Annesi Elif Sema Güleryüz, Azra ile gurur duyduğunu belirtirken, öğretmeni Kumru Eğilmez ise, “Azra benim mucize meleğim. Onun öğretmeni olduğum için kendimi çok şanslı hissediyorum” dedi.

Buca’ya bağlı kırsal mahallelerden Kırıklar’da yaşayan yüzde 99 görme engelli Azra Güleryüz, Uzman Çavuş olan babası, 40 yaşındaki Recai Güleryüz’ün görevi nedeniyle Diyarbakır’da anaokuluna başladı. İlkokul çağına geldiğinde görme engelliler okuluna yönlendirildi.

Annesi, 29 yaşındaki Elif Sema Güleryüz’ün bu duruma karşı çıkmasıyla Azra bölgedeki şartlar nedeniyle bir yıl daha anaokuluna devam etti. Recai Güleryüz’ün Buca Kırıklar’daki İzmir F Tipi Cezaevi Jandarma Bölük Komutanlığı’nda görev yapmak üzere ataması ardından aile İzmir’e yerleşti.

Azra için arayışına giren ailesi Belenbaşı İlkokulu Müdürü Hüseyin Coşkun’un yönlendirmesiyle aynı okulda görevli sınıf öğretmeni Kumru Eğilmez ile görüştü. Öğretmenin de kabul etmesiyle Azra burada ilkokula başladı.

Kendisinden 1 yaş küçük arkadaşlarıyla 1’inci sınıfa başlayan Azra, yüzde 99 görme kusuruna neden olan 10 derece hipermetrop ve gözlerinin sürekli titremesine neden olan nistakmus rahatsızlığına rağmen okuma yazma öğrendi. Azra, görme engelliler için geliştirilen Braill alfabesi yerine, Latin harfleriyle okuyor ve yazıyor.

“KIZIMLA GURUR DUYUYORUM”

Azra ve ve diğer kızı 11 yaşındaki Şükran’ın eğitimi ile yakından ilgilenen anne Elif Sema Güleryüz, şöyle dedi: “Azra yüzde 99 oranında görmüyor. Şu an görme engelli statüsünde. Ancak görme engelliler okulunda değil normal bir okulda eğitim alıyor.

Gayet iyi gidiyor. Diğer arkadaşlarıyla aynı anda okuma yazmaya geçti. İlk başta anasınıfına da normal bir okulda gitti. Öğretmenimizle konuştuğumuzda görme engelliler okuluna yönlendirmek istemedi. Burada başarabileceğimizi düşündü.

Ben kızımla gurur duyuyorum. Yapamayacağı söylenen her şeyi yapabiliyor. Okuyamaz dediler okudu, yazamaz dediler yazıyor. Dersleri gayet iyi gidiyor. Diğer arkadaşlarından hiçbir farkı yok. Benim kızıma mucize diyorlar, hakikaten öyle. Aileler hiçbir zaman engelli çocuklarından korkmasınlar, güvensinler.

Eğer anne babaları arkasında durur ve o güveni çocuklarına hissettirirlerse yapamayacakları hiçbir şey yok. Bütün engelliler için durum aynı. Sadece inanmak ve destek olmak gerekiyor.”

“AZRA BENİM MUCİZE MELEĞİM”

Azra’nın öğretmeni Kumru Eğilmez ise “Azra benim mucize meleğim. Onun öğretmeni olduğum için kendimi çok şanslı hissediyorum. Bu senenin başında geldi. Görme engelli olmasına rağmen en ufak bir geride kalması ya da yetişebilmesi için takviye yapmamızı gerektirecek bir durum olmadı.

Arkadaşları ile birlikte aynı zamanda okumaya geçti. Okumaya geçmesi tek başına anlamlı değil. Azra okuduğunu anlayabiliyor. Tek başına etkinliklerini yapabiliyor. Sınıftaki diğer arkadaşlarından hiçbir farkı yok.

Bütün arkadaşları Azra’yı seviyor, çok mutlu, başarılı, hırslı ve hayata ben de varım diyerek gelmiş bir öğrenci” diye konuştu.

“HEP MAKSİMUM BAŞARIYI HAYAL ETMİŞLER”

Azra’nın annesi ve babasının çok bilinçli olduğunu, anaokulu öğretmeni ile birlikte doğru adımlar attıklarını belirten Eğilmez, “Bizim çocuğumuz engelli, yapamaz dememişler, hep maksimum başarıyı hayal etmişler. Azra da bu hedeflere birer birer erişiyor. Görme engeli Azra’nın başarısı ya da hayata tutunması için engel değil.

Çocuklarımızı evlere kapatmamamız gerekiyor. Bunun için sadece ailelerin değil, bütün kurumları, belediyelerin, eğitim kurumlarının engellilerin hayatını kolaylaştıracak adımları daha fazla atmaları gerektiğini düşünüyorum” dedi.

“OLMASA DA PES ETMESİNLER”

Karne heyecanını yaşayan Azra ise, okulu çok sevdiğini belirterek, “Öğretmenimden okuma yazmayı öğrendim. En çok matematik dersini seviyorum. Bulmaca gibi problemler çözüyoruz” diye konuştu. Kendisi gibi engelli arkadaşlarına seslenen Azra, “Arkadaşları olmasa da pes etmesinler” dedi.