Ankara’nın Beypazarı ilçesinde yaşayan 66 yaşındaki Aşık Şefkati lakaplı Muhammet Reşat Büyükgedik, 23 yaşından beri aşık olduğu kadına kavuşamayınca teselliyi şiirlerde buldu. Sevdiğini başkasına verdiler diye canına kıymaya kalkan Şefkati, “Şiir yazmaya başlamasaydım ya veremden ölürdüm ya da tımarhanede delirirdim” dedi.

Genç yaşta Beypazarı Uluş beldesinde demircilik ve marangozluk kursuna giden Şevkati, kursun ardından çalışmak için Ankara Mobilyacılar Çarşısına gitti. Orada mobilyacı çırağı olarak çalıştığı sırada sevdiği kız başkasına verilen Şefkati için o günden sonra hiçbir şey eskisi gibi olmadı. Köyüne döndüğünde sevdiği kızın evlendirildiğini öğrenen Şefkati’nin hayatı alt üst oldu.

Üzüntüden canına kıymaya kalkan Şefkati, kendisini tekrar öldürmek istemesinden korkularak bir akrabasıyla zorla evlendirildi. Evlendirildikten sonra eşini köyde bırakan Şefkati, çalışmak ve her şeyden uzaklaşmak için İstanbul’un yolunu tuttu.

İLK ŞİİRİNİ İDDİA UĞRUNA YAZDI

Şefkati, İstanbul’a geldikten sonra başlayan şiir macerasını şöyle anlattı:

“İstanbul’da kaldığım mahallede bir Arnavut kızı vardı. Sokağın bütün çocukları o kıza asılırdı. Bir gün kızı kimin tavlayacağına dair iddiaya girdik. Çocuklardan biri şiirle şansını denedi. Geldi, şiiri bana gösterdi. Şiiri okuduktan sonra ben bunun alasını yazarım dedim ve 12 kıtalık ilk şiirimi yazdım. Çünkü köyde çift sürerken falan bir türkünün bir kıtasının biliyorsam eğer o daha bitmezdi, arkasına ekler dururdum. Hayvanlar da ağırlaşırdı ben türkü söyleyince. Babam anlatırdı mesela bir askere mektup yazmış, komşunun bir oğluna, çocukları varmış arkasında. Sen üzülme ağasının aslanı Hatice ile Osman diye eklemiş oraya bir mısra, babamda da varmış yani bir şeyler. Bizde de varmış ama hiç aklıma gelmezdi şiir yazmak. Ne zaman ki o çocuk geldi ‘şiir yazdım’ dedi. Orada bir emanet daktilo vardı. Oturdum başına 12 kıta şiir yazdım, ilk şiirimdi. Sonra onu bir taşla kızın camından attım. O günden sonra selamlaşmaya başladık. Çocuklara da  ‘O artık yengeniz, bundan sonra ona laf yok’ dedim. Onlar da saygılı davranmaya başladılar tabi.”

ŞİİR YARIŞMASINDA DÖRDÜNCÜ OLDU

O günden sonra şiir yazmaya devam ettiğini söyleyen Şefkati, “Bugün Gazetesi’nde bir şiir yarışması vardı. Oraya göndermek için 9 tane şiir yazdım. En son bir tane daha yazmıştım ne olur ne olmaz diye onu da yolladım. Ben askerdeyken bir yazı geldi o şiirim dördüncü olmuş, resim istediler. O da bana cesaret verdi ve askerde şiir yazmaya devam ettim, defterimi hiç yanımdan ayırmadım. Eğer ben şiir yazmasaydım ya veremden ölürdüm ya da tımarhanede delirirdim” dedi.

43 YILLIK AŞKIN BELGESELİ YAPILDI

İstanbul Kültür Üniversitesi (İKÜ) Sanat ve Tasarım Fakültesi Öğretim Elemanı Yönetmen Ahmet Bikiç de İKÜ Sinema Kulübü öğrencileriyle birlikte şimdi 66 yaşında olan Şefkati’nin yaşadığı köye giderek 43 yıllık aşkın belgeselini çekti. Çekimler sırasında öğrencilere hikayesini anlatan Şefkati, o günlere yeniden döndüğü için duygusal anlar yaşadı.