Ana Sayfa Yazarlar “Amid” adı üzerine…

“Amid” adı üzerine…

232
PAYLAŞ

Amid adı XVI. Yüzyılda Diyarbekir şehir merkezine ve Diyarbekir sancağına verilen ad olarak karşımıza çıkmaktadır. Eyaletin bütünü ise Diyar-ı Bekir (Diyarbekir) olarak adlandırılmıştır.

YILMAZ KURT1“ʿAmîd” kelimesi Sâsânîler ve Selçuklularda bazı unvan ve memuriyet isimlerinde kullanılmıştı: Amîdü’l-cüyûş, Amîdü’l-mülk, Amîdü’d-devle gibi. Amîd unvanı taşıyan kişiler genellikle idari ve malî işlerle görevlidirler (Fuad Köprülü, “Amîd”, İA, I, 399-400). Unvan olarak kullanılan “Amîd” kelimesinin “ayın” harfi ile yazıldığını ve sözlükte “çok hasta, aşk hastası” gibi anlamlar yanında “önder, şef, komutan” anlamında da kullanıldığını görmekteyiz.

YILMAZ KURT Diyarbekir şehir merkezini ifade etmek için kullanılan Amid ismi ise “elif”le yazılmaktaydı. Kelimenin Farsça “gelmek” anlamındaki “âmeden” fiilinden türeyen “âmed” kelimesi de “Amid” ile aynı imla ile yazılır ve “gelme, geliş” anlamında kullanılır. Osmanlı devlet teşkilâtında “amedî”, “âmedçilik” diye görev bulunduğunu da bilmekteyiz. Ancak kelimenin Arapça veya Farsça kökten değil Roma dönemindeki adı olan “Amida” kelimesinden gelmiş olması akla daha uygundur. Hatta “Amid” isminin Asurlulardan (M.Ö. 1300) kalma bir kılıç üzerinde Amida şeklinde geçmiş olması Romalılardan daha eskiye dayandığını göstermektedir. Evliya Çelebi ise, şehrin “Kara Amid” diye adlandırılmasının sebebini kalesindeki siyah renkli taşlara bağlar.
Amid adını bugün bazı kimseler Amed şeklinde telaffuz etmeyi tercih etmektedirler. MEB İslam Ansiklopedisi’nde “Amidî” yani “Amidli” “Diyarbekirli” olarak anılan pek çok bilim adamı yer almaktadır. “Amid adı Osmanlı belgelerinde kullanılmamıştır” iddiası ise belgelerinin tamamı görülmeden acele verilmiş bir iddiadır:

YILMAZ KURT3TD.64(1518) Diyarbekir Mufassalı’nda şehir merkezinin ve sancağın adı Amid, eyaletin adı ise Diyarbekir olarak belirtilmiştir (Osmanlı Belgelerinde Diyarbakır, Diyarbakır 2011, s. 14-15).
Ankara Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Arşivi’nde bulunan 1564 tarihli 155 numaralı Diyarbekir Mufassal Tahrir Defteri’nde de aynı şekilde eyaletin adı Diyarbekir; sancağın adı ise Amid olarak geçmektedir. “Kānûnnâme-i Vilâyet-i Diyarbekir” ve “Fihrist-i Defter-i Mufassal-ı Livâ-i Amid, Nefs-i Amid maʿa Emvâl-i Müteferrika” başlıkları da bu durumu açıkça kanıtlar. Amid’in iki nahiyesi de “Garbî-i Amid” ve “Şarkî-i Amid” adıyla anılmaktaydı. Diyarbekir merkez kazasının da adı “Kazâ-i Amid” idi. Şehrin adı için de “nefs-i Amid” deyimi kullanılmıştı (TD.155, v. 1b).
Diyar-ı Bekir (Diyarbekir) adı ise, Araplar zamanında Bekir bin Vail’in bu toprakları fethi sırasında bu bölgeye verilmişti. Diyarbekir adının 1934 yılında Atatürk’ün Diyarbakır gezisi sırasında nasıl Diyarbakır’a dönüştüğünün ilginç hikâyesini Rahmetli Şevket Beysanoğlu belgeleri ile birlikte çok geniş olarak açıklamıştı (Anıtları ve Kitâbeleri İle Diyarbakır Tarihi, c.2, Ankara 1990).
Bir başka yazımızda bu konuya devam edeceğiz.

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam