Esasında konu çok rencide edici, kırıcı, üzücü. Neymiş, 180 günlük yeni eylem planları hazırlanacakmış, buna göre bazı bakanlar değişecekmiş ve yola yeni isimlerle devam edilecekmiş.

Hele şu “yola yeni isimlerle devam edilecek” cümlesi yok mu? İnsanı derinden kahrediyor. Hedefte de ekonomi ile ilgili bakanlar var. Şöyle bir bakınca daha ne yapsınlar bu bakanlar demek geliyor insanın içinden!
Bol keseden kredi dağıttılar, işsizlikle mücadele ettiler, borçları yapılandırdılar, af üzerine af çıkardılar, üretimi artırıcı tedbirler aldılar, döviz kurlarını bastırdılar, dış ticareti genişlettiler, her üründe ithalata başvurdular bunlar da yetmedi babaannelere kadar maaş bağladılar, zeytinlikleri kesmeyi bile kafaya koydular. Her gün bir reform paketi, her gün bir kararname ile işleri toplamaya çalıştılar. Velhâsıl yapılması gereken ne varsa yaptılar. Bu kadar yoğun çaba, mesai, açıklamalar, kararlar, bari sonuçları görselerdi? Bu kadar işten sonra bu bakanları kime ve neye göre başarısız ilân edeceğiz? Hani dere geçilirken at değiştirilmezdi?
Yeni gelenler ne yapacaklar? Ülkenin keşfedilmemiş kaynaklarını bulup devreye mi sokacaklar? Bir gecede doları 3 liraya, faizleri, enflasyonu yüzde beşe mi çekecekler? Yoksa “ceketimi assam borsa 150 bine fırlar” mı diyecekler ya da yüz bol bol dış borç mu bulacaklar? Kamu maliyesini kurutan Varlık Fonunu mu tasfiye mi edecekler?
Bugünlerde ekonomi yönetimine kimler gelecek kulislerinde sürekli eski bir bakanın adı geçiyor. Koca AKP’de başka ekonomiden anlayan, bilen yokmuş gibi hep aynı isim adeta pompalanıyor. Merak ediyoruz ne yapacak bu arkadaş? (Not aynı orta öğretim okulun üst mezunu olduğum için bu samimiyeti kurdum) . Öncelikle bugün uygulanan ekonomi politikalarına karşı ters görüşleri savunuyor. Bugünkü yönetim tüketime dayalı büyümeyi artırmayı hedefliyor. Ama bu arkadaş 2014 yılında tüketimi azaltmak, ekonomiye soğutmak için bir sürü kararı yürürlüğe sokmuştu. Şimdi gelip bildiğini mi yapacak yoksa bugünkü politikalara devam mı diyecek? O zaman niye değişiyor isimler?
Yeni isimlerle oluşacak hükümetin adı “AKP hükümetidir”. Bundan sonraki her icraat oy almaya odaklıdır. Bu da bol para harcamak demektir. Yeni isimler, delik deşik olmuş açık üzerine açık veren, yüksek faizlerle borçları çeviren bir kamu maliyesinde ne yapacaklar? Hele ABD ve AB’de faizlerdi, fazla paranın piyasalardan çekilmesiydi gibi konularla belirsizlik yaşanırken gelip deli gibi para mı harcayacaklar? Yeni bir karar alırken, “orta vadeli programdan hafif sapmalar olmuş, onları düzeltiyoruz” deyip geçmişi mi kötüleyecekler? Ya da sıkı para politikasını daha sıkıp büyümeyi düşürürlerse ne olacak?
Mevcuttaki bakanlar bunu bilmiyorlardı da yeni gelenler mi bilecek? Eğer yapılanların tersini yapacaklarsa o zaman bütün bunlar yalan yanlış işler miydi? Bu durumda nerede kaldı “beraber ıslandık bu yollarda” şarkısı?
Islandık derken İstanbul’daki felâkete dönüşen yağmurda illâki bir yerlere gitme çabasındaki insanları takdir ediyoruz. Ankaralıyı onun için çok seviyorum. Bu kadar sel baskını yaşandı, yüzmeye çalışanını görmedik. Ankaralı olmanın farkı da bu zaten!