Almanya’nın yeni cumhurbaşkanını halk değil bin 260 kişiden oluşan kurul seçti.
Almanya’da Cumhurbaşkanını bin 260 seçici delegeden oluşan Federal Temsilciler Meclisi seçiyor.

Temsilciler Meclisi’nde 630 Federal Parlamento milletvekili ile eyaletlerin seçtiği 630 delege oy kullanıyor. Federal Temsilciler Meclisi Almanya’nın en büyük meclisi ve sadece Cumhurbaşkanını seçmek için toplanıyor. Hükümetin adayı Steinmeier’in ilk turda kazanması için 631 oy alması gerekiyordu. Steinmeier 931 oyla ilk turda seçimi kazandı
Federal Seçiciler Kurulu, Hristiyan Birlik Partileri (CDU/CSU) ve Sosyal Demokrat Parti’nin ortak adayı, 61 yaşındaki eski Dışişleri Bakanı Frank-Walter Steinmeier’i cumhurbaşkanı olarak seçmiş oldu.
Berlin’de Federal Meclis binasında bir araya gelen 1260 kişiden oluşan Federal Seçiciler Kurulu’nun oylarıyla Steinmeier, 12’inci Cumhurbaşkanı oldu.
Steinmeier, 1239 geçerli oydan 931’ini aldı. Yani oyların yüzde 74’ünü elde etti.
Bu arada “sivillerden oy verenler versin” dedi.
Türk sanatçı ve gazeteciler de vardı. Tabi böyle bir seçimde insan düşünüyor bu sanatçının yerine ben oy verseydim ne diyebilirdim?
Yani bir cumhurbaşkanı seçimi çok da büyük bir önem arz etmiyor gibi gözüküyor. Tabi bu sistemin kendisi ile ilintili.
Almanya Başbakanını böyle seçmiyor tabi. Yani burada öyle seçim heyecanı filan hissetmedik.
Ama Merkel adaylığını açıkladığında bile daha çok ses getirmişti.
Almanya bu seçimlere daha fazla odaklanıyor. Kafalardaki soru, cumhurbaşkanlığı seçiminde ki ittifakın başbakanlık seçimlerinde de sürüp sürmeyeceği.
Çünkü CDU ile CSU İşbirliğine devam edebilir çünkü uyum içindeler.
Bu arada Türkiye’de hiçbir zaman gerçekleşmeyecek şeyler Almanya’da olabiliyor rahatlıkla.
Mesela SPD’nin şimdiki Genel Başkanı Sigmar Gabriel yaptığı açıklamada, kendisinin Merkel’e karşı şansının olmadığını düşündüğünü söyleyip, parti başkanlığını bırakacağını ve başbakan adayı olmayacağını, yerine Martin Schulz’un aday olacağını açıkladı.
Haydi, buyurun gelin Türkiye’de böyle bir şeye şahit olun.
Acaba değişmeyi nerden başlatsak, sistemi mi yoksa insanlarımızı mı?