’da İmigrasyon, yani “göçmenler ve uyum”, en çok konuşulan, tartışılan konulardan biri…Bu sadece alan ülkeyi değil, diğerlerini de ilgilendiriyor. Çünkü AB (EU) ülkelerine bir yerden girdiniz mi, istediğiniz kadar dolaşabiliyorsunuz, İstediğiniz yere konuşlanabiliyorsunuz (legal-illegal), malum, sınır yok! Böyle olunca göçü, göçmeni her açıdan kontrol etmekte zorlanıyorlar.

Sadece bu değil tabii, insani yönleri de var konunun. Yani herşey göçmeni sınırdan içeriye alıncaya kadar; ne kadar direnseler de içeriye girenlerin, insan haklarına uygun yaşamalarını sağlamakla yükümlüler. Buna her ülkenin tam uyduğunu söyleyemeyiz ama gelişmiş Avrupa ülkelerinde böyle.

5 Aralıkta Dr.Stephanie Woite’in ev sahipliğinde, Europahaus (Avrupa Evi) Stuttgart’ta, “Avrupa şehirlerinin değişen yüzü” konulu toplantı düzenledi. Toplantının teması ise Avrupa birliğinden ayrılma kararı alan İngiltere’nin, farklı kültürleri içinde barındırmakta övgüye layık liman kentlerinden Cardiff’ti. 1839 yılında ilk rıhtımın işletilmeye başlamasıyla beraber yaklaşık 50 ülkeden göç almış, kozmopolit bir liman şehri Cardiff. Europahaus, bu kez South Wales Eski direktörü, tarih profesörü ve bu konuda oldukça önemli çalışmalar yapmış olan Dr. Glenn Jordan’ı konuk olarak ağırladı.

Dr. Jordan, yaptıkları çalışmalar ve mevcut durum hakkında,1839 dan bu yana Cardiff’in hangi ülkeden ne kadar göç aldığını, bu göçmenlerin,hem yerli halka, hem de diğer göçmenlere karşı tutumu ve uyumu hakkında detaylı bilgiler verdi. Dikkatimi çeken, tüm bilgilerin istatistiki verilerden oluşmasıydı. Bu da göçmenler ve azınlıklarla ilgili ne çok çalışmalar yaptıklarını gösteriyor. Dr. Jordan verdiği uzun bilgilerden sonra biz gazetecilerin sorularını da uzun uzun yanıtladı. Konusunu iyi biliyordu, Müslüman azınlıkların Hıristiyanlarla, Yahudilerle, diğer azınlıkların ve göçmenlerin, birbiriyle olan ilişkilerini farklı açılardan anlattı. Dr. Jordan’ın gösterişten uzak, insancıl bir yaklaşımını hissetmemek mümkün değildi.

Ancak tüm bunlar Irak ve Suriye savaşından sonra gelen göçmenleri pek kapsamıyor. Çünkü neredeyse Suriye’lilerin tümünü Türkiye misafir ettiği için bu konuda araştırmalar ve çalışmalar yapması gereken ülke, Türkiye.

Bir ülkenin kendi vatandaşı olmayanlara verdiği imkanların iyi olması o insanların ( göçmenlerin) sayısıyla da doğru orantılı…
Türkiye göçmen sorunuyla nasıl başedebilir, sorulması gereken en önemli soru budur. Avrupa’nın gelişmiş ülkelerinde oturma izninin göçmenlere ve sığınmacılara, ne denli titizlikle, kısa süreli verildiğini düşünürsek, Türkiye’nin göçmen politikasında kalıcı ve doğru kararlar alması gerektiği açık!

PAYLAŞ
Önceki İçerikFırat Kalkanı Operasyonu’na 300 komando
Sonraki İçerikBakan Tüfenkci: Numaradan sicil affı istemiyoruz
Rana Elik
Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi-Müzik Eğitimi bölümünü bitirdi. İki yıl TRT de spikerlik yaptıktan sonra Türkiye'nin ilk özel televizyonu Star 1 tv ye transfer oldu. 1998 yılında Kanal 6'ya geçti,6 ay sonra Amerika'ya gitti ve bir yıl süresince mesleki eğitimler ve kurslara katıldı. Daha sonra tv8, ETV, Kral TV, Kanal T, Kanal 34 televizyonlarında ana haber bültenlerini sundu, haber programlarını hazırladı ve yöneticilik yaptı.