Amerika’nın vize yasağına tepkiler devam ediyor. Birleşmiş milletler Genel Sekreteri böyle bir yasağın terörü engelleyemeyeceğini söyledi.

Haksız da sayılmaz terör örgütlerinin Avrupa vatandaşı olan üyesi o kadar çok ki çok rahat ellerini kollarını sallayarak istedikleri ülkeye girebilirler.
Ayrıca Trump’ın bahsettiği Suriye’deki güvenli bölgenin ne olduğunu tam bilmemekle beraber, bunun da insan haklarına aykırı olduğunu, orada kalmak istemeyen mültecilerin zorla alıkonamayacağını da açıkça söyledi.

Mültecileri ilk ziyaret edenlerden ünlü film yıldızı Angelina Julie de sesini yüksek çıkartanlardan oldu. Direkt başkan Trump’a söyledikleri dikkat çekiciydi. Aslında kısa ve özetle şöyle demek istedi: “Ey Trump yaptığın yanlış, ayrıca Türkiye’ye bak, 3 milyon mülteciyi misafir ediyor sen Amerika’daki 18 bin kişiyi problem ediyorsun.” Böylelikle ufak bir destek de Türkiye’ye atmış oldu.

Arapların hiç sesi çıkmadığı gibi bir soruya cevap veren birleşik Arap Emirlikleri prensi, ABD’nin çoğunluğu Müslüman olan ülkelere getirdiği vize yasağının Amerika’nın en doğal hakkı olduğunu söylemesi de Arapların İslam’a katkısının ne yüce (!) olduğunu göstermesi açısından önemliydi.
Dikkat ederseniz son zamanlarda kadınların sesi daha yüksek çıkmaya başladı. Avrupa’da ilk tepki veren de yine kadın Başbakan Merkel olmuştu. Sosyal medya üzerinde de en çok ünlü kadınların tepkileri yükseliyor, üstelik bunların hiçbiri Müslümanda değil…
Bir yandan Avusturalya fırça yediği Trump’a, “Ama Obama bize giderayak söz verdi, anlaşma yaptık, bizim hapsettiğimiz mültecileri alacaktı. Obama gitti şimdi senin alman gerekiyor” diyor.

Yeni başkan Trump ise “senin konuşmanı da, anlaşmayı da beğenmedim” deyip tak diye adamın suratına telefonu kapatmıştı. Bu anlaşmayı daha önce duymadık ama Avustralyalıların ülkelerine gelen mültecileri kötü şartlarda barındırdığını öğrenmiş olduk. Özellikle gelen tüm mültecilerin hepsini bir adaya tıkıp pek çok faaliyetlerini kısıtlıyorlarmış. Özellikle Papua Yeni Gineliler adaya gelen mültecilerin geri gitmesini istiyorlarmış çünkü kaldıkları süre içeresinde cinayet ve tecavüz olayları artmış. Aslında bu tür olaylar Almanya’da da oldu fakat çok fazla haber yapılmadı her nasılsa.
Sonuçta bütün mülteciler aynı değildir ancak bütün mülteciler de bir ülkede olacak diye bir dayatma söz konusu olamaz.