“Kırdığı ceviz kırkı geçti” diye bir deyim vardır ya; tam ABD’yi anlatıyor işte. 15 Temmuz darbe girişiminin arkasındaki esas güç oydu. Türkiye’yi Suudi Arabistan gibi kukla bir İslam ülkesi haline getirmek istiyordu. Başaramadı.

Girişimin lideri Fetullah Gülen’e hâlâ kol kanat geriyor. Adam Türkiye’ye gelirse anlatacaklarından korkuyor çünkü.
++
12 Eylül 1980 darbesinin olduğu gibi 27 Mayıs 1960 darbesinin de arkasında ABD vardı.
Kıbrıs’ta yaşanan Rum vahşetinin sorumlusu da ABD idi. Nitekim bu vahşeti önlemek için 1974’de yaptığımız Kıbrıs çıkarmasına en sert tepki ondan geldi, silah satışını durdurdu, yıllarca ambargo uyguladı.
PKK’yı besleyen güçlerden biri de ABD’dir. PKK’nın kollarından PYD’ye 4 bin tır silah vermekten çekinmedi.
Suriye’de ortalığı karıştıran da ABD oldu. Bizim Suriye merkezi yönetimiyle aramızın açılmasının perde arkasında da ABD’nin tahriki vardı.
ABD’nin son Zarrab olayındaki tavrı da malum.
++
“ABD, NATO’da müttefikimizdir, dostumuzdur. Aman aramızı bozmayalım” sözleri hikayedir.
Adını açıkça koyalım:
Bu ülke bizim düşmanımızdır.
Atacağımız her adımı buna göre atmamız gerekir.
Bu açıdan bakıldığında 56 İslam ülkesini İstanbul’da bir araya getirip Doğu Kudüs’ü Filistin’in başkenti ilan eden bir karara imza attırılması son derece başarılı bir hamle olmuştur.