Ana Sayfa Güncel Atatürk ışığımızdır

Atatürk ışığımızdır

81
PAYLAŞ

“Basını milletin sesi olarak gören Atatürk,

Türk basınının ebedi rehberidir”

Başkanı Nazmi Bilgin Cumhuriyetin kuruluş yıllarındaki zor şartlarda dahi basını “milletin sesi” olarak gören, hiçbir sebeple “tahakküm ve nüfuza” tabi tutulamayacağını vurgulayan Atatürk’ü ölüm yıldönümünde saygı ile andığını söyledi.

“Anadolu destanının başkomutanı, Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ü ebediyete intikalinin 77’nci yılında hasret, özlem ve saygıyla anıyoruz” diyen Bilgin, Atatürk’ün gazetecilerin gördüklerini, düşündüklerini ve bildiklerini samimiyetle yazmalarını istediğini hatırlattı.

Gazeteciler Cemiyeti başkanı, Atatürk’ün “en büyük eserim” olarak tanımladığı Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı “dâhili ve harici” düşmanların her türlü yıkıcı faaliyetlerine bugün bile devam etmesine rağmen “Cumhuriyet ülküsü ilelebet yaşayacak ve yaşatılacaktır” dedi.

Atatürk’ün ve silah arkadaşlarının çok zor şartlar altında çok büyük başarılara imza attıklarını ve yıkılan bir imparatorluğun külleri üzerinde bugünlerde 92’nci yıl dönümünü kutladığımız çağdaş bir cumhuriyeti kurduklarını hatırlatan Bilgin, “Atam, rahat uyu, cumhuriyeti emanet ettiğin Türk gençliği emanetine sahip olduğunu her fırsatta göstermekte, mirasına sahip çıkmaktadır” dedi.
Gazeteciler Cemiyeti olarak Atatürk’ün basının halka ve olaylara ayna olması, elindeki imkânları kişiselleştirmemesi talimatını unutmadan, Türk medyasının Cumhuriyet ve cumhuriyet ilkeleri etrafında “çelikten bir kale olması” dileğini hayata geçirmeye çalıştıklarını vurgulayan Bilgin, “Daimi liderimizin bize ışık tutan sözleri bu günde her yönüyle dikkate alınmalı ve Cumhuriyet basınının izlemesi gereken tek bir yol olmalıdır” dedi.

Bilgin yazılı açıklamasında, Atatürk’ün daha cumhuriyet kurulmadan önce, milli mücadele sırasında “Basın, milletin müşterek sesidir. Bir milleti aydınlatma ve irşatta, bir millete muhtaç olduğu fikrî gıdayı vermekte, hulâsa bir milletin hedefi saadet olan müşterek bir istikamette yürümesini teminde, basın başlı başına bir kuvvet, bir mektep, bir rehberdir” dediğini ve o düşünceyle de İstiklal Savaşı sürerken ’nın kurulması verdiğini söyledi.

Atatürk’ün

“Gazeteciler kanunun ve umumun menfaatlerinin aksine muamelelere şahit ve vakıf oldukları takdirde gerekli yayında bulunmalıdır” sözleriyle basın özgürlüğüne verdiği önemi sergileyen Atatürk’ün “Basın hürriyetinin mahzurlarının giderilmesinin yine basın hürriyetiyle mümkündür”

sözleriyle de siyasi iktidarların medyaya tahakkümünü engellemeye çalıştığını kaydetti.

Bilgin, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Atatürk’ün bir başka konuşmasında da “Basının tam ve geniş hürriyeti iyi kullanmasının, ne derecede nazik bir vaziyet olduğunu söylemeye lüzum görmem. Her türlü kanuni kayıtlardan evvel bir kalem sahibinin ilme, ihtiyaca ve kendi siyasi telakkilerine olduğu kadar vatandaşların hukukuna ve memleketin, her türlü hususi telakkilerin üstünde olan, yüksek menfaatlerine de dikkat ve hürmet etmek manevi zorunluluğu, asıl bu mecburiyettir ki umumi düzeni temin edebilir. Bununla beraber bu yolda yanılma ve kusur olsa bile; bu kusuru düzeltecek etken ve vasıta; basın hürriyetinden doğan mahzurların giderilme vasıtası, yine basın hürriyetidir” dediğini hatırlattı.

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam