Ana Sayfa Güncel Atama Bekleyen Tarih Öğretmenlerinin Dramı

Atama Bekleyen Tarih Öğretmenlerinin Dramı

3521
PAYLAŞ

Ülkemizde “her ile bir üniversite” kampanyası içerisinde 1980’den sonra 40’dan fazla devlet üniversitesi açıldı. Açılan her üniversitenin olmazsa olmazlarından birisi Tıp Fakültesi; diğeri ise Fen-Edebiyat Fakültesi oldu.

Geçtiğimiz yıllarda küçük bir araştırma yapmıştım: Üniversitelerimizin Tarih Bölümü ve Tarih Öğretmenliği bölümlerine her yıl 6.200 yeni öğrenci alınmaktaydı. Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da yeni açılan Tarih Bölümlerine gündüz 75, gece (ikinci öğretim) 75 öğrenci olmak üzere her yıl 150 öğrenci alınmaktaydı. Oysaki bu bölümlerin öğretim üyesi kadrosuna baktığımızda çoğunda asgari öğretim üyesi olan 3 öğretim üyesi ancak bulunuyordu. Bu durum yıllarca bu şekilde devam etti.

Temel eğitimde 4+4+4 formülü benimsendiğinde orta kademede tarih derslerinin adı Sosyal Bilimler dersleri oldu. Dolayısıyla bu derslere Sosyal Bilimler Bölümü mezunu öğretmenler atanmaya başlanıldı. Bunun da açılımı tarih öğretmenlerinin hizmet alanının daraltılması demekti.

Bir yandan Tarih Bölümlerinin öğrenci sayısı artarken, diğer yandan ortaokul ve liselerde tarih derslerinin haftalık ders sayısının azaltılması, bazı tarih derslerinin seçmeli yapılması tarih öğretmenlerine olan ihtiyacı sürekli azaltıyordu. Bu durum atama bekleyen tarih öğretmenleri sayısını sürekli olarak artırdı. 2015 yılı atamalarında 26.787 tarih öğretmeni adayından ancak 309’u (üç yüz dokuz) atanabildi.

Atama bekleyen tarihçiler şimdi 2016 Şubat’ında yapılacak atamalara umutlarını bağladılar. İstekleri daha fazla kadro verilmesi ve tarih öğretmenliği formasyonu almış bu 26.000’i aşan sayının azaltılması.

tarafından atamaları yapılan birçok branşta 50-60 puan alan adaylar atandığı halde tarihçilerden 85 puan alan aday bile 309’un içerisine giremiyor. 100 puan üzerinden 85 puan alabilmek gerçekten kolay bir iş değil. 5 yıldan beri 6 yıldan beri atama bekleyen binlerce genç tarihçi var. Bunlar ne yapar, ne yer, ne içer, nasıl geçinir?

Şimdi hükümete düşen görev bu yığılmanın eritilmesidir. Bunun için de:

1. Tarih bölümü kontenjanları düşürülmeli, bir süre yeni tarih bölümü açılmamalıdır.
2. Ortaokul ve liselerde tarih derslerinin haftalık saatleri artırılmalıdır.
3. Osmanlı Türkçesi derslerine tarihçiler de atanmalıdır.
4. Devlet arşivlerinde daha çok tarihçi istihdam edilmelidir.

Tarih öğrenimi bir ülkenin geleceği için çok önemlidir. Milli tarihine önem vermeyen devletler er geç yıkılmaya mahkûmdur. Lütfen tarihimize ve tarihçilerimize sahip çıkalım.

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam