Ana Sayfa Yazarlar Avrupa birliği yalancı… Bizimkiler ise?

Avrupa birliği yalancı… Bizimkiler ise?

109
PAYLAŞ

Hatırlayacaksınız, Suriyeli göçmenlerin sorunlarını ele almak üzere 29 Kasım 2015 günü bir Türkiye-Avrupa Birliği (AB) zirvesi yapılmıştı…

Bu konudaki görüşlerimi de ertesi günü dikkatlerinize getirmiştim. Yazımı kaleme aldığım günden bu yana, AB’nin vermeyi söz verdiği üç milyar Euro’luk yardımın sadece doksan beş milyonunun ülkemize geldiğini ve sadece AB gözetimindeki projelere kullanılmış olduğunu ifade edeyim.
AB verdiği sözü neden tutmadı ve neden 3 milyar doları aktarmadı Türkiye’ye?
Esasen Zirve sonucunda yayınlanan basın bildirisinde, bu paranın iki tarafın ortaklaşa belirleyebildiği ortak projelerde ve gerektiği anda kullanılmasının da karara bağlandığı kaydedilmişti.
O toplantıda ülkemizin AB üyeliğinin hızlandırılması ile halkımızın vizesiz olarak bu yıl ayından itibaren Avrupa’ya girebilmesi prensip olarak kararlaştırıldı.
Geçen Pazartesi günü de yine bir Türkiye-AB Zirvesi yapıldı… Bu görüşmelerle ilgili duyumlarımız da bu köşeden yayınlandı.
Artık Suriyeli göçmenlerin ülkemiz üzerinde yarattığı ekonomik baskı o hale vardı ki Cumhurbaşkanı Erdoğan bile, Zirve’ye katılan Davutoğlu’nun parayı alıp gelmesi temennisinde bulundu.
Ancak şunu iyi biliniz ki, Davutoğlu’nun bu son Zirve ile ilgili olarak kamuoyuna duyurmuş olduğu sözlerin bir anlamı yoktur!
Zira bu son Zirve’de, bazı konularda prensip kararı alındığı ve yaklaşık on gün sonra yapılacak yeni bir Zirve’de bu konuların tekrar detaylarının konuşulmasına karar verildiği öğrenildi.
Öncelikle şunu ifade edeyim ki; Evet, Hükümet, AB’nin vadettiğinin yine 3 milyar Euro tutarına ilaveten yine 3 milyar Euro’luk (yani toplam altı milyar Euro) bir meblağı talep etti. Eski adıyla vize serbestisi denilen uygulamanın önümüzdeki Haziran ayında yerine getirilmesini istedi.
Davutoğlu ayrıca, ülkemizin AB üyeliğinin hızlandırılmasını da talep etti. Gerçi mevcut kanunlarımız ve hükümetin bu kanunları uygulayış şeklinden bunun mümkün olamayacağı bilinse dahi…
Nitekim İtalya, Fransa ve Macaristan son Zirve’de alınan prensip kararlarının özellikle ülkemizdeki demokratik ortamın iyileşmesine bağlı olarak kabul edilebileceğini açıkladılar.
Yani kısacası AB, ülkemizdeki bu ortamın iyileştirilmesinden önce, Suriyeli göçmenlerin yarattığı ekonomik paylaşıma katkıda bulunmayacağını ifade etti.
Zirve’de ek olarak,3 milyar Euro’nun ki ikinci 3 milyar Euro’luk talebimizden AB liderleri söz etmediler.
3 ya da 6 milyar Euro’nun da AB gözetiminde ve iki tarafın da üzerinde mutabakat sağlayacağı Suriyelilere uygulanacak projelerde kullanılmasının şarta bağlanacağı şartı da prensip olarak kabul edildi.
Yani Türk halkı için bir kuruş harcanamayacak bu paradan hiç heveslenmeyin.
Buna koşut olarak; tam bir anlayışın on gün sonra belirecek olmasına karşı, Davutoğlu’nun Zirve sonrasındaki ifadeleri gerçekleri yansıtmamaktadır. Her ne kadar yandaş basında büyük bir yankı bulsa dahi!
Anlatmaya çalıştığım, hem AB’nin, hem de iktidarın bu konularda açık davranmadığıdır.
Türk halkının Suriyelilere olan tepkisini yumuşatmak için AB’ye vizesiz giriş olanağı öne sürülmektedir.
Türkiye’nin mülteci deposu olması da Hükümet tarafından “parası karşılığı” kabul edilmektedir.
AB üyeliğimiz ise meçhul baharlara kalmaya devam edecektir.
: Haziran 2016 ayında AB ülkelerine vizesiz seyahat imkânı; tekrarlıyorum gerçekleşinceye kadar tam üyeliğimiz ise bana göre hayaldir.

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam