Ana Sayfa Yazarlar Almanya’nın yanlış kararını dışişlerine mal etmek!

Almanya’nın yanlış kararını dışişlerine mal etmek!

107
PAYLAŞ

Dünkü yazımda, 1915 olayları üzerine ülkemize ‘Soykırım’ yaftasını yapıştıran bir kararın Almanya Parlamentosu’nda alınabilmiş olması üzerine yapılması gerekenleri naçizane kendi fikrim olarak sizlere aktarmaya çalışmıştım.

Anılan kararın Almanya Parlamentosu’nda kabul edilmiş bulunmasının ardından, her ne kadar aramın çok da iyi olmadığı Dışişleri Bakanlığı’na yönelik bir suçlama kampanyasının tüm medyada yer almasını inanın ki, kahkahayla karşıladım. Zira bu kurumun eski bir mensubuyum!
Öncelikle şunun iyi anlaşılmasını isterim; bu kanun tasarısının varlığı en az bir yıldır biliniyordu Berlin Büyükelçiliğimiz tarafından. Ve hepimizin zamanında geçirdiği eğitimin de bir gereği olarak bu durum Ankara’daki yetkililerimize duyurulmuştu!
Tekraren ifade etmeliyim ki, Dışişleri Bakanlığı teşkilatı, ülkemiz lehinde veya aleyhinde yurtdışında olan ve olabilecek her tür haberi anlık olarak Ankara’ya bildirir. Ancak medyada bir türlü algılanamayan husus da şudur: Dışişleri Bakanlığı bildirimini yapar; ancak kendi başına hareket etmesi mümkün değildir! Kısacası, bilgiyi alan iktidarın, bu bilgi üzerine gereğini yapması gereklidir.
Daha önceki yazılarımda yazdığım gibi, Ermeni konusunda kamuoyuna en önemli bildirimleri yapmış bulunan bu kadronun, iktidarların kararlarına doğrudan etkide bulunması söz konusu da değildir. Sonuçta Dışişleri kadrosu, belirli dış politika durumları hakkında iktidara görüşlerini bildirir; ama asla yaptırımcı bir güce sahip değildir.
Her kamu kuruluşu gibi Dışişleri Bakanlığı da bir şekilde FETÖ’cü teşkilatlanmadan payını almıştır; ancak bu kurumda, doğruların karar mercilerine aktarılması için birçok denetleyici mekanizma da vardır en azından şimdilik.
Duygusallığın iç politikada harika bir malzeme teşkil ettiğini uzun yıllar öğrendik; ama dış politikada, özellikle bu politikaları uygulamaktan sorumlu Büyükelçiler açısından çok güçlükler yarattığını en azından kendi açımdan biliyorum. Ama medya bu; boş durur mu? Dışişleri Bakanlığı’na yüklen de yüklen! Yahu Ermeni meselesi ülkemizde bir akademik boşluğa kurban gidiyor ve bu konuda en büyük katkıyı yapan Dışişleri Bakanlığı eleştiriliyorsa, bu medyadaki arkadaşların bir öz eleştiriye gitmeleri gereklidir.
Beni üzen ise, Dışişleri Bakanlığı’ndaki önemli değerlerin Türkiye’deki iç siyaset kavgasına kurban gitmeleridir.
Yani dış politikadaki yanlışlıkları yüzünden değil!

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam