Askerlerimiz hepimizin gözbebeği olmalı. Analarının kuzusu, halkın canını korumak için gerektiğinde canını feda eden, devlete emanet edilmiş çocuklarımız onlar.
Muhtelif yerlerde ama en çok da Manisa’da zehirlenip duruyorlar. Üstelik genç bir askerin ölüm vakası da var.

Her şeyi araştırıyorlarmış, iyi de bu kaçıncı zehirlenme?
Yemek şirketi Maşallah almış yürümüş… Komutanlara farklı yemek tamam da erlere de doğru düzgün şeyler veririz olmaz mı canlarını vatan için veriyor genç yürekler…
Nihayet sözleşme fes edilmiş yemek şirketi ile. İnşallah yarın bir gün başka bir isimle ortaya çıkmazlar. Hem niye bu kadar beklendi, bilinmez; acaba kendi çocukları olsaydı böyle mi davranırdı sorumlular?
Bin 47 hastanelik olmuş, biri yaşamını yitirmiş. Nasıl oluyor bu? Yarın bunun üstünü örtenler olursa eğer daha kötü olaylarla karşılaşırız. Kimse ders almaz ve birilerinin cebi dolar.

Alan-veren mutlu, anlaşır giderler ama ya askerlerimiz? Onlara iyi bakmalıyız ki vatan için nöbet tutabilsinler, bizim için silah atabilsinler. Askerde ast üst arasındaki yemek farkını da anlayabilmiş değilim. , astsubay can da askerlerin ki can değil mi? Oysa aynı yemeği farklı odalarda yiyebilirler. Hem aradaki fark kalkmış olur hem de komutanlarına saygıları artmış olur.

Kışlaların alım satım denetimleri çok önemli geçtiğimiz ay ortaya at eti satıldığını bile Genel Yayın Koordinatörümüz Orhan Uğuroğlu’nun yazısından öğrenmiştik. Nasıl bir denetimsizlik söz konusuysa artık siz varın hayal edin at eti satılan bir ordumuz var. Bunu kimler denetliyor bu sözleşmeyi kimler yapıyor birileri hesap vermeli. Orduya at etini sokan zihniyet, askeri personelin zehirlenmesini de karşımıza çıkıyor…

Bakanın da yemek şirketinin açıklaması da aslında ilginç ama ilk olayda önlem alınmayışı işin en vahim tarafı.
Manisa’da aileler endişeli şekilde hastanelere koşturmuşlar. Çok normal, ben olsam gider hukuken de hesap sorardım.
Bu olaylar daha çok sıcakken yemin töreni düzenlenmiş. Endişeli aileler böylelikle, çocuklarını görme fırsatı bulmuş. Kim bilir ne demiştir çocukları annelerine…
İşte boşuna demiyorlar “askerlik yapmayan hiçbir şeyin kıymetini bilmez” diye.
Maalesef böyle böyle öğreniyorlar hayatta kalmanın kıymetini bilmeyi.

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

PAYLAŞ
Önceki İçerikHacı Bektaşı Veli
Sonraki İçerikYaz konserleri başlıyor
Rana Elik
Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi-Müzik Eğitimi bölümünü bitirdi. İki yıl TRT de spikerlik yaptıktan sonra Türkiye'nin ilk özel televizyonu Star 1 tv ye transfer oldu. 1998 yılında Kanal 6'ya geçti,6 ay sonra Amerika'ya gitti ve bir yıl süresince mesleki eğitimler ve kurslara katıldı. Daha sonra tv8, ETV, Kral TV, Kanal T, Kanal 34 televizyonlarında ana haber bültenlerini sundu, haber programlarını hazırladı ve yöneticilik yaptı.