16 Nisan halk oylamasında hayır diyen cephe kaybetti bu kesin de tartışma AKP’nin mi yoksa MHP’nin mi kazançlı çıktığıdır.

Devlet Bahçeli MHP oylarından kayıp olduğunun ispatlanmasını istiyor.
Bu matematik profesörlerinin bile içinden çıkamayacağı çözümsüz bir denklemdir.
Ama yıllardır siyaseti takip eden biz gazeteciler için de siyaset sahnesinin tüm aktörleri için de yorumlamak mümkündür.
Birincisi, MHP Genel Başkanlık yarışında Tüzük Kurultay’ı göstermiştir ki parti delegelerinin yarıdan fazlası Devlet Bahçeli’ye karşıdır.
İkincisi yıllarca AKP’ye karşı politika yapan, Başkanlık konusunda hakarete varan sözlerle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a hücum eden Bahçeli’nin bir gün aniden AKP’ye başkanlık desteği vermesi de MHP teşkilatı ile seçmen nezdinde büyük tepkiye neden oldu.
Üçüncüsü Türk Milliyetçileri Hayır diyor platformu da yurt genelinde MHP tabanında çok büyük destek gördü.
Şimdi tüm bu gelişmeleri görünce son 4 milletvekili seçiminde ortaya çıkan şu fiili tabloyu da görelim:
TARİH AKP % MHP %
1 Kasım 2015 49,50 11,90
7 Haziran 2015 40,80 16,20
12 Haziran 2011 49,80 13,00
22 Temmuz 2007 46,70 14,30
TOPLAM 186,80 55,40
4 Seçim Ortalaması 46,70 13,85
Her iki partinin toplamı %60,55’dir.
Evet, cephesinin oylarının toplamı resmi olmayan sonuçlara göre % 51,4’dür.
Eğer 1 Kasım 2015 tarihinde yapılan seçim sonuçlarını dikkate alırsak AKP’nin oylarına %1,9 eklendiğini söyleyebiliriz. MHP’nin % 11,9 olan o seçimdeki oy oranından bu katkıyı çıkartırsak MHP’nin % 10 civarında oy kaybı olduğunu söyleyebiliriz.
Elbette AKP’nin tüm seçmenleri de evet oyu vermemişlerdir. Ancak bu durumda son 4 seçimin ortalamasını alarak AKP’nin ve MHP’nin kemikleşmiş oy oranlarını belirleyebiliriz.
Yukarıdaki tabloyu da bunun için hazırladım.
% 51.4 oranındaki evet oyundan AKP’nin ortalama oyunu çıkartırsak % 4,7 oranında MHP katkısı geldiğini belirtebiliriz.
Bu durumda MHP’nin son 4 seçimdeki ortalama oy oranı olan % 13,85’den % 4,7 oranını düşersek MHP’nin % 9,15 oranında oy kaybettiğini görürüz.
Şimdi bu yapılanın bir referandum olduğunu ve parti ya da milletvekili seçimi olmadığını da vurgulayayım.
Ortaya çıkan sonuç şudur ki referandumda AKP’nin blok oylarına MHP’nin katkısı çok kısıtlı olmuş, MHP tabanında çok büyük bir kesim hayır oyu vermiştir.
Yine de MHP’nin katkısı olmasa tam tersi Devlet Bahçeli’nin yıllarca Başkanlığa karşı politikası devam etse idi ve AKP tek başına 367 oya sahip olarak referanduma gitse idi görülen o ki asla evet çıkmazdı sandıklardan.
Buradan ortaya çıkan sonuç şudur.
Devlet Bahçeli’nin evet demesi AKP’nin rejim değişikliği yapmasına çok net katkı sağlamıştır.
AKP bu başarısını sadece ve sadece Devlet Bahçeli’ye borçludur.
Peki, bundan sonra ne olacak derseniz şunu söyleyebilirim 3 Kasım 2019’da yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimi ve genel seçime kadar AKP ve MHP artık elele gidecekler, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın deyimiyle yeni “dönüşümü” birlikte yapacaklardır.
Çünkü Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi her iki partinin ortak projesidir.
Bu durumda aklımıza 2018’de yapılacak MHP olağan kurultayı gelmektedir.
Devlet Bahçeli’nin Genel Başkanlık koltuğunu bırakıp bırakmayacağı ya da yeniden seçilip seçilmeyeceği konusunda yorum yapmak henüz mümkün değildir.