Son zamanlarda Ankara’da hangi ortamda olursak olalım bir sesi duyulduğunda bir tedirginlik yaşandığını görüyoruz. Hemen sorular başlıyor, “bir şey mi oluyor, bir şey mi var?

En son geçen Pazartesi günü tam iftar vaktinde bulunduğumuz yerde, ezan sesini bastıran gök gürültüsüne helikopter sesleri de karışınca herkes camlara üşüştü. Bir tedirginlik, bir kaygı, “bir şey mi oluyor, bu saatte neden helikopterler uçuyor?” sorularına cevap aranıyor. Sonra öğrendik ki devlet büyüklerimiz bir iftar programına katılıyorlarmış, onun için yukarıdan güvenlik takibi yapılıyormuş. Buna rağmen insanların yüzündeki kaygı dolu ifadeler, helikopter sesi yok olana kadar devam etti.

’nın gerçekten helikopter sesinden paniklemeye hakkı var. Ankara semaları yakın zamana kadar güvenlik ve takip amaçlı uçan polis ve şehrin göbeğindeki komutanlıklardan sürekli havalanan askerleri helikopterle doluydu. Kitlesel gösteri veya toplantı olduğunda sabahtan gece yarılarına kadar helikopter sesleri yankılanıp dururdu. Üstelik Akıncı üssüne iki de bir inip kalkan askeri kargo uçaklarının yanı sıra özellikle sabah saatlerinde doğu ve güney yönlerinden gelen Esenboğa bağlantılı yerli yabancı yolcu uçakları havadaki hareketliliği daha da artırırdı. bu seslere alışılmıştı, hayatın sıradan bir parçası haline gelmişti, önemsemezdi. .
Ancak 15 Temmuz’dan sonra bu sesler azaldı, yok oldu. Akıncı kapatılınca askeri kargo uçakları başka üslere yönlendirildi. O hain gece koyulan ”her türlü hava aracının Ankara üzerindeki uçuş yasağıyla” yolcu uçaklarının rotası değişti. Askeri helikopterler de uçmaz oldu. Ara sıra uçan polis helikopterleri dışında Ankara semaları sessizliğe büründü.

Demek havadan gelen bu sesler Ankaralı’nın bilinçaltına ne kadar yerleşmiş ki şimdi ne zaman biraz uzun süren bir helikopter sesi duysa gökyüzüne bakıyor, helikopterin tur attığı bölgeyi tahmin etmeye çalışıyor, bir yandan TV, radyo haber kanalları açıyor, sosyal medyayı tarıyor, olmadı birilerini arıyor, “bir şey mi var” sorusuna cevap bulmaya çalışıyor.

Yakın zamandaki kanlı saldırılarının, 15 Temmuz gecesi yaşananların Ankaralı’yı nasıl etkilediği, psikolojisini nasıl bozduğu en sıradan bir helikopter sesinde “sendroma” dönüşmüş bir şekilde ortaya çıkıyor.

Helikopter seslerine bir de yol kenarlarına beş metrede bir dizilen polisler, askerler, orasından burasından uzun antenlerin sarktığı alışılmamış zırhlı güvenlik araçlarının görüntüsü, ambulans sirenleri ve tıkanan trafik eklendi mi Ankaralı hemen başlıyor sormaya, “bir şey mi var, bir şey mi oluyor?
Bu yazıyı yazdığımız sabahın çok erken saatlerinde polis helikopterleri Meclis-Saray güzergâh üzerinde tur atmaya başlamıştı bile.
Bir şey olmuyor. Sayın Cumhurbaşkanı grup konuşması için Meclis’e çıkış yapıyor.

Devlet büyüklerimiz kadar vatandaşın güvenliği her şeyden önemli ama Ankaralı o kadar tedirgin ki en ufak seste “bir şey mi oldu, oluyor?” sorusunu sormadan duramıyor.
Helikopter sendromunu “seslere alışarak ve korkularımızı yenerek” yakın zamanda aşarız inşallah.