Ana Sayfa Yazarlar Anlayana Odun..!

Anlayana Odun..!

71
PAYLAŞ

İfade özgürlüğü kavramının ne anlama geldiğini tartışmak günümüzde boşuna bir uğraş gibi geliyor bana. Gazetecilerin susturulduğu, bazılarının ise silahlı bir saldırıya uğrayabildikleri bir ortamda aslında neyi anlatayım? Bu kavram, esasen bu iktidarın kabul edeceği anlamlar taşımıyor; tıpkı 1950’li yıllarda iktidara gelen Demokrat Parti (DP) iktidarının kabul etmediği gibi. Hoş, bu iktidarın en üst düzeydeki yetkilileri de zaten anılan partiye olan özlemlerini dile getirmekte bir sorun görmüyorlar.

Hadi yurt dışından o zaman gelen eleştirileri bir kenara bırakalım bugünkü gençlik, ’60 dönemi öncesinde en azından, DP’nin TBMM’nde oluşturduğu sansür kurulunu ve ülkemizdeki günlük gazetelerin muhalif durumundakilerin yarı sayfalarının beyaz (yani yazısız) şekilde çıkmış bulunduklarını hatırlayamazlar, bilemezler elbette!
Kimsenin siyasetçi dahi olsa özel hayatına dokunmadığı bir dönemde, hükümetin uygulamalarına karşı, hele ki ‘köy enstitülerine’ karşı gösterilen bir tepkiyi kaleme alanların başına gelenleri rahatlıkla okumanız mümkündür. ‘Odunu gösterirsem milletvekili seçilir’ kavramının, bugünün %49’undan fazla seçmenin oyunu alan başbakanını bile yerin dibine itebilecek geçerlilikte olduğunun hesabını kim verecektir acaba?
Rahmetli Menderes’in de ifadesiyle ne yazık ki günümüzde tek seçici, bu söze uygun kişiyi başbakan olarak atayabilecek duruma geldi! Başbakan Davutoğlu’nun olmayan meziyetlerini buradan paylaştım; ancak hiçbir zaman Menderes’in tanımladığı odun değildi, olmadı! Yandaş medyanın ise (biat edeceği %100 garantili bir dostun) Menderes tanımına uygun bir başbakan arzulanmakta olduğuna ilişkin haberleri lütfen iyi okuyalım. Bu tanıma uygun bir başbakan seçilmesi, unutmayalım ki, hem şahsına, hem de onu seçen kitleye karşı olumsuz anlam taşır ve taşımalıdır. Ancak biatçılarda bu demokratik anlayış nerede? Ve buna karşı uyanmayı seçebilecek seçmen nerede.
Bu arada işçi, köylü, taşeron çalışanın ağlayışlarına ise lütfen kanmamak lazım dostlar. Zira bu arkadaşların yaşadıkları mahallerde, kendilerine en ağır şartları bir makarna paketiyle hafifletmeye çalışan ve iktidarın oyunu da alabilen de bunlar değil midir?

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam