Hayırcılara terörist kampanyası, Arınç’ın tepkisi ve Topbaş’ın sözlerinin şifresi…

Başbakan ve AKP Genel Başkanı Binali Yıldırım AKP hükümetlerinde görev yapmış olan eski bakanları Genel Merkezde ağırladı. Toplantıda iki önemli konuda önemli eleştiriler yapıldı.
Cumhurbaşkanı ve Başbakan’ın mitingler ve toplantılarda ısrarla dile getirdikleri “Hayır oyu verecekler haindir, teröristtir” sözleri eski bakanlar tarafından ağır şekilde eleştirildi ve evet oylarının olumsuz şekilde etkilediği vurgulandı.
Başbakan Binali Yıldırım’ın dikkatle dinlediği bu eleştiriler de dikkat çeken konu Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın adının söylenmemesi dikkat çekti.
AKP’nin evet kampanyasında yer “alan “CHP, PKK, HDP, FETÖ hayır diyor
Şeklindeki kampanyasının yersiz olduğu ve büyük hata olduğunu vurgulayan bir eski bakan, “bu şekilde bir kampanya geçen seçimlerde oy kullanmayan kararsızlar ve partisizlerin de sandığa gidip hayır oyu vermelerine yol açacak” şeklinde uyarıda bulundu.
Başbakan Binali Yıldırım bu eleştirileri not aldığını belirterek karşı bir açıklama yapmaktan kaçındı.

BÜLENT ARINÇ DA ELEŞTİRDİ

Başbakan Yardımcısı ve Devlet eski bakanı Bülent Arınç ise konuşmasında Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı İ. Melih Gökçek’in kendisi hakkındaki, “Gezi Parkı darbesi ile dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan devrilecek ve yerine Bülent Arınç Başbakan yapılacaktı” şeklindeki sözlerini gündeme getirerek çok ağır şekilde Gökçek’i suçladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı, Başbakan Yıldırım’ı ve AKP Genel merkezini Gökçek’in açıklamaları konusunda sessiz kaldıkları için eleştiren Arınç Başbakan olacağı şeklindeki iddiaların da gerçek dışı olduğunu vurguladı.
Arınç’ın eleştirilerini dikkatle dinleyen Başbakan Binali Yıldırım sadece, “gereken ikazları yapıyoruz, yapacağız da” diye kısa bir karşılık verdi.
Şimdi gelelim bu iki ağır eleştirinin şifrelerine.
AKP Anayasa değişikliği konusunda kamuoyuna, “devlet yönetimi çift başlılıktan kurtulacak Cumhurbaşkanı ve Başbakan arasındaki olası kavgalar sona erecek, çünkü artık Başbakan olmayacak” diye mesajlar veriyor ya ben de soruyorum şimdi.
AKP içindeki çift başlılık daha da doğrusu çok başlılık ne olacak?
Abdullah Gül konusu nasıl çözülecek?
Bülent Arınç-Melih Gökçek kavgası nasıl sonuçlandırılacak?
Gelelim Kadir Topbaş’ın “İstanbul’a müdahale olmasın, özerklik olsun” görüşüne.
Çok deneyimli siyasetçi ve eski bürokrat bir dostum dün Başkan Topbaş’ın bu sözlerinin şifresi olduğunu vurgulayarak şunları söyledi:
“Topbaş İstanbul’daki rantlara kendi kontrolü dışında el konulmasından rahatsız. Yani çok önemli bazı alanların ranta dönüştürülüp alınıp satılmasında müdahil olamamadan şikayetçi.”
Gördünüz mü AKP içindeki kaynayan kazanı.
Cumhurbaşkanı ve Başbakan birleşecek ama anlaşılan AKP içindeki kavgalar artarak sürecek.