Çevremizde rastladığımız vefasızlıkları görünce, “Vefa, İstanbul’da bir semt adından ibaret midir?” söylemi dilimizden dökülür ve düşünceye dalar gideriz. Hemen hemen hepimizin en az bir kere sarf ettiği bir cümledir bu.

Maalesef bu hafta izlediğimiz Galatasaray Medipol Başakşehir maçı öncesi, maç sırası ve sonrasında, Sarı Kırmızılı taraftarların doldurduğu tribünlerin Arda Turan’a karşı orantısız tepkisini görünce, bir kez daha dile getirmek durumunda kaldım işte o cümleyi.
Stat hoparlöründen Arda Turan ismi anons edilir edilmez yükselen küfür ve hakaretlerle karışık uğultuyu duyunca inanılmaz bir üzüntü ve şaşkınlık yaşadım.
Ne oldu, Arda Turan size ne yaptı da böyle bir tepki verme durumunda kaldınız. 2015 yılının Temmuz ayında başladığı Barselona serüveni, şimdilik kaydıyla bu sezonun devre arası yani Ocak ayında kiralık olarak geldiği Medipol Başakşehir’e gelerek noktalandı. Şimdilik diyorum çünkü; Arda halen İspanyol ekibinin oyuncusu ve Başakşehir’de 1.5 yıllığına kiralık olarak forma giyiyor.
Sanırım buraya kadar anlattıklarımda bir hata yok. Son derece normal, sıradan bir futbol-futbolcu öyküsü bu. Ancak burada anlaşılamayan şey, Galatasaray taraftarının, kendi bağrından yetişen bir oyuncusunu, bir dünya markası olarak yurt dışına gönderdiği Arda’yı, bir başka forma altında karşısında görmeye olan hazımsızlığı…
Ne demek yani; Galatasaray forması giymiş bir oyuncu, bir daha ölene dek Galatasaray’a karşı oynamamalı mı? Böyle bir şey olabilir mi?
Bu arada şunu da söylemeden geçemeyeceğim; Galatasaray taraftarı, 61 dakika eski takımı Galatasaray’a karşı Medipol Başakşehir forması giyerek sahada kalan Arda’nın, gösterdiği performansı tahmin edebilseydi sanırım hiç de böylesi bir tepki göstermezdi. Laf aramızda Arda da eski takımını hiç mi hiç üzmedi. Sahada varlığıyla yokluğu fark edilmeyen bir oyun ortaya koydu.
Bu işin latifesi tabi ki. Ancak cidden anlamak mümkün değil bu durumu. Adam ekmek yediği, geçimini sağladığı işini yapıyor. Para karşılığında formasını giydiği takımla birlikte sahaya çıkıp mücadelesini veriyor. Bundan daha doğal ne olabilir bilemiyorum.
Ayrıca Arda’nın Galatasaray’dan gidişini de, Barselona’dan Medipol Başakşehir’e gelişini de şöyle gözümün önünden geçiriyorum. Her ikisinde de, adamın Galatasaray’ın aleyhine, ya da üçkağıt içeren, hukuk dışı yaptığı hiçbir şey yok. Tek suçu Galatasaray’a karşı oynamak…
Doğrusunu söylemek gerekirse, bu durumun zaman zaman tüm takımlarda olduğunun altını çizmek gerek. Profesyonelliğin getirisi olan bu gayet normal durumu, hazım edemeyen tüm kulüp ve camiaları şiddetle kınıyor, futbol dünyasında böylesi sahnelerin bir daha oluşmamasını diliyorum.
Kalın sağlıcakla…