Avrupa Birliği zirvesi sonuç bildirgesinde neler var?

0
186

Osman OLCAY- Avrupa Birliği-Türkiye Zirvesi bugün Brüksel’de sona ererken, ülkemiz üzerinden Avrupa’ya kaçmaya çalışan Suriyeli mülteciler konusu üzerinde durulduğu bir sır değildir.

Geçen yıl Avrupa sınırlarına erişen mülteci sayısının bir milyonu aşması üzerine, ilk etapta bunlardan 160 bininin üye ülkelere dağıtılması hususunda AB kendi içinde bir anlaşmaya varmış olmasına karşın, aralarındaki sistem farklılıkları ve genel isteksizlik nedeniyle sadece 700 mülteciye sığınma hakkı tanınabilmiştir.
Hali hazırda günde üç bine yakın mülteci, ülkemiz üzerinden Yunanistan’a geçmektedir. Makedonya’nın sınırlarını tamamen kapatmış bulunması nedeniyle de Yunanistan’da 30 bin mültecinin ağır koşullar altında tutulduğu bilinmektedir.
Bilindiği üzere, NATO’nun, Avrupa Sınır Ajansı (FRONTEX) ile eşgüdüm içinde güney Akdeniz ve Ege’de gemi devriyeleri kullanılarak bu göçün durdurulması arasında bir mutabakata yaklaşılmış olup, bu mutabakatın halen Brüksel’de bulunan Davutoğlu ile ele alınması öngörülmektedir.
Zirve’nin sonuç bildirgesi ile ilgili olarak Alman Die Welt gazetesine sızmış bulunan haberlerde, deniz sınırlarıyla ilgili bu tedbirlerin yanı sıra, mültecilerin Avrupa’ya geçişte en çok kullandıkları Balkan sınırının, yani ülkemizin Yunanistan ve Bulgaristan ile olan kara sınırının da kapatılacağı anlaşılmaktadır.
Ayrıca Türkiye’nin, sığınma başvurusu kabul edilmeyen göçmenleri geri kabul edeceği, Yunanistan’daki göçmenlerin şimdilik orada tutulmasının isteneceği, buna karşılık Yunanistan’a da, aynen Türkiye gibi, ülkesindeki göçmenlerle ilgili parasal yardımda bulunulacağı, sızan bilgiler arasındadır.
Bu konuda Yunanistan Göç Bakanı Yannis Muzalas’ın, ülkesindeki mevcut göçmenlerin Avrupa’ya alınmamasının kabul olunamayacağını, ülkesinin yeni bir ‘Lübnan’ olmasını istemediklerini kaydetti.
Mülteciler konusu, aynı zamanda Avrupa’ya yönelik terörist akımının kesilebilmesi açısından da ele alınmaktadır. Bu nedenle mültecilere sığınma hakkı tanınması açısından merkezi bir otorite kurulmasının da Zirve sonuç bildirgesinde yer alacağı bilinmektedir.
Ancak İtalya ve Arnavutluk üzerinden Avrupa’ya yönelik göç akımı konusunda neler yapılabileceği konusunda bir fikir birliğine varılamadığı için bu konunun bildirge kapsamında yer almayacağı da söylenmektedir.
Mevcut göçmen baskısının tabiatıyla bu tedbirlerle hafifletilmesi mümkün olmayıp, başta Halep olmak üzere ülkemize yakın Suriye’deki yerleşim birimlerine yönelik Esat rejimi güçlerinin, Rusya’nın ve İran destekli Hizbullah militanlarının saldırılarının durdurulmasının sağlanması kanaatimizce kritik önem taşımaktadır.