Anıtkabir’de rekor bekleniyor!

0
42

Türkiye’de bir şeylerin değiştiğini ilk anladığım zaman 8 yaşındaydım…

Evimiz Ankara Hacı Bayram camisine bir taş atımı mesafedeki 4 katlı Bayramoğlu apartmanın üçüncü katındaydı ve arkasında, benim küçük 3 tekerlekli bisikletime binebileceğim kadar geniş bir terası vardı…

Okuldan dönmüş ve bisikletimi kapıp kendimi terasa atmıştım ki, beni çok korkutan bir şey meydana geldi… Bulunduğum yerden üst bölümünü görebildiğim minarede, bir adam hiç anlamadığım şeyleri bağırarak söylüyordu…

Bisikletimi bırakıp telaşla eve döndüm… Bir taraftan avaz avaz bağırıyordum…

Babaannem beni sakinleştirip, ne olduğunu öğrenmeye çalıştı önce… Sonra da “sadece ezan okunduğunu” söyleyerek yatıştırmak istedi…

Elbette ki ezan nedir biliyordum ama bu ezan olamazdı ki… Bebekliğimden beri dinleyip ezberlediğim ezan “Tanrı uludur” diye başlıyordu…

Babaannem “yeni hükümetin ezanın Türkçe okunmasını yasakladığını, bunlar böyle Arapça okunacağını” söylediğinde kafama dank etti “Türkiye’de bir şeylerin değiştiği” gerçeği…

…Ve ömrümün sonraki 10 yılı, ilk 8 yılda “bana öğretilenlerden nasıl uzaklaşıldığını” gözlemleyerek geçti ister istemez…

Önce sokaklarda görmeye alışmadığımız kıyafetlere bürünmüş kişilere rastlamaya başladık, sonra bunların kendilerini “Ticcani” olarak tanımladıklarını öğrendik…

Ama bardak Atatürk heykellerine yapılan saldırılar başladığında taşıverdi…

Ankara Zafer Meydanı’nda ve Orduevi’nin yanı başındaki heykele saldıranı, galeyana gelmiş halkın elinden kurtarmak kolay olmamıştı…

İktidarın el değiştirmesini fırsat bilen karşı devrimciler, heveslerini kursaklarına gömüp, yeni bir bekleme evresine girdiler… Çünkü Atatürkçü ilkelerle donatılmış kuşaklarla, “onların karşısına çıkabilecek başka kuşaklar olmadan” baş edemeyecekleri görmüştüler…

…Ve bu “başka kuşaklara” ancak onları eğiterek kavuşabileceklerinin de farkındaydılar…

Gerçi arada bir ipin ucunu koparıp “10 Kasımların bir bayram gibi kutlanmasını” önerenler oluyor ama, asıl tehlikeli olan sessiz ve sinsiler…

Atatürk o kadar büyük bir lider ki, çok sıkıştıkları zamanlarda onlar bile gölgesine sığınmaya çalışıyorlar… En ilginci, birden Atatürkçü kesilivermeleri…

Lafla Atatürkçü olunmaz… Önce onun ilkelerine uygun davranıp, bunu halka göstermeleri gerek…

Ne var ki, tamamen kendi eserleri olan durum buna izin vermez… Dağılma çok hızlı olur…

…Ve kazanan taraf yine Atatürk ve gerçek Atatürkçüler olur..!