Ali Koç: Seçim adil olursa kaybetmem

240

Ali Koç: “Normal şartlarda kaybetmememiz lazım. Ama şartlar normal değil” dedi. Fenerbahçe Kulübü Olağan Seçimli Genel Kurulu’nda başkan adayı olan Ali Koç, Demirören Medya Center’ı ziyaret etti.

Koç, Hürriyet Gazetesi’nde Doğan Haber Ajansı (DHA), CNN Türk, Kanal D ve D Smart’ın spor müdürleri, yazarları, muhabirleri ve editörlerinin sorularını yanıtladı. Fenerbahçe başkanlığına seçilmesi durumunda yapacakları ve hazır olan projeleri hakkında bilgiler veren Ali Koç, sportif direktörle 1 senedir çalıştıklarını, 100-110 oyuncu incelemeye aldıklarını dile getirdi. Sarı-lacivertli futbol takımının teknik patronu için şu an mevcut bir şeyin olmadığını ifade eden Koç, seçilmeleri durumunda hem Aykut Kocaman hem de belirlenen 10 adayın 5’e düştüğünü bu 5 isimle de müzakere yapacaklarını söyledi. Ali Koç, aday teknik adamlardan 5 tanesinin ise şu an başka takımlarla anlaştıklarını da ifade etti. Fenerbahçe için yapmak istediklerinin bir geceden bir geceye olmayacağını vurgularken, başkanlık seçimini normal şartlarda kaybetmemelerinin gerektiğini ancak şartların normal olmadığını da dile getirdi.  Fenerbahçe Başkan Adayı Ali Koç’un açıklamaları şu şekilde:

“YAPMAK İSTEDİĞİM FENERBAHÇE’DEKİ ACİL KONULARI ADRESLEYEBİLMEK”

Göreve geldiğinde eski başkanın yapmadığı neleri yapacağı sorulan Ali Koç, ” Provokatif bir soru (Gülüyor). Başkanımız hem Fenerbahçe hem de Türk sporu için çok şey yaptı. Benim düşüncem, 21’inci yüzyılda futbol endüstrisi çok başka bir seviyeye geldi. Hem yönetim şekli hem mali konular
tesisleşmeden sporcu yetiştirmeden, teknoloji kullanımından veri analizinden, bambaşka bir noktaya geldi. Eskiden arayı nasıl kapatacağız diye düşünürken, ara öyle açıldı ki belki de kapanmayacak noktaya geldi. Benim yapmak istediğim önce Fenerbahçe’deki acil konuları adresleyebilmek; Bunlar da üç ayaklı;
1- Sağlıklı bir mali yapı… Bugünden yarına olacak bir şey değil. Çok doğru, istikrarlı bir yaklaşımla gelirlerin artıp, giderlerin azaltılması, taşıdığımız borç maliyetinin ciddi anlamda düşürülmesi…
2- Futbol anlayışını baştan aşağıya değiştirebilmek… Bunu derken, Fenerbahçe Spor Kulübü’nün bir futbol kulübü, felsefesi ve ona göre yatırımlarının yapılması… Scouting’e çok önem veriyorum. İzlediğim, araştırdığım, analiz ettiğim konularda doğru yatırım yapıldığı takdirde en çok geri dönüşü yüksek olarak gördüğüm konu… Biz Türkiye olarak çok genç bir nüfusa sahibiz. Sporcu fabrikası olmamız gerek. Öz kaynağımızdan sporcu yetiştirmek konusunda akademik hususlar bizim için öncelik… Bunların arasında meyveyi en geç verecek konu olmasına rağmen…
3- Camia bakış açısını biraz değiştirmek istiyorum. Bu camianın potansiyeli çok yüksek. Bu camianın tekrar kenetlenip, sportif açıdan iyi günde ve kötü günde ‘3 Temmuz’da gördünüz o potansiyeli’ Fenerbahçe’yi hak ettiği noktaya getirebilmek gerek…
Bunu Cumhurbaşkanımız yapabilir ama dördüncüsü de… Hepimiz aynı gemideyiz. Evet hepimiz kendi takımlarımızdan sorumluyuz ama bir konu var ki yapıcı rekabet kültürü, felsefesini gerçekleştirmeden bu endüstrinin tüm paydaşlarının bir araya gelip, oturarak, konuşarak marka değeri ve yayın gelirlerini artırma, tribünlerin mütemadiyen dolu olmasını sağlama… Niye biz mesela en yaşlı yabancıların oynadığı ülke olalım… Bazı şeyler var ki kendi başınıza yaparsınız, bazı şeyler var ki ortak yaklaşım olmadığı sürece mümkün değil. Kulüpler, Kulüpler Birliği, federasyon, devlet ve medya… İçinde bulunduğumuz bana göre çirkin ortamın değişmesi, toplam faydanın daha fazla artırılması… Burada siz taraftara sunulan ortam ortada… Siz onlara güzel şeyleri sunduğunuz zaman alacağınız karşılık da ortada…” dedi.

“YÖNETİM YAKLAŞIMINDA UZUN VADELİ PLANLAR OLMALI”

Fenerbahçe Kulübü’nün en güçlü ve en zayıf yanlarının neler olduğunu sorulan Ali Koç, şu ifadeleri kullandı: “Fenerbahçe’nin en güçlü yönü, eşi ve benzeri olmayan aidiyet duygusunu taşıyan milyonlarca taraftarının olması… Ne yazık ki, kötü bir şekilde test edildi bu 3 Temmuz’da… Orada gösterdik… Beni de bu noktalara getiren olay bu. Taraftarın aidiyetinden maksimum şekilde faydalanılması gerekiyor. En zayıf nokta ise camianın temsili ve iletişimi… Yönetim yaklaşımında günü kurtarmak yaklaşımı olduğunu, daha rasyonel, daha gerçekçi, tutarlı kısa, orta, uzun vadeli planları olmalı… “Şampiyon olalım da seneye bakarız” mantalitesi var. Bunları değiştirecek, helvayı yapacak her türlü malzeme var. O helvayı yapmamız gerek.”

“OBRADOVİC BİZDE KALMAK İSTEDİĞİ SÜRECE, BİZ DE CEPHANEYİ SAĞLADIĞIMIZ SÜRECE DEVAM EDECEKTİR”

Fenerbahçe’nin basketbolda çıtayı çok yükselttiği ve Obradovic ile devam edilip edilmeyeceği sorulan Ali Koç, “Obradovic gelirken müzakereleri Semih Bey yapmıştı. O benden çok daha iyi bilir. Aslında bizim başarmak istediğimiz, sadece futbolda değil tüm branşlarda, çünkü futbolda başarı gelmeyince diğerleri gölgelenebiliyor. Basketbolda kalıcı başarıyı yaşadık. Geldi, takımı inşa etti, Final Four’a gittik. Dördüncü olduk, ikinci olduk, birinci olduk. Sağlık olsun. Ama bence bütçeleri ve ihtiyaç duyulan finansmanı sağladığınız sürece Obradovic’le pek çok başarı gelecektir. Bakın, kaç tane EuroLeague kupası kazanmış. Diğer koçlar kaç tane kazanmış? Bizim burada işimiz basketbolu yönetmek değil. Basketbolu yönetecek ekibe o cephaneliği verebilmek. Kendisi bizde kalmak istediği sürece, biz de cephaneyi sağladığımız sürece devam edecektir. Bizim zaten sağlamak istediğimiz kalıcı bir başarı… Sadece Obradovic’e değil, basketbolu yönetenlere şapka çıkarmak lazım. Ama Obradovic’in başarılarına bakınca hiç böyle başarıya sahip biri yok. Çok şanslı hissetmeliyiz. Gittiğim yerlerde, “Obradovic’le çalışmayı düşünmüyorsunuz” diyorlar. Dediler ki, “Başkanım bize gelip sizin Obradovic’le çalışmayacağınızı söyledi…” Böyle bir şey yok. O Fenerbahçe’nin zararına olur. Burada Ülker’e de teşekkür etmek lazım. Fenerbahçe’nin vizyonu değişti. Doğuş Grubu’na da teşekkür etmek lazım. Onlar da seviye atlattı. Basketbol için artık 8-10 değil, 20-30 milyon Euro bütçelerden bahsediyoruz. İnşallah bizler de seçilirsek bunun üzerine koyarak devam edebiliriz” diye konuştu.

” ‘SEVGİ EYLEM GEREKTİRİR’ DİYEREK YOLA ÇIKTIK “

Ali Koç, seçim kampanyası boyunca gördüğü ilgi ve sevgi ile ilgili olarak, “Sevginin ne olduğunu sen de çok iyi biliyorsun. Sahiplenilmek, sevilmek çok önemli bir olgu. Benim oğlum bu işe çok karşı… Ona anlatırken de hep, ‘Haklısın’ diyorum. 10 yaşında… Ama diyorum, ‘İşe şöyle bak. Bir baban var, seviliyor, güveniliyor, itibar ediliyor, beklenti çok. Milyonlarca Fenerbahçe taraftarı peşine takılmış. Gurur duy’ diyorum. Adını koyamayacağım bir karşılık gördüm. Yola çıkarken, ‘Sevgi eylem gerektirir’ diyerek yola çıktık. Yola çıkmamdaki en önemli unsurlardan biri de 2012’de yönetimden ayrıldığından beri büyük bir sevgi ve beklenti vardı. 2015’ten sonra, “Bugün olmasa da yarın elimi taşın altına koyarım” dediğimde hiçbir tarih yoktu aklımda… Ama üstümden büyük bir yük kalkmıştı. Bu yola çıktıktan sonra, “Sevgi eylem gerektirir” felsefesi içerisinde o kadar sevildiğimi anladım ki yaptıkları eylemlerden… Dijital ortamda, sokakta, yazılan mektuplarda, yapılan posterlerde… Bakın biz bir albüm yaptık şimdi internete koyacağız. Herkes, “Reklam parasıyla iş yapıyor” diye düşünebilir. Bir tane ne poster, ne billboard, ne bayrak yaptık. Tanımadığımız insanlara PDF dosyalarını yolladık sadece… Diğerleri sosyal medyada videolar yapıyorlar. Benim söylemlerinden şarkılar yapıyorlar. Moralim düşük olunca onlara bakıp keyfimi yerine getiriyorum. Kendimi çok şanslı hissetmekle beraber bu beklentiye nasıl layık olacağım endişesi taşıyorum. Benim kazanma kaybetme endişem yok. Kazansam da kaybetsem de kazanacağım. Ama benim endişem, kazanırsam nasıl layık olacağım ve bu camianın beklentilerini yerine getireceğim. Hayatımda gördüğüm en şerefli olay bu. İnşallah ben de onlara layık olabilirim” şeklinde konuştu.

“TÜM PAYDAŞLARIN BİR ARAYA GELİP UZUN VADELİ BİR STRATEJİ YAPMASI GEREKLİ”

Fenerbahçe camiasına olan vaatleri arasında ilk 3’e neleri koyacağı ve Türk futboluyla ilgili vaatleri sorulan Ali Koç, “Futbol tarafından başlayayım… Birkaç sene sonra Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadı’ndan kombine almak için bekleme sırası varsa, ben doğru bir iş yaptım… Olimpik branşlarda Fenerbahçe şu an hali hazırda başarılı… En çok sporcu yollayan kulübüz. En çok madalya kazanan olursa, doğru işler yapmış oluruz. Bir de, Fenerbahçe yaptığı her hareketle, eylemle, söylemle, saha içi, salonlar, pistlerde, hem de saha dışında örnek bir kulüp olarak gösterilebiliyorsa, nötr vatandaşlar, ana rakiplerimizin dışındakiler ve ana taraftarların içinde aklı selim insanlar, biz kazanınca rahatsız olmuyorlarsa, ben doğru iş yapmışımdır.

Türk futboluna gelince, yukarıda Sayın Yıldırım Demirören’le konuşuyorduk… Çok benzer frekanstayız bu konuda… O şöyle tarif etti; “Ben”i, “Biz”e çevirebilirsek başarılı oluruz. Birçok şeyi, “Biz”e çevirebilmeliyiz. Türkiye hem futbol takımları hem yetiştirdiği futbolcularla bir sporcu fabrikası olarak örnek olursa, bunu tüm paydaşların bir araya gelip uzun vadeli bir strateji yapması gerekli. Ben Fenerbahçe Kulübü Başkanı olarak bunun öncüsü, lideri, lokomotifi olabilirsem hayallerimi gerçekleştirmiş olurum” dedi.

“SPORTİF DİREKTÖRLE 1 SENEDİR ÇALIŞIYORUZ”

Futbol takımı ile ilgili şimdiden görüşme yaptığınız, anlaşma yaptığınız scout ekibi, sportif direktör ya da teknik direktör adayı var mı? şeklindeki soruya Ali Koç şöyle yanıt verdi: “Biliyorsunuz 1 sene evvel kongre üyelerimizin önünde açıklamıştım aday olacağımı. Başkanımız 16 ay önce diyor, sonra 18 ay diyor, geliştiriyor. O doğru değil. 1907 Derneği’nde kapalı ortamda aday olmayı düşündüğümü söylemiştim, o oradan kıstas alıyor. Dikkat ederseniz hiçbir aktivite yapmadım. Hatta resmi olarak açıkladıktan sonra da hiç listede yer almadım. Hatta tenkit edildim. “Bu nasıl başkanlık adayı” diye… İlk 11 haftada 17 puan almıştı Fenerbahçe… Orada bile sesimizi çıkarmamıştık. Sorulduğunda taraftarı desteğe çağırmıştık. Ama o sırada biz ne yaptık? “Yönetimde olsaydık neler yapardık” kısmını düşündük. Gezdik, gözlemledik, tanıştık, analiz ettik, takımları yaptık. Scout sistemlerini yaptık, akademilere, konferanslara, çalıştaylara baktık. Ve ilk başta ürktüm biliyor musunuz? Bambaşka bir dünya var orada… Bırakın arayı kapatmayı, aranın kapanmayacak kadar açıldığını tespit ettik. Ve bunların ne kadarını nasıl, ne şekilde bize uygulayabilirizi düşündük.

Hatta Fenerbahçe 15 maç oynadıktan sonra İngiltere’de bir teknoloji şirketiyle anlaştık. Fenerbahçe’yi incelemeye aldık. Tabii Fenerbahçe’yi inceleyince ana rakipleri de incelemen gerek. Galatasaray, Beşiktaş ve bu sene Başakşehir’di… Normalde ana rakip deyince Trabzon olur. Münferit performans, takım performansı ve teknik heyet performansı… Hepsinin etkilerini analiz ettik. Tabii aradan 39 maç falan geçti ve çok büyük veriler çıktı. Bu verileri belki siz, ben analiz etsek tam anlayamayabiliriz. Niye yaptık? En merak ettiğim konu teknolojinin bu işte nasıl kullanıldığı…

Veri analizi yaparak kulüplerin kendini nasıl daha rekabetçi hale getirmeye ve rakipleri nasıl çözmeye çalıştığını, bambaşka bir sistem olduğunu gördük. Ve onun üstüne çalışacağımız sportif direktörle beraber, onunla da 1 senedir çalışıyoruz. İhtiyaçlarımızı, zaaflarımızı, nerelere ihtiyaç olmadığını, nerelere nokta atış yapmamız ve yapmamamız gerektiğini analiz ettik.

Finansal sıkıntılardan dolayı da öncelikleri belirlememiz gerekiyor. O analiz üzerine bir scout ekibiyle 100-110 oyuncuyu incelemeye aldık. Çünkü bugünkü transfer politikasının, kadro mühendisliğinin, hatta Fenerbahçe’nin finansal sorunlarındaki en büyük nedenlerin de bu olduğunu bilerek çalışma yaptık.

Teknik direktör konusunda hiçbir çalışma yapmadık. Şampiyonluğa oynayan bir takım varken, Aykut Hoca varken bu çalışmayı yapmamız yanlış olurdu. Önceliklendirmeye ben çok çok önem ve ehemmiyet veriyorum. Bunun üzerine bir havuz yaptık. Bu havuzu sportif direktörle, hangi hocayla devam edeceksek… Aykut Hoca ise Aykut Hoca, yabancı hoca ise yabancı hoca seçecek… Sonra gittik yurt dışında bir insan kaynakları şirketiyle, önceliklerimiz, bize katabilecekleri konusunda, bütçelerimiz çerçevesinde bize uyabilecek bir hoca listesi çıkarttırdık. Ne yazık ki hoca listesinin yarısı şimdiden başkalarıyla el sıkıştı. Ama tabii biz harekete geçemezdik. Geçmişte biliyorsunuz Real Madrid bunu yapardı ama biz tabii ki öyle bir şeyi yapmadık. Hoca seçimimiz şu an mevcut değil. Ama düğmeye basacak her türlü hazırlığı yaptık. Seçilirsek hem Aykut Hocamız hem de belirlediğimiz diğer 5 kişiyle oturup müzakere yapacağız. Çünkü sonuçta hocanın da senin vizyonuna inanması lazım. Fenerbahçe gibi bir kulübe hoca getirmek çok zor değil. Ama aynı vizyonda olmak lazım. İstikrar olmazsa olmaz. Fenerbahçe’nin artık total bir futbol felsefesi, mantalite değişikliği ile gelmeli ve A takımdan alt yapıdaki en düşük yaş kategorisine kadar yerleştirilmeli.”

“AİLEM SONUNA KADAR ARKAMDA”

Babası Rahmi Koç’un Beşiktaş’a yıllarca destek verdiği ve Fenerbahçe başkanlığı için ailenin diğer üyelerini nasıl ikna ettiği sorulan Ali Koç, “Bu yaptığınız analizden şunu demek mümkün, “Rahmi Koç, Ali Koç’tan çok daha akıllı ve gerçekçi bir insan… Ama benim tutkum, sevdam, Fenerbahçe söz konusuysa ben biraz aileden farklı hareket eden bir insanım. Daha evvel CNN Türk’te de ifade etmiştim. Olmaması için her türlü telkinde bulundular. Her türlü argümanı sundular. Ama ben artık onlara okun yaydan çıktığını, niye böyle bir şey yapmak istediğimi ve bunu yaparken de benim sevdamdan ötürü onlara da zarar gelebileceğini belirterek bir noktaya geldim. Hepsinden Allah razı olsun. Sonuna kadar arkamdalar… Sevabıyla, günahıyla bir yola çıktım ama ben bu yola Fenerbahçeli Ali Koç olarak çıktım, Koç Holding’den Ali Koç olarak çıktım. Beni seven insanlar da, Fenerbahçeli Ali Koç olarak sevdi. İnşallah Allah utandırmaz” diye konuştu.

“FUTBOLDA BAŞARI OLMADAN GERİSİ GÖLGELENİYOR”

Fenerbahçe’nin 4 yıldır şampiyon olamadığı ve sarı-lacivertli camiadaki bu sabırsızlıkla nasıl mücadele edeceği sorulan Ali Koç, “Ben hayal vadetmiyorum. Çok enteresandır gittiğim yerlerde de 10 binlerce insanla temastayım. 2-3 saat toplantılardan sonra bekleyip insanlarla fotoğraf çektiriyorum. Bana, ‘Kimi transfer edeceksiniz’ diye sormuyorlar. Tek tük gençler oluyor, ‘Messi gelecek mi’ diyen… Ama çok dikkatimi çekiyor. Hoca veya yıldız oyuncu konusunu insanlar bana sormuyorlar. Onlar bu fikri satın aldı. Biz rasyonel davranacağız, tutarlı, gerçekçi olacağız diyoruz. Ama bunları söylerken de, ‘Ne olur bana 2 sene verin’ demiyorum. Biz yine de şampiyonluğa oynayan takımları kuracağız. Ama başka bir yaklaşımla, başka bir mantaliteyle… Fenerbahçe’de evet biz, 4 senedir şampiyon olmamaya razı değiliz. Futbolda başarı olmadan gerisi gölgeleniyor. Ben bilmiyor muyum, Barcelona’dan onu getiririm, oradan başkasını getiririm. Bakın başkanımız yeni demiş; “Avrupa’da ilk 8 olacağız” diye… Ama 20 senedir oradasınız… Ben yapabileceklerimi söylüyorum. Benim dediklerim gerçekleşmezse de, zamanı gelince bu camia beni de değiştirir. Kulağa hoş gelen, seçim kazandırmak için söylenen şeyler benim zaten fıtratımda yok. Ben bir şey söylediğim zaman, insanların gözünün içine bakıp sözümün arkasında durabilmem lazım. Benim itibarım, güvenim her şeyden önemli. Onun için insanlar benim peşimde… Bu güven kolay elde edilmiyor ama 1 günde kaybedilebilir. Camia sahiplenir, kabul eder, sabır gösterir amenna… Olmazsa da başkasını bulur” şeklinde konuştu.

“GRUP BANKAMIZ ŞAMPİYONLAR LİGİ SPONSORU DEĞİL”

FIFA’nın Dünya Kupası’nın kulüpler versiyonunu kurduğu ve 4 yılda bir oynanacağı hatırlatılan Ali Koç, Global oyunda sadece Fenerbahçe başkanı olarak değil, Türk futbolunun temsilcisi olarak var olacak mısınız? şeklindeki soruya, “Yıllardır cevaplamak istediğim ama cevaplayacak ortamı bulamadığım bir fırsat verdiniz bana… Grup bankamız Şampiyonlar Ligi sponsoru değil. Hani bazı taraftarlar diyor ki, “Koç, Şampiyonlar Ligi’ne sponsor oldu. Onun için de UEFA, Fenerbahçe’ye öyle yapmadı, böyle yaptı… Ortağımız UniCredit, Şampiyonlar Ligi’nin sponsoru… Zamanında Ford sponsoruydu. Bu grup, bütün iştiraklerine, bu yatırımın maliyetini bölüyor. Bize böldüğü zaman biz bunu kabul etmiyorduk çünkü Yapı Kredi ismi çıkmıyordu. UEFA prosedürlerini değiştirdi. UniCredit yazıyor. Yurt dışında Yapı Kredi ismi geçmiyor. Biz de maliyeti olacaksa, buna değmesi lazım.

UEFA da yapılan başvurulardan sonra… Mesela Ford’da belli bir maliyet bize geliyor. Biz yüzlerce, binlerce insanı, bayilerimizi, müşterilerimizi maçlara götürüyoruz. İlk defa yıllar sonra buna açıklık getirdik. Bizim için tabii büyük bir iltifat Şampiyonlar Ligi sponsoru gözükmek. Ama bizim ismimiz sadece Türkiye’deki maçlarda geçiyor. Türkiye’nin, Türk futbolunun, Türk takımlarının global sporda söz sahibi olmasını sadece gerçekçi adımlarla sağlayabilirsiniz. Velev ki Yapı Kredi, Şampiyonlar Ligi sponsoru… Bir başkanın şirketi sponsor diye global sporda var olamazsınız. Uzun vadeli adımlar ve planlar, tohumlar gerekiyor.

Bugün, geçmişte 1 milyar Euro bütçeyi hedefleyen Barcelona’ya bakın… Biz küçükken adını andığımız takımlar PSG miydi, Barcelona mıydı? Mönchengladbach’tan bahsederdik. Anderlecht konuşurduk. O yüzden son 15-20 yıldır futbol endüstrisi bambaşka oldu. Bambaşka olan bu dünyada doğru adımları atıp, istikrarlı olanlar, vizyonu olanlar, süreklilik arz edenler bu noktaya geldiler. Mesela 15 sene evvel Real Madrid’i Tahiti’de kimse takip etmiyordu. Ama biz Microsoft’la bir toplantı yaptık. Dünyadaki saat dilimlerine göre ülkelerden futbol kulüpleriyle ilgili yansımaları gösterdiler. Bugün teknoloji olmasa, bu markalar global marka olamazdı. Ama onlar gördü, bu fırsattan faydalandı. Herhangi bir Türk takımı ve Türk futbolunun genelinin dünyada söz sahibi olması, sponsorluklardan geçmiyor. Doğru stratejilerden geçiyor. Bizim ilk dönemimizde Fenerbahçe şampiyonluk sayılarında rakiplerinin önüne geçmeli. Ondan sonraki adım Avrupa’da kalıcı olmak… Barcelona, Real Madrid oluruz demiyorum. 10 sene içinde Fenerbahçe’nin, Barcelona gibi Ajax gibi bir alt yapısı olabilir. 5-6 sene içinde Shakhtar gibi Benfica gibi Avrupa’da kalıcı, anılan, kura çekildiği zaman tercih edilmek istenmeyen bir kulüp hâline gelebilir. Hayalim bu” diye cevap verdi.

“BAŞKAN DEMİŞ Kİ; “BEN FENERBAHÇE MEDYASINI KULLANMIYORUM.” HERHALDE İNSANLARIN AKLIYLA ALAY EDİYOR”

Geçmişte düzenlenen TSYD Kupası’nı yeniden gündeme getirmeyi düşünür müsünüz? şeklindeki suruya Ali Koç şöyle yanıt verdi: ” Bazı şeyleri tek başımıza yapamayız. Kulüplerle kafa kafaya verip bu organizasyonu yapabiliriz. Hiç rahatsızlık değil, keyif verecek bir şey söylediniz. Benim çocukluğum TSYD Kupası’yla geçti. İnönü Stadı ikiye bölünürdü. Önemserdik, herkes onu beklerdi. Bunu kulüpler, federasyon ve medya beraber yapabilir.

Sizlere de çok büyük rol düşüyor. İnanılmaz derecede sorumluluk düşüyor. Evet sizin ürününü haber… Sansasyon olursa belki daha çok gazete sattırıyor. Ama bazen de dünyada neler olduğu alt yapıların nasıl işlediği rakamlarla anlatılsın. Şevklendirici, özendirecek, kıskandıracak, insanlara vizyon verecek haberler de yapılsın. Sayfalarınız çok kısıtlı biliyorum. Hürriyet’te 3, diğerlerinde 2 sayfa… Ama topyekün değişim için size de rol düşüyor.

Fenerbahçe Spor Kulübü medyasında benim adım geçmiyor… Dün başkan çıkmış TRT’de demiş ki; “Ben Fenerbahçe medyasını kullanmıyorum.” Herhalde insanların aklıyla alay ediyor. Ben olmayacaksam, onlar da olmamalı. Fenerbahçe medyasında televizyon, internet, dergi, radyoda bir tane haber yok. O yüzden çok iş düşüyor hepimize… Ve sizler kanaat önderlersiniz. Tabii ki inandığınızı, doğru bulduğunuzu anlatacaksınız…

Sizler sağ olun, elinizden geldiği kadar da bize bu kampanyada eşit mesafede davrandınız. Ben ve arkadaşlarım adına eşit davrandınız. Tek isteğim, eşit, adil, şeffaf olsun. Hakkımda kötü bir şey yazsanız kızmam. Yanlış bir şey olsa da gelir anlatırım. Her madalyonun iki yüzü var. Benim isteğim doğruların çıkması.”

“YAPMAK İSTEDİĞİMİZ BİR GECEDEN BİR GECEYE OLACAK BİR ŞEY DEĞİL”

Fenerbahçe’nin 4 muhtemel rakibi belli olduğu, ilk maçın 7 Ağustos’ta oynanacağı ve başkan seçildiği takdirde ilk maça takımın hazır olup olmayacağı sorulan Ali Koç şöyle konuştu: “En önemli oyuncularımızdan ikisini Vardar’dan sonra aldık. Giuliano ve Janssen. Ve biliyor musunuz bunlara harcanan rakam, Financial Fair Play’de yok Avrupa’ya gidemediğimiz için… Janssen’e biz yanılmıyorsam 6.3 milyon Euro verdik 10 ay için kiralama bedeli dahil… Bunlardan uzak durmamız gerektiğini düşünüyorum. Bizim yapmak istediğimiz bir geceden bir geceye olacak bir şey değil. Tüm bunları yaparken zirveye oynayacak takım da kuracağız dedim size… Bir de Dünya Kupası olacağı ve kiralama modeline odaklandığımız için adam da elindekileri sonlara doğru bırakıyor. Ama biz Şampiyonlar Ligi’ne kalabilecek veya önümüzdeki sezon şampiyon olmasını istediğimiz kadroyu, Temmuz başına kadar kurmak zorundayız. Dolayısıyla Dünya Kupası falan değil… Etrafta bir sürü oyuncu var. Ama Dünya Kupası olduğu zaman transferler yine uzuyor. Ama sonuçta Şampiyonlar Ligi’ne kalabilirsen cephaneliğin artıyor. Tekrar söylüyorum, çok istiyoruz Şampiyonlar Ligi’ne kalabilmeyi… Beşiktaş’a bakın Şampiyonlar Ligi’nde bu sene ne kadar gelir geldi. Üstüne bir de Cenk Tosun transferi oldu. Şampiyonlar Ligi’nde kalıcı olamazsanız bütçeyi ivedilikle düzeltemezsiniz. Ama Allah korusun elendik diye yapılan transferler, insanları tatmin etme, susturma transferleri.”

“NORMAL ŞARTLARDA KAYBETMEMEMİZ LAZIM”

Ali Koç, seçim yarışının sorulması üzerine, “Kim kazanacaksa farkla kazanacak. Ya biz gelişmeleri yanlış okuyoruz ya da onlar yanlış okuyorlar. Adil şartlarda bir seçim olduğu takdirde kaybetmemizin mümkün olmadığını düşünüyorum. Ama bu süreçte o kadar çok şeyler yaşandı ki… Tüm demokratik değerler yerle bir edildi. Ve benim verdiğim en önemli vaatlerden birisi, biz seçilirsek bir sonraki seçimde aday olalım ya da olmayalım, kimse bunu yaşamayacak. O yüzden normal şartlarda kaybetmememiz lazım. Ama şartlar normal değil” diye konuştu.