Allah’a havale ettik!

0
108

Globalleşmiş dünyada “tümüyle içe dönük” olarak yaşamak imkânsız… Denemeye kalkanların da, başı beladan kurtulmuyor…

“Peki, Türkiye’nin bu konudaki tutumu ne?” diye merak etmiyorsunuz her halde… Son zamanda en önemli çabaları içe dönük olan iktidarın, zaman zaman global olayları bile “içe dönük hesaplar için” kullanmaya çalıştığının farkında olmamak mümkün değil…

Süper güç ABD ile sorunlarımız var ve bunların halledilmesi için “Obama Yönetimi’nin sona ermesini fırsat olarak görüyoruz ama bunun bile “içe dönük” kullanıldığına tanık oluyoruz…

Peki, dünya Amerika’daki yönetim değişikliğine nasıl tepki veriyor..?

ABD Başkanlık koltuğuna oturan Donald Trump; dünyanın dört bir yanından kadınlar protestosuna uğruyor. ‘Women’s March’ adı verilen gösteriler Avustralya’dan Kenya’ya Fransa’dan Hindistan’a kadar yayıldı.

Gösterilerin ilki, günün erken saatlerinde Avustralya’da oldu… Göstericiler Trump karşıtı sloganlar attı ve yapılan konuşmalarda benzer siyasetçilerin Avustralya’da da iktidara gelebileceği uyarısında bulunuldu.

Fransa’nın başkenti Paris’te, Eiffel Kulesi yakınlarındaki Trocadero Meydanı’nda bir araya gelen kadınların Paris Barış Anıtı’na kadar yürüdü… “Teşekkürler Trump bizi aktivist yaptın”, “Benim adıma ve benim vergilerimle iktidarı satın alma”, “Sevgi Amerika’yı büyük yapar nefret değil”, “Biz halkız ve korkudan daha büyüğüz” yazılı pankartlar taşıyan göstericiler, Trump’ın kadın karşıtlığı ve ırkçılık içeren söylemlerini protesto etti… Fransa’nın Strasburg, Bordeaux, Marsilya ve Montpelier kentleri de, gösterilere sahre oldu…

Kadınların İngiltere’nin başkenti Londra’da ABD Büyükelçiliği önünde başlayan yürüyüşü, Trafalgar Meydanı’nda bitirdiler. Londra caddeleri, ‘Irkçılığa hayır, Trump’a hayır’, ‘Çöplük Trump’ sloganlarıyla çınladı…

Türkiye’de ise sosyal medya bu protesto ve yürüyüşlere fazla ilgi göstermedi…”Seçilmiş bir başkana böyle sözler söylenebilir mi?” diye merak edenler vardı arada… Ama rekoru kıran, bir AKP sempatizanının “Türkiye’de olsa, bizim kadın milletvekilleri olanları doğduklarına pişman ederdi” yorumu oldu…

Bu arada; Yemin Töreni’ne katılımın az olduğu yazan basın organlarına Trump’un verdiği yanıt da olay yarattı… “Onlar yalan yazan şerefsizler” şeklindeki bu ifade, dünyayı şaşırttı ama, on küsur yıldan beri böyle şeylere alışmış olan Türkiye’de normal bulundu…

Bizim açımızdan çok önemli olduğu halde, TBMM’deki Anayasa görüşmelerini daha önemli gören Başbakan’ın görüşmelerine katılmadığı Kıbrıs konusu da, giderek sarpa sarıyor…

Alman Deutsche Welle’de yer alan habere göre “Atina’nın Kıbrıs’ta “garantör güçler istemediğini” vurgulayan Yunan Dışişleri Bakanı Kotzias, “Türkiye garantör güç olma hakkında ısrar ederse ne olacak” şeklindeki soruyu “Garantör güçler ile akılsızca davranılmış olunur. Örneğin Rusya da gelip, Baltık ülkelerindeki Rusça konuşan halklar için müdahale hakkı istiyorum diyebilir. Böylelikle Pandora’nın kutusu açılmış olur. Biz egemenliğe sahip bir Kıbrıs istiyoruz, Aksi takdirde, Türkiye garantörlük hakları sayesinde AB’ye ilişkin konularda da söz hakkına sahip olabilir.” diye yanıtladı.

Şimdi benden, Yunanlı bakanını bu sözlerine yorum yapmamı beklemiyorsunuz her halde… Açık açık söylemiş adam…

Çaresiz kalan bazı bireylerin işi Allah’a havale etmesine alışığız toplum olarak… Ama Türkiye Cumhuriyeti bir birey değil devlettir…

…Ve sorunların çözümünü Allah’a havale eden devletlerin başarı şansı sıfırdır..!