Alo, sayın mükellef?

0
51

Geçen Perşembe günü öğleden sonra cep telefonundan yarım saat içinde ardına beş altı arama yapılmış. Numaralar sabit telefondan, Ankara kodlu, Çankaya bölgesinden. O an cevap verememiştik, geri aradık kim bu ısrarcı arkadaş diye. Üç dört defa meşgul sinyalinden sonra ulaştık. Karşımıza vergi dairesi çıktı.

Hattaki bayan “sizi operatöre bağlıyorum” dediği saniyeler içinde kafamız karıştı. Vergi dairesi bizi niye arasın, bir yerlerden vergi borcu mu kaldı?” gibi sorular aklımızda dönerken bir memur karşımıza çıktı. “Beni aramışsınız, hayırdır?” derken TC kimlik numarası üzerinden kayıtlı dosyamıza girdi. Bakıldı, incelendi, “borcumuz yok” denildi ama emin olamadılar, bir memurun ismini verdiler. Bu sefer bu arkadaşı aradık yerinde yok, “yarın (yani Cuma günü) arayın” dediler.

Ama aldı bizi bir panik, bir kaygı, derin bir düşünce. Tahakkuk eden vergi borcumuz bir memurun aylık maaşını bile karşılamaz, “ben nerede yanlış yaptım, nereden, vergi borcum olur? şunu ödedim, bunu geç ödedim, araba taksiti de yatmıştı” soruları beynimizi kemiriyor. Hatta bir ara kalkıp oraya buraya atılmış ödeme makbuzlarını aramaya, bir ipucu bulur muyuz diye e-devlet üzerinden vergi hanesini karıştırmaya başladık. Hani derler ya, karşında devlet var, enseyi karattık, bekliyoruz.
Cuma, yani yapılandırmanın yapılandırmasının son yapılandırması günü, öğle saatlerinde ismi verilen memur arkadaşa ulaştık. O da aynı şekilde dosyamıza baktı bir iki soru sordu, “galiba genel aramadan sizi aramışlar” dedi.

Öğrendik ki Maliye Bakanlığı’nın talimatıyla, tüm vergi daireleri mükelleflerini telefonla arayıp, hem son yapılandırma hakkında bilgi veriyorlarmış, hem de “gel şu borcunu öde” diye sürekli arıyorlarmış.
Temize çıktık ama bildiğimiz devlet dediğin gönderir yazılı tebligatı, ona göre işlem yapılır. Bu yaşa geldik, en son telefonla muhatap olmak istediğiniz bir vergi dairesinden, samimî, yakın, sıcak bir diyalog, iletişim kurulduğunu ilk defa görüyoruz. İyi de neden telefonla yakın takip? İşin olumsuz tarafları:
Demek Maliye’nin çok şiddetli paraya ihtiyacı var, herkesi arıyorlar. Zaten kamu maliyesinin zor olduğunu, Hazine’nin yıllar sonra piyasalardan para toplamaya çıkmasıyla belli olmuştu. Diğeri, artık kaçış yok. Vergi dairesi sizi buldu. Maliyecilerin deyişi ile “kümesteki tavuklardan biri oldunuz, artık rahatlıkla tüylerinizi yolarlar”

Olumlu tarafları: Bu tür aramalarla (ama böyle samimi, emir veren tarzda değil) vatandaş vergi konusunda daha hassas davranabilir. Gönderilen iadeli taahhütlü tebligatlar eline geçmeyebilir, ama en azından sözlü hatırlatmalarla işler kolaylaştırılabilir. Aman aramasınlar diye vergi ödemeleri gününde yapılabilir.
Şunu da önerebiliriz: Eğer bu telefonla iletişim geri dönüşlerinde başarılı sağlandıysa bunun için Maliye Bakanlığı, Gelir İdaresi Başkanlığı bir iletişim, halkla ilişkiler programı başlatabilirler. Bu konuya yatkın personeli kursla eğitsinler, finansmanını Avrupa Birliği’nden alsınlar. Nasıl k, bankalarda müşteri temsilcisi oluyor, vergi dairelerinde de “mükellef temsilcisi” olsun. Bir sıkıntı halinde bu kişiyle muhatap olalım.
Bankalar borcunuzu biraz geciktirseniz gece gündüz arıyorlar da devletin vergi dairesi niye aramasın? Artık öyle medya üzerinden değil, birebir hatırlatsın, örneğin “yeniden yapılandırma borcunuzun ilk taksitine bir hafta var, ödemezsiniz gecikme farkı gelir” diye. Biraz psikolojik baskı olacak ama zamanında ödeyenlere de SMS’den bir teşekkür gönderirler, işler yeni bir mecraya taşınır.
Devletimiz, artık vatandaşla farklı diyalog kurmalı. Sopa göstererek, “icraya, haciz” tehditleriyle bir yere varılmıyor. Varılsaydı bu kadar yapılandırma olmazdı.