Ana Sayfa Kültür-Sanat Ankara bir ekol kaybetti

Ankara bir ekol kaybetti

179
PAYLAŞ

Ankara’nın en köklü barlarından olan Siyah Beyaz’ın kurucusu Faruk Sade geçtiğimiz günlerde hayatını kaybetti. Başkentin simgesi haline gelen Siyah Beyaz’ı yaratan Faruk Sade, Ankara için ekol bir kişilikti.

faruk-sade1 Ağustos’ta geçirdiği kalp krizi nedeniyle hayatını kaybeden Faruk Sade, 4 Şubat 1984’te açılan Siyah Beyaz Sanat Galerisi’nin kurucusuydu. Aynı zamanda Ankara’nın köklü barlarından biri olan Siyah Beyaz’ın hayranları bu beklenmedik kayıpla derin bir üzüntü yaşadı.

ODTÜ Mimarlık Fakültesi’ni bitiren Sade, aynı zamanda Bahçelievler Deneme Lisesi mezunuydu. Üniversite sonrası mastır yapmak üzere Paris’e gitmeye karar veren Sade, sanata duyduğu büyük ilgi sonucu, Ankara’ya döndüğünde Siyah Beyaz’ın ilk adımını atıyor. Daha sonra ekonomik bir destek sağlaması amacıyla bir de bar açmaya karar veriyor. Bir aile apartmanının içerisinde yer alan Siyah Beyaz’ın, kurucusu Faruk Sade, bar ve galerinin açılma fikrini “Bir şeye karar verdim mi sonuna kadar giderim” şeklinde özetliyor. Siyah Beyaz Sanat Galerisi, bugüne kadar 500’ün üzerinde sergiye ev sahipliği yaptı. Siyah Beyaz, Türkiye’nin son döneminde insanları hayrete düşürecek kadar istikrarlı bir geçmiş zenginliğine de sahipti.

042ÖMÜR BOYU UNUTULMAZ

Sanatçı Bedri Baykam, Faruk Sade’nin ölümünün ardından üzüntülerini şöyle dile getirmişti. “Faruk, son derece kendini bu işe adamış, son derece kaliteli bir galerici olarak genç sanatçılara olanak sağlamış, sanata açtığı yollar dışında da eşsiz bir dost, mükemmel bir arkadaş, mükemmel bir beraber yaşama, paylaşımda bulunma partneri. Ömür boyu unutulmaz.”

Ortaya koymuş olduğu çalışmalarla Ankara’nın köklü sanat insanlarından biri olan Faruk Sade, bu çalışmalarıyla, adından söz ettirmeye ve hatırlanmaya devam edecek.

045Sade, Siyah Beyaz’ın öyküsünü şöyle anlatmıştı:

“Aslında sanatla hiçbir ilgim yoktu. ODTÜ Mimarlık Fakültesi’nde okuyordum. Tahsile, master yapmak üzere Paris’te devam edeyim dedim. Güllü (Aybar), Ali (Güreli), Mimarlık’tan arkadaşlarım, zaten oradaydılar, ben de gittim. Evimiz, 210 Bulvard Raspail’de, okul 216’daydı. Ama hiç okula gidemedim. Mastır hikâye oldu. Çalıştım, takıldım. Aslında Ankara’da galeri açmadan önce hedef, Paris’te bir galeri açmaktı. Bir ilan üzerine gereken parayı buldum.  Sonra öğrendik ki bulduğumuz para kadar bir para da hava parası için gerekiyormuş, açamadık. Yıllar sonra Ankara’da açtık”.

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam