AVM’den AKM’ye geçiyoruz, bekleriz!

0
23

Son yıllarda en çok konuştuğumuz konu, konut, rezidans ve alış veriş merkezleri (AVM) oldu. Nerede boş arsa, tarla varsa “AVM” yapılacak” denildi, yapıldı. Ama o kadar çok yapıldı ki, çoğu içi boş semt AVM’sine dönüştü.

Vatandaş, AVM kültürüne doymuş olacak ki şimdi bu süreçten “AKM: Atatürk Kültür Merkezleri” sürecine geçiyoruz. İstanbul’dan sonra Ankara’daki AKM’nin de yenilenmesi gündemde. Arkasında başka “emeller” olsa da Atatürk’ten bahsetmek için fırsat bu fırsat deyip benzeri işleri daha çok duyacağız gibi.
Bakımsızlıktan, ilgisizlikten harabeye dönen AKM’lerin yenilenmesine kimsenin diyeceği bir şey yok. Bunların başında; bırakın yaptıklarına, heykeline, resmine bile tahammül edemeyen, bu merkezlerin önünden geçmemek için yol değiştiren “Atatürk’e hakaret korosu” geliyor zaten. Artık buralardan çıkmazlar, sabah akşam Atatürk’ü anlatırlar!

Diğer bir sabırsız grup da “altı AVM, üstü AKM olsun” diyenler. Ne de olsa Atatürk ismi her kapıyı açmaya başladı ya!
Bırakalım bu “semerli cahilleri”, söz konusu yenileme işleri bitince ne olacak, ona bakalım. Geriye yine dışı görkemli, içi boş binalar mı kalacak? Yine “kebaplı, dönerli, fındıklı fıstıklı, bol davul zurnalı, halaylı” il tanıtım günleri için mi kullanılacak? Sırtını Atatürk’e dayamak isteyen siyasi projelere, partilerin il, ilçe, büyük kongrelerine de tahsis edilecekse, yazık emeklere, harcanacak paraya!
Buna karşın yenilenmiş AKM’lerinde bale, opera, tiyatro, adına yakışır kültür gösterileri de olacak mı? Yerli yabancı senfoni orkestraları da her gün konser verecek mi? Hiç sanmayız. Öyle olsaydı, son 15 yılda baleye, operaya, tiyatroya verilen bütçeler kuşa çevrilmezdi, Cumhurbaşkanları kendisine bağlı Senfoni Orkestrası’nın konserlerini kaçırmazlardı.

“Bale olmaz, çıplaklar”, “bu tiyatro oyunu muhalif içerikli”, “opera ne ki, kilise işi, bağrışıp duruyorlar, kimse bir şey anlamıyor”, “ne bu iki gıy gıy, batı adeti” diye diye görsel ve işitsel sahne sanatları yok edildi, bu gibi yerlere neredeyse sadece “lâmbaları yansın, suları aksın yeter” parası verildi, ortalık Hacivat Karagöz oyunlarına kaldı.

Buralar sürekli ve kalıcı yerel ve evrensel sanatsal, kültürel, bilimsel etkinliklere açılmadığı, bir avuç elitin değil, her vatandaşın yaşamına sokulmadığı sürece amacına hizmet etmez. Bunun için sistematik bir şekilde unutturulan örneğin sanat etkinlikleri şimdiden ön plana çıkarılmalı. Bu kapsamda Sayın Cumhurbaşkanı bir Cuma akşamı Senfoni Orkestrası’nın konserine gider mi acaba? Sonra “Türkiye’den dünya çapında niye sanatsal bir başarı ortaya çıkmıyor” diye yakınmayalım.
Diğer yanda madem AVM’den AKM kültürüne geçiyoruz, Atatürk’ten bahsetmek için bu tür benzeri zeminler arıyoruz, bugün süper ligdeki futbol kulüplerinin kullandığı statların hiçbiri Atatürk ismini taşımıyor. Memleket genelinde de adı Atatürk olan çok az sayıda stadı kaldı. İşte fırsat; Atatürk isimli statları geri getirin.
Ankara için de; AKM’nin yanına görkemli bir futbol stadı da yapın, adını da ezilmeden büzülmeden “Ankara Atatürk Stadı” koyun. Önünde Atatürk ismi olan her proje bugünlerde iş yapıyor, seçimlere az kaldı!

Paylaş
Önceki İçerikHer hayat bir romandır
Sonraki İçerikAtatürk’e gerçekten sahip çıkmak
İsmet Hazardağlı

1984 yılında çalışmaya başladığı gazetecilik mesleğinde, çeşitli haber ajansları, dergiler, gazeteler ve televizyon kanallarında muhabir ve üst düzey yönetici olarak görev yaptı. Sonsöz’de ekonomi yazıları ile sizlerle!