Ana Sayfa Yazarlar Atatürk’ün Ordusuna darbe’ye niye sessiz kaldık?

Atatürk’ün Ordusuna darbe’ye niye sessiz kaldık?

78
PAYLAŞ

Türkiye’de peygamber ocağı yani kutsal bir kurum olarak kabul edilen Türk Silahlı Kuvvetleri her darbeden olumsuz nasibini alan bir kurum oldu.

Vatan savunmasında olmazsa olmazlarımızdan olan Mehmetçik, bir kaç kendini bilmezin densizliği yüzünden bugün toplum indinde sempati ile bakılmayan kurum haline geldi.
Geçmişte yine bu densizlerin ayak oyunu sonucu ordusunun gözbebeğini ’’Terörist’ ’suçlaması sonucu içeriye koyan bir Türkiye yok muydu?
Buna Cumhurbaşkanından hükümetine kadar sessiz kalan yine biz değil miydik?
Yani Türkiye’de en son isim bu ülkede ’’Terörist’ ’başı olarak yargılanmadı mı?
Bu Genel Kurmay Başkanı gözaltına alınıp götürülürken, ’’bu suçlamayı Türk milletinin vicdanına bırakıyorum’ ’sözleri hala kulaklarımda çınlıyor.
Çok eski değil yakında bunlaryaşandı. Bunlar yaşanırken, tabii ki, Türk Silahlı Kuvvetleri de yıpratılmadı mı? Bütün bunlar tek tek yaşama geçirilirken, hiçbir uyanık çıkıp ta, Atatürk’ün ordusuna darbe yapılıyor demedi. Kimse sokaklara dökülmedi. Ancak bu peygamber ocağı şehit verdiğinde, ’’Şehitler Ölmez, Vatan Bölünmez’ ’diye sokaklara dökülürüz.

Ancak, bu peygamber ocağını Atatürkçü komutanlardan arındırmak için yapılan her türlü iç operasyona niye bu millet sessiz kaldı. Mademki, demokrasiye ve milli iradeye bu kadar sahip çıkıyorsak, göz bebeğimiz, peygamber ocağımız, Atatürk’ün ordusuna da aynı özenle niye sarılmıyoruz? O zaman sorarlar size, neye göre milli irade, neye göre demokrasi?
TÜRK ORDUSUNUN İTİBARINI KORUYALIM
Bugün laik Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucuları, bu ordunun içerisinden çıkmıştır. Kimse bunu yadsıyamaz. Kula, kulluk etmeye alışmış bir milletten, birey olan, kendi ayakları üzerinde durmayı öğreten bir millet haline getiren yine bu iradedir.
Onun için kendini bilmez, bir kaç  kişinin vebalini tüm Türk Silahlı Kuvvetlerine çıkartamayız. Onları, kollayalım ve sevelim. Onlar, bu vatanın tek koruyucusu ve tek garantisidir. Sonuçta bu ülkede darbeyi gerektirecek herhangi bir koşul olmadığı halde, böyle bir cuntacı darbe girişimi olmuştur.
Eğer laik Türkiye Cumhuriyet’i tehdit altında ise, sivil demokrasi de ’’Avareyim’ ’şarkısını söyleyip, buna kayıtsız, şartsız kalıyorsa. O zaman bu peygamber ocağına da ihtiyacımız buz gibi olacaktır.
Temennimiz olmasın. Ordu, kışlasında beklesin, asli görevi olan dış tehditler olduğunda ortaya çıksın ve yanıtını versin.
Ancak, vur deyince de öldürmeyelim. Ordusuz ve özellikle de saygınlığını yitirmiş bir ordu ne ülkesine ne de milletine faydası vardır.

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam