Ana Sayfa Yazarlar Babasına İhanet Edenden Kime Ne Fayda Gelir

Babasına İhanet Edenden Kime Ne Fayda Gelir

143
PAYLAŞ

Geçen hafta Bağdat valiliğini zorla ele geçiren Bekir Subaşı’nın hikâyesini anlatmıştım. İranlılarla işbirliği yapıp Bağdat valisini öldüren, şehrin muhafızlarından Yüzbaşı Mehmet’i ve oğullarını bir sandala doldurup Dicle’de diri diri yakan zorba. Peki Bekir Subaşı yatağında rahat rahat mı öldü? Yıllar önce Bekir Subaşı’nın zorbalıklarını ilk defa okuduğumda içimden hep dua etmiştim: “Allah’ın şu adam yatağında huzur içinde ölmesin” diye.

Bekir Subaşı’nın daveti üzerine Bağdat taraflarına kuvvet gönderen İran Şahı, Bekir Subaşı’nın Osmanlılarla anlaşarak şehri teslim etmekten vaz geçmesine rağmen Bağdat’a gelerek şehri kuşatmıştı.
padişah 2Diyarbekir valisi Hafız Ahmet Paşa, Bekir Subaşı’yı ürkütmemek için şehre fazla sokulmuyor ve Mardin’de bekliyordu. Erzurum’da isyan bayrağını çeken Abaza Mehmed Paşa, yeniçerileri şehirden sürmüş ve hâkimiyet alanını genişletmek uğraşı içerisinde idi.
İranlılar’ın Bağdat kuşatması 3 ay sürmüş ve şehirde büyük bir kıtlık baş göstermişti. Şehirde yiyecek kalmadığı gibi sokaklardaki kedi ve köpekler bile tüketilmişti.
İran Şahı Abbas, Bekir Subaşı’nın oğlu Mehmet ile temasa geçerek kendisine Bağdat valiliği sözü vermişti. Buna inanan Mehmet, şehrin kapılarını gizlice açtırarak İran askerini şehre sokmuş ve Kızılbaş tacı giyip İranlıların Bağdat valisi olmuştu. Bekir Subaşı yakalanarak Şah Abbas’ın huzuruna getirildiğinde oğlu Mehmet, Şah Abbas’ın yanında oturmaktaydı. Şah Abbas, Bekir Subaşı’ya:

padişah

  • Niçin böyle yaman iş ettin?” diye sorunca:
  • Şahım yaman işi ben etmedim, bu veled-i zina etti” diyerek oğluna sin-kefli küfürler savurmuştu.
Bekir Subaşı’yı demir bir kafes içerisine koyup 7 gün boyunca korkunç işkence yaptılar. Bütün mallarını birer birer söylettiler. Bu işkence sırasında oğlu Mehmet de Şah Abbas’la birlikte şarap içerek işkenceleri seyir etmekteydi. Bütün servetini açığa çıkardıktan sonra Bekir Subaşı’yı bir kayığa koydular, üzerine petrol döküp Dicle’de diri diri yaktılar. Bekir Subaşı, aylar önce Yüzbaşı Mehmet ve oğullarını yaktığı gibi kendisi de diri diri yakılarak öldürüldü (Naʿimâ Tarihi, II, TTK, s. 532). Bağdat kadısı Nuri Efendi ve Cami-i Kebîr Hatîbi Mehmed Efendi, Şiiliği kabul etmedikleri için çeneleri delinerek işkence ile öldürüldüler.

Bağdat’ın ardından Musul ve Kerkük de İranlıların eline geçti. İranlı Karçıkay Han, Mardin taraflarını yağmalamak için gönderildi. Bağdat’ta İmam-ı a’zam Ebu Hanife ve Abdulkadir Geylanî türbeleri yağmalandı ve yakıldı.

Artık Bekir Subaşı’nın oğluna ihtiyaç kalmamış, şehir tam olarak ele geçirilmişti. Şah Abbas, “Kendi öz babasına böyle hayinlik eden adamın bana ne hayrı olacak” diyerek Derviş Mehmet’i Horasan’a sürgün etti.
pedişah 3Bağdat’ı ve Musul’u İranlılardan geri almak için Hafız Ahmed Paşa tam 9 ay uğraşmak zorunda kalacaktı. 30.000 kişilik bir kuvvetle Bağdat kuşatmasını kırmak üzere gelen Şah Abbas Osmanlılar karşısında bir başarı gösteremedi. Orduda yiyecek sıkıntısı son kerteye ulaşmıştı. Şah Abbas’la barış görüşmeleri sürerken asker ayaklandı. Bunu gören İran elçisi durumu Şah’a iletti ve sulh görüşmelerine giden Mustafa Çavuş eli boş dönmek zorunda kaldı. Asker 2 gün daha dayansa Bağdat sulh yoluyla alınmış olacaktı.
Bir hayinin düşmanla işbirliği içerisine girerek kendisini zorla vali tayin ettirmesi, arkasından oğlunun babasına ve vatana ihanet ederek düşman kuvvetlerine kapıları açması devletin başına büyük bir bela açtı. Bağdat, Musul, Kerkük gibi önemli şehirleri tekrar alabilmek için oluk gibi kan dökmek, binlerce şehit vermek zorunda kalındı.
Tarihimizin bu acı olaylarını unutmayalım. Unutmayalım ki bir şekilde tekrar yaşamayalım.

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam
PAYLAŞ
Önceki İçerikA Milli Takım’ın rakibi İngiltere
Sonraki İçerikMobil Cihaz Pazarının Son Verileri
Prof. Dr. Yılmaz Kurt
1949'da Osmaniye'de doğdu. Ankara Üniversitesi DTCF Tarih Bölümü Öğretim Üyesi, Yeniçağ Tarihi Anabilim Dalı Başkanlığı, Tarih Bölümü Başkanlığı, OTAM Müdürlüğü görevlerinde bulundu.