Arabuluculuk müessesesi ile çok kapılı adliyeye geçiş

0
18

Arabuluculuk müessesesi ülkemizde fazla bilinmiyor!

Arabulucu ve Bağımsız Arabuluculuk ve Alternatif Uyuşmazlık Çözüm Merkezi Başkanı Dursun Yassıkaya,”İşçi arabuluculuk sisteminde sermaye karşısında masaya eşit şartlarda oturuyor. İşçi isterse sürece dahil oluyor, isterse kendi öz iradesiyle takip edebiliyor” Türkiye’deki mahkemelerin zaman kayıplarını engelleyip tasarruf yapmak, iş yüklerini hafifletmek, işçi ve işveren arasındaki sorunların çözülmesi için, Bağımsız Arabuluculuk ve Alternatif Uyuşmazlık Çözüm Merkezi (BAM), açıldı. Arabulucu ve Bağımsız Arabuluculuk ve Alternatif Uyuşmazlık Çözüm Merkezi Başkanı Dursun Yassıkaya ile arabuluculuk  müessesesi üzerine söyleşi gerçekleştirdik.

Dursun Yassıkaya,” Adalet Bakanlığı arabuluculuk siciline kayıtlı arabulucuyum.

Arabuluculuk müessesesi Türk Hukuk sisteminde yeni olan bir müessesedir. Özelikle iş ve işçi uyuşmazlıkları konusunda zorunluluktan sonra kamuoyunda tartışılır ve bilinir hale geldi. Ancak bizim kanaatimize göre daha bilinmemektedir. Arabuluculuk ile Türk Hukuk sisteminde hak, temenni anlayış, tarafların menfaat temelli anlayışına evrildi ve ikisinin bir arada yürüyeceği bir sisteme döndü. Bu ikili hukuk sistemi gibi görülse de aslında tek bir sistem. Arabuluculuk müessesesi tamamen tarafların özgür iradesiyle süreçte aktif rol alabilecekleri ve süreç içerisinde sonuçlarına kendilerinin karar verebileceği bir süreçtir” dedi.

Yassıkaya, “Arabuluculuk işçi ve işveren uyuşmazlıklarında 1 Ocak itibariyle zorunlu hale geldi. Arabuluculuk müessesesi 2018 yılında aile hukukunda 250 bin TL kadar olan ticari uyuşmazlıklarda zorunlu hale gelecek. Devlet özel hukuk alanındaki uyuşmazlıklarda denetleyici rolünü oynayacak. Dolayısıyla arabuluculuk müessesine tarafların gitmesi elde edemedikleri, uzun süren dava ve yargılama sürecini sonuca erdirecek bir sistem. Türk Hukuk sisteminin içinde bulunduğu koşullar içerisinde bir cezalama gibi anlaşılmaya başlamıştı. Mahkemelerin iş yükü tarafları mutsuz eder hale geldi ve kazanan taraf haklıyım dese de mutlu olamadı. Türk Hukuk sistemi Dünyada gelişmiş toplumlara paralel olarak arabuluculuk müessesesini tartışıyor, fakat çok bilinmiyor. Burada barolara, sivil toplum örgütlerine görev düşmektedir.”

Yassıkaya,” Sendikalara yapmış olduğumuz ziyaretlerde “alo arabuluculuk” hattı oluşturulmalı şeklinde önerilerimiz oldu.

Biz sendikalara ücretsiz eğitimler vermeyi teklif ettik. Toplum maalesef işçinin sermaye karşısındaki duruşu ile süreçteki eşitlik anlayışını anlamış değildir. Doğru anlatıldığında ve doğru uygulandığında sonuçları itibarıyla herkesi memnun edici bir süreçtir.”

Türkiye genelinde 13 bin arabuluculuk eğitimi almış avukat olduğunu vurgulayan Dursun Yassıkaya,” Arabulucu olmanız için Hukuk Fakültesi mezunu olmak ve meslekte 5 yılı bitirmeniz ve sertifika almanız gerekmektedir. Türkiye’nin önünde 25 yıllık bir süreç var. Çünkü devlet özel hukuk alanında yargılama sürecinde denetim mekanizması olarak rol almak istiyor. Bu süreç toplumumuza çok uygun bir durum. Bu nedenle bizde katkı vermek istiyoruz.” dedi.

Yassıkaya, “Batıda arabuluculuk örnekleri başarı ortalamasının 50 ve daha sonraki yaş gruplarında yetenekli olduğunu gösteriyor. Bizler de 9 avukat bir araya gelerek arabuluculuk merkezi kurduk. Bu merkezde amacımız tamamen tarafsız olmak, hukuk sisteminde arabuluculuğun gelişmesini sağlamak. Paralel olarak bir de arabuluculuk derneğini kurduk. Bu dernekle birlikte arabuluculuk eğitim sistemini de birlikte götürmeyi hedefliyoruz. 1 Aralık’ta Ankara Barosu’nda bir panel düzenleyeceğiz. Arabuluculuk sistemiyle birlikte uzun yargılamalar kısa sürede çözülecek ve iş hukuku çözülmezlikleri çok erken bir sürede sonuca ulaşacak. Bu süreç 3 hafta sürecek.”

“İşçi arabuluculuk sisteminde sermaye karşısında eşit, masaya eşit şartlarda oturuyor. İşçi isterse sürece dahil oluyor, isterse kendi öz iradesiyle takip edebiliyor. Adalet Bakanlığı’nın adliyede bulunan arabuluculuk şubeleri kapanacak ve vatandaş tek kapılı adliyeden çok kapılı adliye sistemine geçecek. Özgür, tarafsız, gizli bir süreçle taraflar tamamlamış olacak” dedi.

GÜVENSİZLİK ORTAMI KALKMIŞ OLUYOR

Yassıkaya,” Vatandaşların arabuluculuk sistemine güvenmemesi gibi bir durum olmaz. Arabulucu bir süreç hakkında karar vermiyor. Sadece süreci yürüten ve koordine eden üçüncü kişi durumundadır. Arabuluculuk sürecinde taraflar menfaatimi nasıl korurum diyerek bizlere başvuruyor. Kısacası arabulucu sizlerin adına karar vermiyor ve güvensizlik ortamı kalkmış oluyor.

Vatandaşlar haklarını 1 Ocak itibariyle oluşturulan adliyelerde bulunan arabuluculuk şubelerine müracaat edebilirler veya bizim gibi kurulmuş olan merkezlere başvurabilirler. Adliyelerde arabuluculuk şubelerine sürecin başlaması için bir kişinin başvurması yeterken, bizim gibi bağımsız çalışan yerlere her iki tarafında başvurması gerekiyor. İleriki dönemlere işveren ve işçi çözümsüzlüklerinde ilk başvurulan yerler arabuluculuk yerleri olacak.

Yassıkaya, “Bu sürecin olumlu yönleri işverenler ve işçi temsilcilikleri olan sendikalar sürece yeteri kadar hazır olmadıklarını düşünüyoruz. Avukat meslektaşlarımızın da yeteri kadar hazır olmadıklarını düşünüyoruz. Bu süreç avukatlıkta da uzmanlığı getirecek. Doğru uygulanan, doğru insanlarla yürütülen süreçlerde olumsuzluğun çıkması mümkün değil” dedi.

ARABULUCULUK TOPLUMUMUZA YAKIN BİR SİSTEM

Arabulucu ve Bağımsız Arabuluculuk ve Alternatif Uyuşmazlık Çözüm Merkezi arabulucularından Eda Günday’da sistem hakkında bilgi verdi.

Eda Günday, “Arabuluculuk sistemi bizim toplumumuza çok yakın bir sistem. Türk hukuk sistemine de 2006’dan beri yavaş yavaş girmeye başladı. Son çıkan kanunla birlikte İş Mahkemeleri‘nde arabuluculuk zorunlu hale getirildi. Bu zorunluluk dava şartı anlamında.

1 Ocak 2018’den itibaren iş uyuşmazlıklarında, işçi ve işveren uyuşmazlıklarında taraflar öncelikle arabuluculara başvuracak. Eğer uzlaşamazlarsa davaya çevrilecek. Bu sistem barışa, refaha ve tarafsızlığa katkı sağlayacak. İnsanlar bir masaya oturduğunda empati kurarak kendilerini ve birbirlerini anlayabiliyorlar ama adliyede böyle bir durum söz konusu olmuyor. Ayrıca ekonomik süreç, mahkeme adliye işleri daha külfetli olabiliyor. Taraflar arabuluculukla işlerini halledebilirlerse daha az masraf yaparak çözüm sağlayabilirler.

“Bizler Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı kalarak demokratik düzene bağlı arabulucularız. En iyi şekilde vatandaşlarımıza ulaşmaya çalışıyoruz” diyerek sözlerini noktaladı.

Paylaş
Önceki İçerikAh ulan Rıza!
Sonraki İçerikHaketmediğimiz bir şöhret(!) Bizi bekliyor!
Ali Baran Fayık

Ali Baran Fayık, Marmara İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü mezunu, Kırıkkale Üniv. Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi 3. sınıf Öğrencisi, Sonsöz de yazıları ile sizlerle…