Asgari ücret aynı kalacak sevinmeyin

0
38

Geleneksel yılsonu asgari ücret belirleme şenlikleri başladı. Rakamlar havada uçuşuyor. Aylık ücret, “en az üç bin lira olsun” diyen de var, “yüzde beş zam versek iyidir” diyen de. Şu kesin; zam oranı yüzde 20’yi geçmediği sürece, ki böyle bir artışı tarih yazmadı, asgari ücret yerinde sayacak, hatta eksiye düşecek.

ücret zammında en büyük ölçü enflasyon. Bu oran üzerinden ücret en fazla yüzde 10 zamla bin 544 olur. Buna inanmak güç, çünkü aynı oranda işçi emeklisine de zam yapılacak. Diyelim yapıldı, işte işin yanıltıcı yönü burada: Zam oranı geçmişi, sadece 2017 yılını telafi edecek, peki 2018 yılı enflasyonu ne olacak?
2017 Ocak ayında asgari ücret 1,404 liraydı. Yıl boyunca değişmedi ama enflasyon vurdu geçti. Bugün için reel asgari ücret, yani alım gücü 1,264 lira. Asgari ücretli, yüzde 10 zamla 2018’e, kağıt üzerinde artışla girse bile alım gücü 2017’nin gerisine de kalacak.
Dolar cinsinden kayıp 2017’de aylık en az 100 dolara ulaştı. Kur, 4 lirada kalsa bile yüzde 10 zamla 40 dolar artacak, ücret 388 dolar çıkacak ama 2017’ye göre 80 dolar gerilemiş olacak. En başta bu 80 doları kapatacağız ki 2018 yılında maaşlar en azından fazla erimesin. 80 dolar dediğiniz 320 lira, eklerseniz, 2017 yılının brüt maaşı net maaş olmalı. Bunlar hayal tabii, olması mümkün değil.

Zam çare değilse, ne yapılım denilirse, asgari ücretin yapısına, kesintilere bakalım Asgarî ücrette yıllardır bir yerleşmiş uygulama var. Artış ister yüz lira ister 10 bin lira olsun, kesintiler toplamı ücret oranının yüzde 21 ile sabit, değişmiyor, brütle net maaş arasındaki farkı bu orandan hesaplanıyor.
Bugün için kesintilerin başında 264 liralık SGK primi geliyor. Yıllarca konuşulur, asgari ücretliden gelir vergisi almayacağız diye, tam tersi oldu, bu yıl bir de gelir vergisi dilimlerine yakalandılar, maaşlar sonbaharda yüzde beş azaldı. Bu iki ayda bu oran yüzde 10 çıkacak. Ödenen vergi aylık 93, yıllık bin 118 lira. Bunu anladık da bu aylık 13, yıllık 158 liralık damga vergisi nedir? Devlet bununla mı açığını kapatıyor?

Bir de işsizlik fonu kesintisi var. İşsizlik sigorta kesintisi için işçi 17, işveren 35 lira ödüyor. Aylık az gözükse de toplamda yıllık 652 lirayı, işçinin bir aylık SGK primini karşılıyor. İşsizlik fonu, ödediği maaşları nerdeyse faiz ve kamu yardımlarıyla karşılıyor, geri kalan tutar faizde, tahvilde değerleniyor ve dahası kartopu gibi büyüyor. Bu yılsonunda 120 milyar liraya ulaşacak. Memlekette tüm çalışanlar işsiz kalsa en az beş yıl yeter.
Önerelim, toplam yüzde 21 olan kesintilerden, damga vergisini bir liraya çekin, gelir vergisini yarıya indirin, işsizlik fonu ödemelerini geçici olarak sıfırlayın. Bu yıl için 373 lira kesinti toplamını 250 liraya indirin, alın size 120 liralık zam. Kesintiler genelinde yüzde 15 indirim durumunda bile toplamda, asgari ücretlinin maaşı, zam yapmadan kendi içinde en az 75 lira artar. Maaşa beş puan zam yaparsanız asgari ücret yine yüzde 10 artmış gibi bin 544 lira olur. SGK prim kesintini de sabit tutarsanız alın ücret oldu bin 600 lira.

Ama bu olmaz, kabul edilmez, yüzde 21 kesintiye devam, gerisi kimin umurunda!
Efendim, devlet, bütçe, SGK açıkları derseniz, koca maliyemiz buradan en fazla 10-15 milyar lira kaybeder. Bir yıllık makam aracı, bina kiraları, yurt dışı gezileri, Hazine’nin iki haftalık borçlanmasına karşılık gelmez.
Bu noktada Türkiye, bu asgari ücretin manasını ve yapısını sorgulamalı. Asgari ücret, çalışma dünyasında eşitlik sağlanması, yoksulluğun azaltılması için bir mekanizma. Ama biz de vergi, istihdam maliyeti, SGK açıkları, kayıt dışı ekonomi demek. Ne alan memnun ne veren. Sonra da kalkıp kaçak istihdam, maliyet enflasyonu diyerek söylenip duruyoruz.

Kusura bakmasınlar, asgari ücretle büyüyüp, okuyup makam mevki sahipleri olanlar, nedense bu konuda en katı, tutucu kesim olurlar. Yıllarlar bildiklerinin dışına çıkmazlar. Maliyeci, verginin, primine düşer, işveren “yandık, bittik” der, işler sıkışır, sonra da asgari ücretliyi seçim malzemesi yapıp zam peşinde koştururlar.
Türkiye’nin bu yaman çelişkisi de artık bitmeli. İşin sırrı zamda değil, kesintilerde.