Ana Sayfa Ekonomi Türk ve Rus anne babalı 1 milyon çocuk

Türk ve Rus anne babalı 1 milyon çocuk

530
PAYLAŞ
ANTALYA SANAYICI VE ISADAMLARI DERNEGI’NIN 18’INCI OAGAN TOLANTISINA KATILAN BAIB BASKANI MUSTAFA SATICI (SOLDAKI GRI CEKETLI), RUSYA’YA 1 MILYON TON YAS SEBZE VE MEYVE IHRAC EDILDIGINI SOYLEDI. TUFOFED BASKANI OSMAN AYIK (SAG BASTAKI)ISE ANNE- BABASI RUS VE TURK OLAN BIR MILYON COCUK OLDUGUNU SOYLEDI. (FOTO: MEHMET CINAR/ANTALYA-DHA)

BATI Akdeniz İhracatcılar Birliği (BAİB) Başkanı Mustafa satıcı, Rusya’ya 1 milyon tona yakın yaş meyve ve sebze ihraç edildiğini, bu oranın 50’den fazla ülkeye yapılan ihracattan fazla olduğunu söyledi.

ANTALYA SANAYICI VE ISADAMLARI DERNEGI’NIN 18’INCI OAGAN TOLANTISINA KATILAN BAIB BASKANI MUSTAFA SATICI, RUSYA’YA 1 MILYON TON YAS SEBZE VE MEYVE IHRAC EDILDIGINI SOYLEDI. TUFOFED BASKANI OSMAN AYIK (SAG BASTAKI)ISE ANNE- BABASI RUS VE  TURK OLAN BIR MILYON COCUK OLDUGUNU SOYLEDI. (FOTO: MEHMET CINAR/ANTALYA-DHA)
ANTALYA SANAYICI VE ISADAMLARI DERNEGI’NIN 18’INCI OAGAN TOLANTISINA KATILAN BAIB BASKANI MUSTAFA SATICI, RUSYA’YA 1 MILYON TON YAS SEBZE VE MEYVE IHRAC EDILDIGINI SOYLEDI. TUFOFED BASKANI OSMAN AYIK (SAG BASTAKI)ISE ANNE- BABASI RUS VE TURK OLAN BIR MILYON COCUK OLDUGUNU SOYLEDI. (FOTO: MEHMET CINAR/ANTALYA-DHA)

Türkiye Otelciler Federasyonu TÜROFED Başkanı Osman Ayık ise kayıp Rus turistin otellerde tükettiği yaş meyve sebzenin de ihracata eş değer olduğunu belirtip, anne-babası Türk ve Rus olan 1 milyon çocuk olduğunu belirtti.

Antalya Sanayici ve İşadamları Derneği’nin 18’inci olağan toplantısının konukları Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜROFED) Başkanı Osman Ayık ve Batı Akdeniz İhracatçılar Birliği (BAİB) Başkanı Mustafa Satıcı oldu. Turizm ve tarım sektörünün iki temsilcisi ‘Rusya ile Yaşananlar ve Antalya’ya Yansımaları’ konusunda değerlendirmelerde bulundu.

AMBARGOLAR İKİ TARAFI DA ETKİLER 

Rusya ile son zamanlarda yaşadığımız krizin siyasi, askeri ve ekonomik olmak üzere üç farklı boyutu olduğunu anlatan BAİB Başkanı Mustafa Satıcı, iki ülke arasında çok köklü ilişkilerden bahsetti. Uçak düşürme krizi sonrası Rostov’daki bir Türk halı fabrikasında Rus yetkililerin yaptığı denetimi anlatan Satıcı, “Fabrikada 20 civarında Türk, 400 civarında Rus çalışıyor. Bu tarz kriz ve ambargolar iki taraflı etkiler yaratıyor. Çünkü özel teşebbüsün mutlaka bir partneri var” dedi.

UÇAK ANTALYA’YA DÜŞTÜ 

İki ülkenin ithalat ve ihracat rakamlarını anlatan Mustafa Satıcı, yaşanan olayların Türkiye’nin elini çok fazla rahatlatmayan bir durum olduğunu, bu anlamda Rusya’ya bağımlı olduğumuzun söylenebileceğini ifade etti. İki ülkenin birbirini tamamlayabildiği gibi birbirine muhtaç da olduğunu söyleyen Satıcı, Antalya’da yapılan ‘Uçak Antalya’ya düştü’ şeklindeki değerlendirmeleri hatırlatarak, turizmden yabancıya konut satışına, tüm bunları düşündüğünüzde etkisinin çok daha fazla olduğunun görülebileceğini açıkladı.

50 ÜLKEDEN FAZLASINI RUSYA’YA SATIYORDUK 

Yaş meyve sebze ihracatının yarısından fazlasının Rusya’ya yapıldığı ve oranın yaklaşık yüzde 60 olduğunu kaydeden Satıcı, Rusya’nın 50’den fazla ülkeye yapılan yaş meyve sebzeden ihracatından daha çok ürün aldığını dile getirdi. Satıcı, “Bölgemizden ihraç edilen domatesin yüzde 75’i, salatalığın yüzde 70’i, narın yüzde 60’ı, diğer ürün gruplarının yaklaşık yüzde 10’u Rusya’ya ihraç ediliyor. Totalde Rusya’ya ihraç edilen yaş meyve sebzenin yaklaşık yüzde 40’ı Antalya bölgesi ürünü. Toplam Rusya’ya ihraç edilen yaş meyve grubunun sadece yüzde 30 tek başına domates. Rusya’ya ihraç edilen her üç üründen birini domates oluşturuyor” dedi.

90 BİN TON ÜRÜN RUSYA KAPILARINDA KALDI 

24 Kasım’da uçak düşürülmesi nedeniyle 25 Kasım’dan itibaren tüm gümrükleri Rusya’nın fiili olarak kapattığını belirten Satıcı şöyle devam etti: “Türkiye’den ihraç edilen ürünler limanda beklemeye başladı, yaklaşık 90 bin ton ürün. Bu kadar yüklü ürünün olmasının da temel sebebi yılbaşı öncesi pazarın talebine bağlı firmaların yaptığı yükleme programı ve bu anlamda yaş meyve sebze sektörü çok talihsiz bir zamanda yakalandı. Çok ağır uygulamalar, kısıtlamalar nedeniyle ürünlerde bozulmalar oldu ve bir kısmı iade edildi ve haliyle firmalarımız o günden itibaren Rusya’ya yüklemeleri durdurdu.”

RUSYA’YA GİDECEK ÜRÜNÜN YARISI İÇ PAZARA YARISI DİĞER PAZARLARA  

Bu durumun sektörde panik yarattığını, ancak Başbakan’ın talimatıyla bununla ilgili paket oluşturulduğu ve dün Bakanlar Kurulu’ndan geçtiğini açıklayan Satıcı, şöyle dedi:

“İhraç edilen, bozulan ürünlerle ilgili devlet ihracatçıya ödeme yapacak. Rusya’nın beyanına göre 1 Ocak’tan itibaren yasak getirileceği bekleniyor ve farklı pazarlar için teşvik mekanizmaları devreye sokuldu ve ürün fiyatları da normale dönmeye başladı. Rusya’ya ihraç edemeyeceğimiz 1 milyon ton ürün ve kısa vadede farklı pazarlara ulaştırmak söylem olarak kolay değil. İhraç edilen ürünler genel olarak hem üretim fazlası, hem dış pazarların talep ettiği kalitede ürünler. 15 milyon ton yaklaşık ihracatımız ve toplam üretimin yaklaşık yüzde 25’ini ihraç ediyoruz. Rusya yasağının devam etmesi hesabına binaen 1 milyon tonun yaklaşık yarısı alternatif pazarlarda tüketilebilir, gerisi de iç pazarda tüketilecek.”

FİYATLAR YÜZDE 15 DÜŞER 

Ekonomi Bakanlığı’nın aldığı tedbirler çerçevesinde de üretici fiyatlarının çok fazla aşağı inmeyeceğini dile getiren Mustafa Satıcı, ortalama ürün fiyatlarında yüzde 15 civarında gerilemeye sebep olabileceğini söyledi. Satıcı, “Üretici açsından bir yıkım olmayacak. Anormal bir panik havası vardı ve kısa zamanda da atlatıldı. Rusya yarın yasaklamayı kaldırsa da o pazara girmede sıkıntılar sürecek. Rusya açısından da bu yasaklamanın uzun vadeli olabileceğini düşünmüyorum. Çünkü kış döneminde ithalatının yarısı Türkiye’den ve bunu Mısır veya başka ülkeden karşılama şansı yok. Fas’ın Rusya’ya ihracatını artırması Avrupa’ya azaltması demek ve buda bizim için Avrupa’ya daha fazla ürün ihracatı sağlar” dedi.

 TÜRK ve RUS EVLİLİKLERİNDEN DOĞAN ÇOCUK SAYISI 1 MİLYON 

Rusya krizine ilişkin çok da enseyi karartmamak gerektiğini belirten TÜROFED Başkanı Osman Ayık, geçmişi yüzyıllara dayanan ve son 25 yılda da çok özel ilişkiler olduğunu söyledi. Annesi-babası Türk ve Rus olan yaklaşık 1 milyon çocuğun olduğunun ifade edildiğini belirten Osman Ayık, “Bu iki toplum aslında birbirine bu kadar geçmiş grift bir hale dönüşmüş. Bu yapının bu kadar hızlı gelişmesindeki en önemli unsurlardan biri de turizmin çok farklı katkıları olmuş. Karşılıklı gelip gitmeler bu ilişkileri iste istemez pekiştirmiş, ısıtmış ve bu seviyelere kadar getirmiş” dedi.

TÜRKİYE’YE GELEN RUSLARIN YÜZDE 77’Sİ ANTALYA’YI TERCİH EDİYOR 

2014’de Türkiye’ye gelen Rus turist sayısının 4 milyon 479 bin iken, Rusya’daki devalüasyonun da etkileriyle bu yıl Ocak- döneminde 3 milyon 537 bine düştüğünü kaydeden Osman Ayık, “800-900 bin bir gerileme söz konusu. Rusya’dan yurtdışına gidenlerin en çok tercihi Türkiye’dir. Tatile çıkan Rusların yüzde 25’i Türkiye’ye gelmekte. Bunun içinde Antalya’nın payı 2014’de 3,5 milyon. Ocak- döneminde 2.8 milyon civarında. 650 bin civarında bir gerileme söz konusu. Türkiye’ye seyahat eden Rusların da yaklaşık yüzde 77’si Antalya’yı tercih etmiş ve Antalya, Türkiye’deki en önemli nokta haline gelmiş. Birçok Rus misafir ilk yurtdışı tatil dönemini Türkiye ve Antalya’da yaşadı. Birçoğu da aslında Antalya’yı öyle bir tanıdılar, benimsediler ki neredeyse Antalya’yı kendi ülkelerinin bir şehri gibi, dünyada başka bir noktaymış gibi algıladılar” ifadelerini kullandı.

RUS HALKI ÜZERİNDE PUTİN’İN ÇOK ETKİSİ VAR 

Uçak ile başlayan sürecin nasıl sonuçlar doğuracağının öngörüde bulunmanın mümkün görünmediğini belirten Ayık, Rus pazarına yönelik yaratılan ürün niteliğinde değişiklikler yapılması gerektiğini de kaydetti. Rus halkının çok duygusal ve yukarıdan aşağıya gelen her türlü etki ve tepkiden etkilenen bir toplum olduğuna değinen TÜROFED Başkanı, “Dolayısıyla sayın Putin’in de o toplum üzerinde çok büyük etkisi var. Onun yönetmesi ve yönlendirmesiyle o toplum çok farklı hareket edebilir, tüm geleceğini, seyahat eğilimleri ona göre planlayabilir. Putin hepsinde çok belirleyici olabilir. Belki kendimizi buna göre yeni baştan konumlandırmamız gerekebilir” dedi.

KAYIP RUS TURİSTİN TÜKETTİĞİ SEBZE MEYVE İHRACATTAKİ KAYBA EŞDEĞER 

Turizmin Antalya için önemine dikkat çeken ve 12 milyon üzerinde misafirin yüzde 25’inin Rus uyruklu olduğunu anlatan Ayık, şöyle devam etti: “Bu kayıp ister istemez Antalya’da genel alamda ekonominin seyrini de değiştiriyor. 55 sektörü de tetikleyen bir sektör. Antalya’da 12 milyonun insanın tükettiği yaş meyve sebzeye bakarsak biz de ihracata gönderilen kadar tüketiyoruz ve üstelik hiçbir gümrük duvarına çarpmadan tüketiyoruz. Ve doğal olarak buradaki kayıp ihracattaki kaybımıza eş değer veya daha yüksek bir oran olabilir. 650 bin kayıp sektördeki tüm dengeleri değiştirdi. Alternatif pazarlarda kapatmaya dönük hamleler oldu ve bir takım fiyat indirimi yapıldı. Rus pazarında bir takım aksiyonlar alındı, ama olumlu tepki alıp kaybı geri çeviremedik. Maliyeti bize bunun 0’la yüzde 35-40 arasında değişen fiyat kayıplarına neden oldu. Yılın bütününde yüzde 15-20 arasında gelir kaybı söz konusudur. Yılın sonunda bilançolar kapatılınca hem turizmci hem tedarikçi bazındaki birçok arkadaşımız bunu yaşayacak.”

YÖNETİCİLER BAZINDA GERİLİM TIRMANYA DEVAM EDECEK GÖZÜKÜYOR 

Şu anki sıkıntının 2016 ve sonraki yıllarda nasıl seyredeceğine dönük belli bir öngörüde bulunmanın çok mümkün gözükmediğini ifade eden Osman Ayık, itidalli davranılmadığı takdirde, özellikle her iki ülkede de yönetici bazında, gerilimin tırmanmaya devam edeceğinin gözüktüğünü kaydetti. Bulunduğumuz coğrafyadaki sıkıntıların da çözülmediği ve Fransa’daki terör saldırısı sonrası Avrupa’da ve tüm dünyada insanların seyahat eğiliminin azaldığı, güvensizlik hissettiğinden de bahseden Ayık, bugün barış çubukları açılmış olsa bile 2016’da bir kaybın olacağını öngörebildiğini de belirtti. TÜROFED Başkanı Ayık, sözlerini şöyle tamamladı: “Bu kayıp 500 bin, 1 milyon veya 700-800 bin olur. Minimum ben geçen senenin üzerinde bir rakamı daha kaybederiz diye düşünüyorum. Geri dönüş 2017-2018’den itibaren başlayabilir, ama en erken tahminime göre 5 sene içinde ancak geliriz. Şahsen Rus pazarıyla ilgili beklentilerim bu doğrultuda. Ama bizim için çok karamsar olmayı gerektiren bir durum mu? Yandığımız, yıkıldığımız, battığımız gün mü? Hayır, değil. Çünkü bu sektör kendini birçok anlamda ispat etmiş bir sektör ve biz bugünlere boşuna gelmedik. Çaba, gayret, çok dinamik bir yapı ve ürünümüz ve vazgeçilmez standartta paranın alabileceği en iyi hizmeti sunmamız bizim tercih nedenimiz oldu. Bir takım alışkanlıklar kazanmıştık ve bu rehavet ortamından sıyrılma zamanı. Belki keşfetmemiz gereken başka şeyler var.”

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam