Millî Mücadele’yi örgütleyen, Erzurum ve Sivas kongrelerinde başkanlığa seçilen, Ankara’da Heyeti Temsiliye’ye başkanlık eden, Meclis açıldığında, ilk başkanı seçilen ve milleti arkasına alarak Kurtuluş Savaşı’nı yöneten, Cumhuriyet’in ilan edilmesiyle Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk Cumhurbaşkanı seçilen Gazi Mustafa Kemal Atatürk, ülkede, başkanlığı öngören “Amerikan sistemini uygulamayı hiç hatırına getirmediği”ni kaydediyor.

aksam-4-ekim-1930Fethi Okyar başkanlığında12 Ağustos 1930’da kurulan Serbest Cumhuriyet Fırkası, İsmet İnönü başbakanlığındaki hükümetin özellikle ekonomik politikalarını hedef alan bir muhalefet yürütüyordu. Eylül ayına gelindiğinde siyasete bir kriz ortamı hâkimdi. Bu sırada, “Atatürk’e ömür boyu cumhurbaşkanlığı teklif edileceği” söylentileri çıkarılmıştı. Atatürk, 25 Eylül 1930 tarihinde gazetecilere, verdiği demeçte, bu söylentileri şiddetle reddederek, “Siz ve kamuoyu bilmelisiniz ki, bu yoldaki teklifler hoşuma gitmemiştir ve gitmez! Dediğiniz gibi bir teklifi, benim idealimi cidden rencide eden bir manada telakki ederim” der.

Meclis’te yaşanan güven krizi sonucu İsmet İnönü kabinesi, 26 Eylül 1930’da istifa eder; hükûmeti yeniden kurmakla görevlendirilen İsmet İnönü, yeni kabinesini açıklar. Hemen ertesi gün, 27 Eylül 1930’da, basında, Atatürk’ün, “…Eğer İsmet Paşa hükûmet kurmayı kabulden kesinlikle kaçınsaydı, Başbakanlığı bizzat üstlenmekten başka çare kalmazdı.” dediğine ilişkin bir haber yer alır.

Atatürk ise yeni İsmet Paşa kabinesi için Meclis’te güvenoylaması yapılacağı 3 Ekim 1930 Cuma günü, “Akşam” gazetesine yukarıdaki sözlerine açıklık getiren bir demeç verir. Başyazar Necmeddin Sadık (Sadak) imzasıyla 4 Ekim (Teşrinievvel) 1930 Cumartesi günlü “Akşam” gazetesinde yer alan ve Atatürk’ün başkanlık sistemine kesinlikle karşı çıktığı bu demeci şöyle:

“Arkadaşlarımız arasında başbakanlık yapacak kişi çoktur. Fakat bütün bu arkadaşlarım dâhil olduğu hâlde milletin genel eğilimi benim şu ve bu zaruret karşısında başvekil olmamı gerektirirse bu görevi tam bir alçak gönüllükle ve minnetle yerine getirmeye hazırım. Bu takdirde benim aynı zamanda cumhurbaşkanlığını uhdemde bulundurmanın elbette yasal olarak olanağı yoktur.
Benim alacağım bir yeni durumu çeşitli şekil ve anlamlarda kötü yorumlamak, Türk milletinin düşüncelerini karıştıracak tarzda açıklamaya kalkışmak akla ve mantığa uygun değildir.
Amerikan sistemini ülkemizde uygulamayı hiç hatırıma getirmedim. Sistemsiz ve yasaya aykırı biçimde Cumhurbaşkanlığı ile Başbakanlığı birleştirmeyi asla düşünmedim. Ve düşünecek adam olmadığım, bütün milletçe bilinmektedir zannederim.

Bugünkü koşullar içinde bir hükümetin, millet ve ülke yararı için güçlendirmesine yönelik herhangi sözümü bin türlü anlamsız, boş laflarla sömürmeye kalkışmak isteyenler çok bedbaht adamlardır. Akşam gazetesi başyazarına söylediğim sözler benim ağzımdan çıkmış ve gerektiğinde daima tekrar edilecek sözlerdir.”

PAYLAŞ
Önceki İçerikRusya,Türkiye ambargosunu kaldırmayı hızlandırıyor
Sonraki İçerikFenerbahçe, Konya’da yara sardı
Safa Tekeli
Nokta Haftalık Haber Dergisi'nde 1982'de (1 yıl) başladı heyecanlı serüven; askerlik sonrası Anadolu Ajansı (1985) 25 yıl ve 2011'de Gaziantep'te Telgraf gazetesinde (1 yıl) Genel Yayın Koordinatörlüğü sonrasında, Arkadaş Yayınları'nda 2011'den bu yana editörlük ve şimdi Sonsöz... Serüven tüm coşkusuyla devam ediyor...