İSTANBUL Yeni Yüzyıl Üniversitesi “Alzheimerlı Olmak Alzheimerlı Hasta İle Yaşamak” konulu sempozyum düzenledi. İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ünal, “65’li yaşlarda yüzde 6’larda 6 buçuklarda olan oran, 85’li yaşlara geldiğimizde toplumdaki her iki kişiden birinin Alzheimerlı olması gibi bir korkutucu tabloyla karşı karşıya bırakıyor bizi” dedi.

İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi Alev Ofluoğlu Konferans Salonu’nda gerçekleşen sempozyuma akademisyenler ve öğrenciler katıldı.

Sempozyumda Alzheimerı bütün yönleriyle irdelemeye çalıştıklarını söyleyen Prof. Dr. Ünal, “Güzel bir haber, yaş ortalamamız artıyor. Ama kötü haber yaş ortalamamızın artışıyla paralel olaraktan maalesef alzheimerlı hasta sayımız artıyor. Çünkü alzheimer hastalığı 65’li yaşlardan sonra maalesef her 5 yılda bir kendini ikiye katlayaraktan giden bir prevalansa sahip. Onun için 65’li yaşlarda yüzde 6’larda 6 buçuklarda olan oran, 85’li yaşlara geldiğimizde toplumdaki her iki kişiden birinin alzheimerlı olması gibi bir korkutucu tabloyla karşı karşıya bırakıyor bizi. Onun için farkındalığı arttıralım istedik” dedi.

“FİZİKSEL AKTİVİTE EN KORUYUCU FAKTÖR”

Günümüzün bir bölümünü muhakkak egzersize ayırmak gerektiğini dile getiren Prof. Dr. Ünal,”Fiziksel aktivite buradaki en koruyucu faktörlerden bir tanesi. Sürekli zihinsel aktivitelerimiz en koruyucu faktörlerden diğer biri. Onun için spor, egzersiz sürekli yaşantımızın içerisinde bulunsun istiyorum. Yani yemek yemek kadar, su içmek kadar doğal olsun. Günümüzün muhakkak bir bölümünü egzersize ayıralım. Egzersiz alzheimera giden süreci yavaşlatan, hatta durdurabilen bir süreç belki de. Çünkü yaşlılıkta kas iskelet sistemimizdeki kayıplar, denge problemleri çok ciddi problemlerin yaşanmasına neden oluyor. Yani yaşlanmak doğal bir süreç ama sağlıklı yaşlanabilmek lazım. İşte alzheimer bu sağlıklı yaşlanabilmeyi ortadan kaldıran bir faktör. Onun için sporumuzu yapalım, bol bol kitap okuyalım, müzik dinleyelim, resim yapalım, sanatsal aktivitelerin içerisinde olalım. Çevremizde ailemizden insanlar olsun, sevdiğimiz insanlar olsun ve dostlarımız olsun onlarla zaman geçirelim” dedi.

“TOPLUMUMUZ HER GEÇEN GÜN YAŞLANIYOR”

Yaşlanan toplumumuzda problemleri minimuma indirmek istediklerini söyleyen Prof. Dr. Ünal, “Artık toplumumuz her geçen gün yaşlanıyor. Çünkü araştırmalar göstermiş ki yapılan sağlık harcamalarının neredeyse 3’te 2’lik kısmı 65 yaş ve üzerindeki insanlarımız için yapılıyor. Ve bu yapılan harcamaların da yüzde 20’lik kısmı, o 3’te 2’lik kısmı, yüzde 20’lik kısmı son 6 ayı korumak için yapılıyor. Bu çok üzücü bir şey. Son 6 aydaki verdiğiniz bu çaba, hasta bunun farkında bile değil belki. Bir sürü spor salonları yapabiliriz, bir sürü kültürel merkezler yapalım ki insanlarımız Alzheimera giden yolunu uzatalım” diye konuştu.

Alzheimer’in üç sınıfta incelendiğini belirten Prof. Dr. Ünal, “Hafif dönem, orta dönem ve ileri dönem diye ayrılıyor. İşte basit unutkanlıklarla başlayıp, gittikçe ilerleyen artık yemek yemeyi, yutmayı, tuvalet yapmayı unutmaya kadar giden bir süreç. Konuşmanın başında söyledim, çocuklarınızın adını unutturmaya kadar giden, hatta bırakın onu çocuğunu olduğunu unutturmaya kadar giden bir süreç” dedi.