Bir tarihte asla olmaz dediğim bir konuda, ak saçlı bir büyüğüm, “Evladım bilmelisin ki, memleketimizde sadece ölü dirilmez, onun dışında her şey olur.” demişti.

Ne kadar haklıymış…
Şu elli sekiz yılda neler gördüm, neler duydum, neler yaşadım, neler neler…
Benim gördüklerim, belki de sizinkilerin yanında zerrecik kalır!!!
“Vatan Millet Sakarya”nın, nasıl aldatmacaya döndüğünü,
Derviş hırkası giyenlerin, gerçekte nasıl münafıklaştığını,
İdeolojilerin, kırmızıçizgilerin, inançların nasıl silikleştiğini,
Ayakların nasıl baş, başların nasıl ayak olduğunu,
Onlarca bin insanın, ölümünün nasıl sıradanlaştığını,
Koca koca adamların; akıllarının yerine, midelerini nasıl yerleştirdiğini,
Yasanın, hukukun, mevzuatın, nasıl eğilip büküldüğünü,
Kutsalların nasıl pazara düştüğünü,
Büyük yığınların adım adım nasıl köleleştirildiğini,
Bir avuç insanın, memleketi nasıl felaketten felakete sürükleyebildiğini,
Sapla samanın nasıl karıştığını karıştırıldığını,
Dostla düşman kavramının, nasıl hızla yer değiştirebildiğini,
İftiranın, dedikodunun, gıybetin, nasıl yaşamın merkezine oturduğunu gördüm…
Demem o ki;
Daha yüzlercesini sıralayacağım, ”Asla olmaz!” diyebileceğim halin olduğunu görmek, bunu kendi yaşamında da test etmek, bahtsız bir kadermiş…

FACEBOOK YORUMLARI