Al parayı Merkez’den, sat Hazine’ye!

0
32

Memlekette artık ucuz para kalmadı. Yerlisi de yabancısı da pahalılaştı. Yerli para yani lira için istenen faizler aylık yüzde ikileri, yıllık yüzde 25’leri geçmeye başladı.

Döviz derseniz dün sattığını bugün yerine koyamıyorsunuz. Dolar 3.90, avro 4.60 lira seviyesinde kalıcı olmaya başladı gibi. Böyle olunca tüm dengeler değişiyor.
Hazine geçen Salı günü iki iç borçlanma ihalesi yaptı. İki yıl vadeli 1,3 milyar liralık tahvil satışında, faizler verilen tekliflerle yüzde 13.75’e çıktı. Yani enflasyon oranında. Merkez Bankası faizi ne kadar? Yüzde 12.25.
Şimdi al Merkez’den parayı götür, Hazine tahvillerine, devlet iç borçlanma senetlerine yatır. Arada bir puan fark olsa bile dönen paranın büyüklüğüne bakarsanız net, temiz, zahmetsiz, kağıt üstü kazanç ortada.

Eski Hazine Müsteşar Yardımcısı Hakan Özyıldız, geçmiş dönemlerde de yaşanan benzeri bu durumu, “Con Ahmet’in devridaim makinesi” olarak tanımladıklarını belirtiyor. Devridaim makinesi, kendi kendisine çalışacağı iddia edilen sisteme verilen isim. Örneğin, değirmende suyun akmasıyla enerji üretilir, üretilen enerji ile su yukarı taşınır Su gider, gelir, sistem sonsuza kadar sürer. Aynen Merkez Bankası’ndan Hazine’ye para akması gibi. Peki ya su kesilirse?
Hazine, yakın zamana kadar yüzde 11 seviyelerinde, Merkez Bankası’nın borç verme faizlerinin altında para buluyordu. Bu ani zıplamanın nedeni bazı yorumculara göre “sıcak parayı” cazip hale getirmek.

Ancak esas gerekçe, yine Özyıldız’ın görüşüyle, “dağ gibi büyüyen reel sektörün borçlarının, kefalet garantili kredilerin, yol, köprü gibi kamu özel sektör işbirliği projelerinin yine garanti geri ödemelerinin Merkez Bankası parasıyla Hazine’ye yüklenmesi” anlayışı.
Hazine’nin bir süredir yapacağı iç borç geri ödemelerine karşın fazlasıyla para toplama politikası da aynı görüşle açıklanıyor. Örneğin, Kasım ayında 4.4 milyar liralık geri ödemeye karşılık 6.2 milyar lira borçlanma planlanıyor. Gelecek günlerdeki ihalelerde de oluşacak faizler ekonominin gidişatını ortaya koyacak.
Piyasa faizlerinin, Merkez’in rakamlarının altında kaldığında tek çare bu iki oranın eski haline getirilmesi. Bu gidişle piyasa faizleri düşmeyeceğine göre, Merkez’in faiz artırımı kaçınılmaz olacak

Şunu da belirtelim, “faizler yüksek, indireceğiz, şunu yaparız, bunu yaparız” söylemleri de yok oldu. Son bir yıllık dönemde değişik ortamlardaki nerdeyse her konuşmasında faizlerin yüksekliğinden şikayet eden Cumhurbaşkanı’nın yanı sıra ekonomi yönetimi de bu konuya artık girmiyorlar. Haa, girseler, seslerini yükseltseler ne olacak? Piyasalar bildiğini okuyor, Hazine faizleri artıkça artıyor. Bedelini de her zaman olduğu gibi enflasyon üzerinden vatandaş ödüyor.
Ekonomi yönetimi “çılgınlar gibi büyüyoruz, daha ne istiyorsunuz?” söylemine son verip ekonomideki bu açıkları daraltan ve kısa dönemde sonuç alınabilen önlemleri bir an devreye sokmalı.
Ama Özal döneminin “çikita muz” ithalatının, üç dört yıl öncesinin taksitle cep telefonu satışının yasaklanması gibi olmasın.

Paylaş
Önceki İçerikİşsizlik iki hanede kaldı
Sonraki İçerikYarınları sis bastı
İsmet Hazardağlı

1984 yılında çalışmaya başladığı gazetecilik mesleğinde, çeşitli haber ajansları, dergiler, gazeteler ve televizyon kanallarında muhabir ve üst düzey yönetici olarak görev yaptı. Sonsöz’de ekonomi yazıları ile sizlerle!