Ana Sayfa Yazarlar Avrupa’daki Türkler neden ülkesine dönmez?

Avrupa’daki Türkler neden ülkesine dönmez?

155
PAYLAŞ

Anavatanı Türkiye’yi bırakmış, yurtdışına göçetmiş milyonlarca Türk var. İsveç’te yaşayan Türkerin tarihi 50 yılı geçti. En büyük işgöcünü verdiğimiz Almanya’da bu süreç 60 yılın üzerinde.

Türkiye’nin yurtdışında yaşayan Türk nüfus sayısı bu arada gittikçe de artıyor. Örneğin 1960’lı yılların başında bu yana Almanya başta olmak üzere Avrupa ülkelerine göç eden Türklerin, gidiş nedeni ekonomikti. Sonra siyasi oldu. Kırsal kentlerden gidenlerin ortak hedeflerinde, biraz para kazanmak ve en azından bir tarla, traktör alarak yaşadıkları yerlere dönmekti.
HEPSİ BİR BAHANE!
Hepsinin çıkış noktasında beş aşağı beş yukarı bu vardı. Yıllar geçti, Avrupa’da Türkiye şartlarında çok zengin oldular. Memleketlerinde belki de almadık tarla bırakmadılar. Belki traktör filosu bile kurabilecek ekonomik güce ulaştılar. Yine dönmediler. Torunları oldu diye yaşadıkları Avrupa ülkesini bırakamıyoruz diye yakındılar. Ancak,bunlar hep bir bahaneydi. Türkiye’deki koşullar, yaşadıkları Avrupa ülkelerindeki gibi olsa inanın torunları ile birlikte dönerlerdi.
BUNDAN SONRA DÖNERLER Mİ?
Dönerler, ancak bir şart ile Türkiye Avrupa standartlarını yakalarsa. Yakalar mı? bir hayalden ileri gidemez. Türkiye ileriye gidiyor mu? Bilakis geriye gidiyor. İşte bu, yazıyı kaleme alırken, Türkiye’deki haberleri izliyorum. İstanbul gibi büyük bir mega kentte, otomobiller yakılıyor. Çocuklu bir aile, birilerinin araçlarını yakarak öldürmek istediğini gözyaşları ile dile getiriyor. Bırakın, ekonomik koşulları, bu haberler bile Türkiye hayalini sona erdirir.
HALA LAF SALATASI YAPIYORLAR
Türkiye hala kendi içinde yıllardır, sorunları aşamdı. İyiye giden birşey de yok. Hala laf salatası yapılıyor. Daha sorunun ne olduğunu, çözümün ne olduğu konusunda kamuoyu bir haber. Konuşulan tek birşey var. Kürt sorunu yoktur, sorunu vardır. Netice çözümsüzlük, huzursuzluk, kaos, gözyaşı, acı, ölüm, yetimler. Kendi iç sorununu aşamayan bir ülke, bir de bu karğaşa ile ulusal ekonomik krizler. Amerikan Merkez Bankası (FED) faiz artırdı, düşürdü tartışması, petrol fiyatları artı, dünya borsalarındaki etkileşme, cari acık dengesizliği, iç siyasi çekişmeler. Başkanlık sistemi, seçim v.s devamlı değişen gündemler ve insan trajedileri.  Bir de üstüne üstlük, sınırdaki gerginlikler, savaş durumları, tezekereler. Rusya krizi bunlar da bunların tuzu biberi. Başkanlık sistemini tartıştığımız bugünlerde bu bile care olamaz. Sadece, laf olsun beri gelsin. İnanın, bu bile Türkiye’nin sorunlarını daha çözümsüz ve daha sorunlu yapar.
AVRUPA MODELİNDE BİR KALKINMAYA ULAŞABİLİR Mİ?
Bir ülke düşünün hiçbir denge kendi öziradesi ile gelişmiyor. Kendisi de buna çanak tutarsa, dertler yumağı oluyor. Benim gibi 30-60 yılı anavatanının dışında kalanlar da hep içini çeker kalır. Bazen bizim bu samimi şikayetlerimize Türkiye’den bakanlar  belki tuzu kurular diyecekler. Ancak kazın ayağı hiçte öyle değil işte! Keşke, Türkiyem, şu beğenmediğimiz Avrupa, ya da İsveç kadar olsaydı da ülkemizde kalsaydık.
ZAMAN GELİYOR BOZA’YI BİLE ÖZLÜYORUZ!
En azından kar yağdığında kendimden örnek vereyim bir Vefa bozasını ağız tadıyla içmeyi özlüyenlerdenim.İşte, kişiye göre değişir bu özlemler. Ancak bizi Türkiye’de tuzu kurular olarak görenler, en basit bir kar yağdığında canımız çektiğinde çocukluk ya da gençlikteki alışkanlığımızdaki bir  bozayı içmeyi bile özlediğimizi bilsinler. Sanıyorum, dünyada kendi vatandaşlarını sınır ötesi olarak ekonomik nedenlerle dış göç veren ülkelerin başında Türkiye geliyorsa, bizi  yöneten siyasilere, koca bir yuh çekmek istiyorum. Sizin beceriksizliğiniz yüzünde buralarda kaldık. Hala, kalkıpta konuşmaya hiç hakkınız yok. Utanın!!!

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam