında engel yoktur. Bunların çiğnenmiş sözlerin, yutulmuş vaatlerin, sanal yiğitliklerin aktörü olarak da yıldızları parlayabilir” dedi.

-“17-25 ARALIK MİLLİ VİCDANDA KAPANMAMIŞ BİR YARADIR”-

Partisinin grup toplantısında konuşan MHP Genel Başkanı özetle şunları söyledi:
“Barbar kavimler bile rüşvetle mücadele etmişlerdir. Peçevi tarihinde anlatılmaktadır: İslam tarihinde ilk rüşvet olayı; Halit Bin Velit’in, Hz. Osman’ın huzuruna girebilmek için kapıcıya iki altın vermesiyle başlamıştır.
17-25 Aralık milli vicdanda kapanmamış bir yaradır. Yedirmeyiz diyenler, ne var ne yok yemiştir. Birlikte yürüdük diyenler, yürütmede, götürmede ustalaşmışlardır. Kibirli ve küstah bir dille rüşveti günah işleme özgürlüğü sayanlar ahlak ve adaleti kilitlemişlerdir.

-“ÇÜNKÜ BUNLARIN DIŞI HOCA, İÇİ BACADIR”-

Diline bakarsak alim, kalbine bakarsak kapalı ve mühürlü olduğu ortaya çıkacak bir çok sözde alim, sürekli ivme kazanan zulüm düzeninden rahatsız değildir. Çünkü bunların samimiyet kapısı sürgülüdür. Çünkü bunların dışı hoca, içi bacadır.

-“BUNLAR EMPERYALİZMİN UŞAĞI, İBLİSİN TRUVA ATI’DIR”-

Mürşit kisveli müşrikler, Müslüman görünümlü müfritler İslam’ı can evinden vurmaktadır. Bunlar emperyalizmin uşağı, İblisin Truva Atı’dır.
Bir yönüyle 34 ülkenin teröre karşı aynı cephede buluşması umutlu bir gelişme idiyse de, diğer yönüyle terör örgütlerini aşırı ve haddinden fazla büyütmenin örtülemez neticesidir.
Bu 34 ülke önce samimiyet testinden geçmelidir. Bu 34 ülke önce birbirilerinin aleyhine terör örgütlerini nasıl ve hangi kanallarla provoke ettiklerini açıklamalıdırlar.
Ya da planlanan, 34 ülkeyi terör örgütleriyle eşitleme, eşit güçte gösterme sinsiliğiyle beraber Şii-Sünni kutuplaşmasının derinleştirilme arayışı mıdır?
Ve inanıyoruz ki, mazlumun ahını almış hiçbir zorba ne sarayının, ne parasının, ne de saltanatının hayrını göremeyecektir.

-“PUTİN’İN GÖZÜNÜ KAN BÜRÜMÜŞTÜR”-

Rusya, IŞİD’i bombalıyorum diyerek Türkmenlere saldırmaktadır.
Putin’in gözünü kan bürümüştür.
hükümeti ise ne yaptığını bilmez bir haldedir.
Milli Güvenlik Kurulu’nun 18 Aralık’taki toplantısında, Bayır Bucak bölgesinde yaşayan kardeşlerimizin durumu ele alınmış ve duyarsız kalınmayacağı ifade edilmiştir.
Ancak her şey laftadır ve Türkmen Dağı’nın kaybı an meselesidir.
Türkmenler denizden, havadan ağır bombardıman altındadır.
Esad ise karadan kalleşçe bindirmektedir.

-“ERDOĞAN KISIKLI’DAKİ VİLLASINDA POZ VERİP AİLE BOYU FOTOĞRAF ÇEKTİRİRKEN SOYDAŞLARIMIZ KATLEDİLMEKTEDİR”-

Erdoğan Kısıklı’daki villasında poz verip aile boyu fotoğraf çektirirken soydaşlarımız katledilmektedir.

-“DAVUTOĞLU SOSYAL MEDYADAN GÖRÜCÜYE ÇIKAR GİBİ”-

Davutoğlu sosyal medyadan görücüye çıkar gibi icraatlarını sıralarken Türkiye’nin güvenliği erozyona uğramaktadır.
Sayın Davutoğlu Türkmenler öldürülüyor, neredesin?
Ülkemiz dört bir koldan tahriklere uğruyor, ne yapıyorsun?
Bunlar için Türk’ün ölmesi önemsiz bir ayrıntıdır.
Bu Davutoğlu ki, 2012 yılının Kasım ayında İsrail saldırısı sonrası ziyaret ettiği Gazze’deki Şifa Hastanesi’nde iki gözü iki çeşme ağlıyordu.
Aynı Davutoğlu Dağlıca’da şehitlerimizin toprağa düştüğü gün, bir futbol müsabakasına katılıyor, yanına aldığı şehit yavrusunu istismar ederek tezahüratlar eşliğinde sevinç çığlığı atıyordu.
Erdoğan da Mısırlı Esma için yanıp kavruluyor, göz pınarlarından akan yaşları ekranlarda göstere göstere siliyordu.
Bunların vicdanında Türklük yoktur.
Düne kadar İsrail’e terörist devlet diyorlardı.
Düne kadar İsrail’e katil diyorlardı.
Düne kadar İsrail’den Mavi Marmara’nın hesabını soruyorlardı.
Şimdi ne değişti de İsrail’in dost bir ülke olduğu birden bire hatırlandı?

-“NE OLDU DA İSRAİLLE GİZLİ KAPAKLI GÖRÜŞME VE ANLAŞMA ZEMİNLERİNE GEREK DUYULDU?”-

Ne oldu da İsraille gizli kapaklı görüşme ve anlaşma zeminlerine gerek duyuldu?
Erdoğan hangi tehdit ve tavizlerle Ortadoğu’nun Türkiye-İsrail yakınlaşmasına ihtiyacını olduğunu seslendirdi?
Mavi Marmara’da ölenler için tazminat verilmiş midir? Hayır.
Gazze’ye uygulanan abluka kalkmış mıdır?  Bu da hayır.
Türkiye’nin talepleri tam karşılanmadığı ortadayken el altından İsrail ile uzlaşma arayışlarının, barış masası kurma niyetlerinin asıl gayesi nedir?

-“AKP HÜKÜMETİ BÜTÜNÜYLE HAYAL KIRIKLIĞIDIR”-

Erdoğan’ın İsrail’e yanaşması, bu ülkeye zeytin dalı uzatması nasıl okunmalıdır?
Irak, Rusya ve Suriye gerilimini kaldıramayan, bu nedenle küresel güçlerin dayatmasıyla İsrail’e yakınlaşan AKP hükümeti bütünüyle hayal kırıklığıdır.
Fakat önce Erdoğan ve Davutoğlu’nun İsrail’e yağmur gibi yağdırdığı ağır sözlerinden dönüş gerekçesini, eriyen buzların asıl sebebini öğrenmek istiyoruz.
Türk milleti; Erdoğan’ın, farklı ülke ve liderlerle ‘canım sıkıldı küstüm, keyfim yetti barıştım’ demesinde tiksinme noktasına gelmiştir.

-“RECEP TAYYİP ERDOĞAN FİLMİ HEP BİLDİK SAHNELERLE DOLUDUR”-

filmi hep bildik sahnelerle doludur.
Hava sahamızı ihlal eden Rus uçağı düşürüldü, Erdoğan yine olsa yine yaparız, hesap sorarız dedi, bir gün sonra Rus uçağı olduğunu bilsek farklı davranırdık noktasına geldi.
Esad kardeşiydi, ailece görüşüyorlardı, sonra katil olduğunu hatırladı.
Emevi Camiinde namaz kılacaktı, üç aya kalmaz Esad gidecekti, böyle diyordu, dört yılı aştı ne giden var, ne de gitmeye niyeti olan.
Sisi’yle görüşmeler yapıyordu, Ankara’da ağırlıyordu, sonra darbeci olduğunu söyledi.
Cemaatle can ciğer kuzu sarmasıydı, sonra paralel olduğunu itiraf etti.

-“DAVUTOĞLU DERSENİZ, ONDA GÜRÜLTÜ VAR, GÖRÜNTÜ YOKTUR”-

Mehmetçiğe darbeci çamuru attı, sonra dönüp meğerse kumpasmış, yanlış yaptık, dedi.
’yla çözüm masasında iştahla oturuyordu, sonra terörist olduğunu anladı.
Erdoğan hem kandırıldım dedi, hem de herkesi kandırdı.
Davutoğlu derseniz, onda gürültü var, görüntü yoktur.
Obama’nın 18 Aralık’ta Erdoğan’a bir telefonuyla AKP’nin yelkenleri suya indi, Dışişleri Bakanlığı Beşika Kampı’ndan çekilmenin süreceğini 19 Aralık’ta açıkladı.
Obama Irak’ın onurundan bahsediyor da, sen ve başında bulunduğun korkaklar kafilesi Türk milletinin onurunu müdafaa edemiyor musunuz?

-“RECEP TAYYİP ERDOĞAN VE AHMET DAVUTOĞLU MİLLETE YALAN DESTANI YAZIP”-

Recep Tayyip Erdoğan ve Ahmet Davutoğlu millete yalan destanı yazıp, başkanlık sistemi ve yeni anayasa edebiyatı yaparken; Kırım Rusların oldu. Hiçbir şey yapılamadı.
Kıbrıs Rumlara peşkeş çekildi, Doğu Akdeniz’de mevzi kaybedildi. Hiçkimsenin umurunda olmadı.
Türkmen Dağı Esad’ın eline kaldı. Hiçbir etkili tedbir alınamadı.
Kerkük peşmergeye, Musul IŞİD’e terk edildi. Geriye yalnızca Türkmenlerin acı dolu hikayeleri, yitirilmiş yurtları, dağıtılmış umutları, kaybolmuş hayatları bırakıldı.

-“ERDOĞAN VE DAVUTOĞLU MİLLİ VİCDANDA EBEDİ MAHKUMDUR, EBEDİYETE KADAR LEKELİDİR”-

21 Şubat’ta Süleyman Şah Türbesini nakliye kamyonuna yükleyip gece yarısı operasyonuyla kaçıran, buna da zafer, başarı diyen Erdoğan ve Davutoğlu milli vicdanda ebedi mahkumdur, ebediyete kadar lekelidir.

-“YALAKALIK YARIŞINA GİRENLER”-

Erdoğan’a, bu çağın Selahattin Eyyubi’si diyerek yalakalık yarışına girenler merakı mı mazur görsünler, bunlar hiç mi tarih okumamışlar, hiç mi vicdanları sızlamamıştır?
Kaçmanın, tornistan yapmanın, u dönüşünün, anında çark etmenin ismi ne zamandır Selahattin Eyyubi olmuştur?

-“FIRILDAK GİBİ DÖNMEKTEDİR”-

Erdoğan ve Davutoğlu sıkıştı mı taviz limanına demirlemektedir.
Bu ikili dara düştü mü, pabucun pahalı olduğunu gördü mü, uydurulmuş onca mazerete bel bağlayarak fırıldak gibi dönmektedir.

-“SİRKTE İYİ CAMBAZ OLABİLİRLER”, “KOMEDİ DİZİLERİNDE İYİ VE BOL KAZANÇLI ROL KAPMALARINDA ENGEL YOKTUR”-

Bunların önü açıktır, sirkte iyi cambaz olabilirler.
Bunların talihi yaver giderse, güldürü programlarında, komedi dizilerinde iyi ve bol kazançlı rol kapmalarında engel yoktur.

-“SANAL YİĞİTLİKLERİN AKTÖRÜ OLARAK DA YILDIZLARI PARLAYABİLİR”-

Bunların çiğnenmiş sözlerin, yutulmuş vaatlerin, sanal yiğitliklerin aktörü olarak da yıldızları parlayabilir.
Şansları bol olsun, bugün başlarlarsa bir seneye kalmaz hasılat rekoru kıracak işlere imza atabilirler. Fakat bunlar bir tek Türkiye’yi layıkıyla yönetemezler, Türk milletine yeni ruh ve ufuk sunamazlar ve de asla sunamamışlardır.

-“AB’NİN SIĞINMACI ODASINA RÜŞVETLE DÖNÜŞTÜRÜLMEK İSTENMEKTEDİR”-

Bu aziz vatan AB’nin sığınmacı odasına rüşvetle dönüştürülmek istenmektedir.
Sokaklar Suriyeli dilencilerle dolup taşmaktadır.

-“TÜRKİYE FİKREN, FİİLEN VE FİZİKEN BÖLÜNMENİN EŞİĞİNDEDİR”-

Türkiye fikren, fiilen ve fiziken bölünmenin eşiğindedir.
Şu anda Türkiye’nin bir bölgesi kundaklanmakta, hainler tarafından yakılıp yıkılmakta, kırılıp dökülmektedir.
Sokaklara hendekler açılırken, hükümet uyuşarak seyretmiştir.

-“AKP’NİN ÇÖZÜMÜ BUZDOLABINDA DEĞİL, HENDEKTEDİR”-

AKP’nin çözümü buzdolabında değil, hendektedir.
Sözde hendek siyaseti uydurup bununla ilgili lehte ya da aleyhte ahkam kesmek hızla mesafe alan bölücülüğe açıktan hizmettir.
Kaldı ki AKP’nin süreç ve barış masalı teröristlerin silah depolamasına yaramıştır.
Sur’dan Suriye, Cizre’den Cezire, Silopi’den savaş çıkartmak için yıllarca PKK el bebek gül bebek bakıma alındı, müzakerelerle güçlendirildi.

-“HÜKÜMET BİLE BİLE KULAĞININ ÜSTÜNE YATMIŞTIR”-

Alan almış, satan satmış, çözümün içinden hendek çıkmış, barikatlar dikilmiş, ne çelişkidir ki hükümet bile bile kulağının üstüne yatmıştır.
‘Milliyetçilikle hesaplaşma zamanı’ geldi diyen hele sen Davutoğlu, bilesin ki günahın büyüktür ve hendekler seninle anılacaktır.

-“HENDEK KAÇAK SARAYIN İÇİNDE, 7 ARALIK’TA TAŞINDIĞIN 250 ODALI SARAY YAVRUSUNUN TAM ORTASINDADIR”-

Atatürk’ün Gençliğe Hitabesini kaldırıp, milleti 36 parçaya ayırıp milliyetçiliği ayaklarının altına aldığını söyleyen 17-25 Erdoğan, gerçek hendek kaçak sarayın içinde, 7 Aralık’ta taşındığın 250 odalı saray yavrusunun tam ortasındadır.
İmralı canisine methiyeler düzüp barış güvercini gösteren, Türk milliyetçilerine hakaretler yağdırıp morg bekçisi suçlamasını yöneltenler, sizin ön isminiz hendek ise soy isminiz haysiyetsizdir.
Oslo’dan İmralı’ya kadar Türkiye’nin önüne sıra sıra hendek kazdılar, sırtına kaldırmayacağı yük yüklediler.

-“YEDİKLERİ LOKMAYI BURUNLARINDAN GETİRMEZSEM HAYAT BANA ZEHİR OLSUN”-

Süreç zarar görmesin, Erdoğan kızmasın gerekçeleriyle teröristlerin alan hakimiyetine göz yuman siyasetçisinden, aktif veya merkezdeki valisinden, kaymakamından, emniyet müdüründen ve diğer görevlilerden bu dünya gözüyle hesap sormazsam, içtikleri sütü, yedikleri lokmayı burunlarından getirmezsem hayat bana zehir olsun.

-“CUMHURİYET SAVCILARI NEYİ BEKLEMEKTEDİR?”-

Düşmanlık saçan, hendekleri kutsayan, PKK’lı militanları öve öve bitiremeyen ’li siyasetçilerle ilgili hukuki işlem başlatmak için Cumhuriyet Savcıları neyi beklemektedir?
Yok mudur hukuku müdafaa edip koç gibi duracak yiğit ve korkusuz bir savcı?
Köküne kıran mı girdi bu adaletin?
HDP’nin bir eşbaşkanı yarın Rusya’ya gideceğini ve Moskova’da temsilcilik açacaklarını söylemektedir.
Erdoğan’ın kardeşi Barzani, bağımsız Kürdistan için referandum kartını ileri sürmektedir.
HDP, Türkiye düşmanlarıyla iş tutmakta, özerklik ve Kürdistan desteği alabilmek için yüzyıllardır amacı malum olan ülkelere sırtını yaslamakta bir sakınca görmemektedir.
Batı’nın uydurduğu Kürt sorunu ve Türkiye mozaiği bölücülüğe kılıftır. Hiçbir Kürt kökenli kardeşim bu oyuna gelmeyecektir.

-BAŞBAKAN’A ÇAĞRIDA BULUNDU-

Sayın Davutoğlu terörle ve nifakla mücadelede samimi olduğunuz müddetçe, endişeniz olmasın, Milliyetçi Hareket Partisi siyasi iradeyi yalnız bırakmayacak, şunun bunun ağzına baktırmayacaktır.”

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam