Cumhurbaşkanı , “Çanakkale’yi anıyoruz değil mi? İşte bundan sonra 15-16 Temmuz da aynı şekilde anılacak” dedi.

Son derece haklı. Geçen yıl 15 Temmuz’da askeri darbeyi önlemek için 249 yurttaşımız gözünü bile kırpmadan ölüme gitti. Binlerce kişi yaralandı.
Onların tarihteki hak ettikleri mutena yere yazılması, her fırsatta saygıyla hatırlanıp anılması gerekir.
Ama tarihe tek bir pencereden bakmamalıyız.
Madem 15 Temmuz darbesini önleyen kahramanları anıyoruz, tarihteki bir diğer girişimini önleyenleri de aynı şekilde anmalıyız.
++
Önce kısa bir hatırlatma yapalım:
Albay Talat Aydemir, Harp Okulu Komutanı idi.
22 Şubat 1962’de okuldaki öğrencilerle darbe yapmak istedi ama başarıya ulaşamadı, emekliye ayrıldı.
Emekli iken de rahat durmayan Aydemir 20-21 Mayıs 1963’te yine Harp Okulu öğrencileriyle bir darbe girişiminde daha bulundu. Ancak girişimi bu defa kanlı biçimde bastırıldı. 1459 Harp Okulu öğrencisi okuldan atıldı. Talat Aydemir ile Binbaşı Fethi Gürcan yargılanıp idam edildi.
++
Talat Aydemir ve arkadaşları başarılı olsaydı Türkiye karanlık bir diktatörlük dönemine girecek, adeta Saddam’ın Irak’ına, Kaddafi’nin Libya’sına benzeyecekti.
Yani, ülke ve millet adına çok büyük bir tehlike atlatılmış oldu.
Resmi belgelerde o darbe girişiminin nasıl bastırıldığı, kimlerin hangi kahramanlıkları yaptığı tek tek yazılı.
Dolayısıyla her şey apaçık ortada.
Benim önerim, 15 Temmuz darbesini önleyenleri anarken, 21 Mayıs darbesini önleyenlerin de unutulmaması…
Tarihteki olaylara duyguyla değil akılla bakmak gerekir.