Ana Sayfa Yazarlar Akılsız oğlum sen burayı Avrupa mı sandın?

Akılsız oğlum sen burayı Avrupa mı sandın?

106
PAYLAŞ

Türkiye’de bir özel lisenin son sınıf talebesi okuldan sonra eve gelir. Elindeki çantayı girişe bıraktıktan sonra mutfağa yönelir. Mutfakta annesi küçük bir masanın başında oturmakta ve kara kara oğulları ile eşine ne yemek yapacağını düşünmektedir.

Buzdolabı veya kilerde bişi olmadığı için değil, milleti bıktırmamak adına…

– Merhaba annecim… Geldim okuldan!

– (anne başını kaldırır ve bakar oğluna) Merhaba oğlum, nasıl geçti günün?

– Ne olsun anacım… Matematik, fizik ve kimya ile zaten haftanın en zor günüydü. nasıl idare etçem bilemiyorum. Yığınla ödevim var, üstelik hafta sonunda da üniversite sınavı için dershaneye de gitçem.

– Sen yaparsın oğlum, akıllı oğlum.

– (tam mutfağı terk edecekken delikanlı döner) Ha bu arada, öğretmenler kurulu bana öğrenci temsil kurulu başkanlığı için seçimlere girip girmeyeceğimi sordu, cevabımı yarın vereceğimi söyledim.

– (anne hayret ve sonra endişeli bir ifadeyle) Öyle mi? Derslerini aksatırsın oğlum; zaten başında yeterince yük var…
Delikanlı ertesi günü öğretmenler kurulu ile görüştükten sonra adaylığını koyar. Yine lise son sınıftan 3 arkadaşı daha öğrenci temsil kurulu için adaylığını koymuştur. Bir hafta sonra, küçük-büyük mevcut talebelerin tümünün katılımıyla yapılan oylamanın ardından, en çok oyu alarak öğrenci temsil kurulu başkanı olur. O sevinçle eve uçarcasına gider.

– (Kapıdan girer girmez seslenir) Annem… Beni seçtiler başkan olarak!

– (Anne oturma odasından çıkar gelir. Yine hayret ve endişeli bakışlarla) Hayırlı olsun oğlum. Ancak başına iş aldın ilave olarak, hepsiyle nasıl baş edeceksin bilmem… Kaldı ki nasıl oldu da seçildin?

– (Delikanlı omuzlarını silker) Kolaydı ya anacım. Beş günlük seçim süresinin ilk iki gününde tüm küçük sınıfları dolaşıp, onlara şekerlemeler ile kendimin ve destekleyenlerimin yaptığı kartondan rozetleri dağıttım. Sonraki iki gün öğle paydosunda, okuldaki spor salonunda bana ayrılan 10’ar dakikalık sürede projelerimi, katılan tüm öğrenci kardeşlerime anlattım. Bugün ise seçildim!

– (Hayret içindeki anne sorar) Peki diğer adaylardan farkın neydi oğlum?

– Valla ilk iki gün tüm adaylar aynı şeyi yaptık. Sanırım konuşmalarım etkili oldu!

– Peki diğerleri ne projeler sundular, sen ne söyledin bakalım?

– (Delikanlı kendinden emin ve hafif ukala bir tavırla cevaplar) Valla biri, okuldaki kütüphaneyi büyütmeyi vadetti, diğeri, spor salonunun eksiklerinin tamamlanacağını söyledi. Üçüncüsü ise okul civarının emniyetinin artırılacağına söz verdi. Ben ise, gerçeği, yani okulda esasen öğrenci temsil kurulu başkanının fazla bir ağırlığının bulunmadığını, dolayısıyla öğretmenler ile öğrenciler arasındaki iletişimde kendilerine yardımcı olacağımı aktardım. Lise düzeyinde bile politika ne kolaymış di mi anacım? Seçilmek için yapamayacaklarını değil, doğruları söylersen politikada kazanırsın, her zaman!

Anne başını iki tarafa olumsuz manada sallayarak arkasını döner. Tekrar oturma odasına doğru yönelirken son sözü duyulur:

Ah benim akılsız oğlum… Sen burayı Avrupa mı sandın?

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam