25 Mayıs 2013 Cumartesi, saat: 19.00 da Gazi Üniversitesi Müzik Bölümü salonunda Türk Halk Müziğimizin çok değerli ustası hemşerimiz NİDA TÜFEKÇİ anıldı.

1 Mart 1929 ‘da Akdağmadeni’nde doğan N.Tüfekçi,Akdağmadeni ve Boğazlıyan’da orta öğrenimden sonra Maliye Okulu’nda eğitimini sürdürürken TRT ‘de Yurttan Sesler Proğramı yapan Muzaffer Sarısözen’le tanışır ve yaşamında bir dönüm noktası olur.
Halk müziğinin çok seçkin sanatçısı Neriman Altındağ ile evlenen , iki değerli sanatçının bütün alşanlarda kader birliğinin en güzel örneğini verirler.
18 Eylül 1993 yılında aramızdan ayrılan Nida Tüfekçi,halk müziğimizin önde gelen ustaları arasında yerini alır ve hakkında çok sayıda araştırma, belgesel ve yayın yapılır.
Sürmeli tarzı, tezenesi hiçbir zaman unutulmaz ve yeni sanatçılara örnek gösterilir. Eskiler, saz çalanlara ” Nida Tüfekçi gibi çal” derler.
Eşiyle birlikte “Memleket Türküleri” kitabını çıkaran Nida Tüfekçi, İstanbul Türk Musikisi Devlet Konservatıuvarında dersler vermiş ve öğrencilere, kültürümüzü türkülerle öğretmiştir.
Murat Çobanoğlu, Şeref Taşlıva gibi usta halk ozanlarından yararlanarak türküler derlemiştir.
Yöresel halk ağzını türkülere akataran sanatçı Nida Tüfekçi,halkın kalbinde özel bir taht kurmuştur.
“Hapishane Önünde İncir Ağacı- Al Yanak Aşllanıyor- Ahu gözlerini Sevdiğim Dilber ve Sabahınan Esen Seher yeli mi” ve daha nice türküleri hepimiz mırıldanır, dertlerimize, duygularımıza arkadaş ederiz. Türkü ustaları gönül dostları olarak hep yaşarlar.
Yozgat Dernekleri Federasyonu ile Gazi Üniversitesi İpek Yolu Müzik topluluğu işbirliğinde düzenlen proğramda protokol konuşmalarını takiben, NİDA TÜFEKÇİ belgeseli gösterimi yapıldı ve çok değerli sanatçılar NİDA TÜFEKÇİ’nin derlediği türküleri üç saat süreyle seslendirdiler.
Gazi Üniversitesi Müzik bölümü öğretim üyesi,hemşerimiz Yrd. Doç Dr. Murat Karabulut tarafından kurulan ” İPEK YOLU MÜZİK TOPLULUĞU” ses ve saz sanatçıları geceye renk kattılar ve büyük takdirle karşılandılar. Murat Karabulut’u bu özel ve üstün çalıçmaları nedeniyle özel olarak kuıtluyorum.
Nida Tüfekçi’nin aramızdan ayrılışının 20. yılında ,bu anlamlı ve önemli proğramı düzenlemede emeği geçenleri gönülden kutluyorum. Türküler biz bizler türküleriz.Türkülerin dili halkın sesidir.Türkülerde ruh vardır, duygu ve düşünceler vardır, dil ve nefes vardır, yaşamı algılama ve anlatma vardır, hayatın seslendirilmesi ezgiye ve nağmelere aktarılması vardır.Sazın teline, insanın benliğine yansıyan türkülerimiz kimliğimizin ve kişiliğimizin özgün değerleridir.

İnsanlığın ortak kültür mirası türkülerimiz , UNESCO tarafından ” Somut olmayan kültür mirası” olarak değerlendirilmiş ve karar altına alınmıştır. Bu alanda tüm okullarımıza önemli görevler düşmektedir.
Salono dolduran katılımcılar söylenen türkülere eşlik ettiler. Böylesine anlamlı bir gecenin düzenlenmesinden duyulan mutluluğu dile getirdiler.
Bozkırın ” uzun ve kırık havaları” gönüllerde yankılandı. Tüfekçinin yurt çapında derlediği 1000 ‘nin üzerinde türkülerin hepsini söylemeye zaman yeterli olmadı. Ülkemizin zengin ve renkli halk kültürümüz içinde yer alan , halk türkülerimizi derleyerek en büyük repertuvarı TRT ye kazandıraran Nida Tüfekci, her zaman hatı lanacak ve saygı ile anılacaktır.

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...