‘Oyuna Genç Bakış’ başlıklı panel öncesi çocuklar için oyunun önemine değinen İstanbul Kültür Üniversitesi (İKÜ) Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Mehmet Toran, ailelerin de içinde bulundukları koşullar nedeniyle çocuklarına oyun oynama konusunda yeteri kadar vakit ayıramadıklarını söyleyerek, günde en az 1 saat çocuklarıyla oyun oynamaları halinde çocuklarda oynama sınırını da ortadan kaldırabileceklerine dikkat çekti.

İKÜ Eğitim Fakültesi Temel Eğitim Bölümü öğrencileri, çocuklar için oyunun önemine dikkat çekmek amacıyla ‘Yaratıcılık ve Oyun’ dersi kapsamında panel, dans gösterisi, defile ve koro performanslarının yer aldığı bir etkinlik düzenledi. ‘Oyuna Genç Bakış’ başlıklı panelde oyunun tanımı yapılarak günümüzde geçirdiği değişim ve çocuklar için önemi ele alındı. Öğrencilerin konuşmacı olduğu panele öğretim üyeleri, öğrenciler ve aileleri katıldı.

Mezun olacak olan öğrencilerin sahada çalışırken çocuklara boş zamanlarında oyun oynatmak değil, tüm eğitim sürecini oyunla donatarak gerçekleştirmelerini sağladıklarını aktaran Yrd. Doç. Dr. Toran, şunları söyledi:

“Öğrencilerimiz yaratıcılık ve oyun gelişimi dersi kapsamında bu etkinliği yaptı. Etkinlikteki temel amaç ve geleneksel bakış açımız şu: ‘Boş zamanlarında çocuklar oyun oynuyor’.Hayır; biz aslında oyunun çocukların boş zamanlarında değil, en işlevsel oldukları ve ihtiyaç duydukları zamanlarda oynanmaları gerektiği düşüncesiyle öğretmen adaylarımızı yetiştirmeye çalışıyoruz. Bu etkinliğimizde aslında bir anlamda öğrencilerimizin oyun oynama becerisi, yeterliliği ve çocuklarla birlikte oyun oynama kazanımı baz alınıyor.”

AİLELER GÜNDE EN AZ 1 SAAT ÇOCUKLARIYLA OYUN OYNAMALI

Ailelerin çocuklarıyla nitelikli vakit geçirmesi gerektiğini vurgulayan Yrd. Doç. Toran, “Aileler son zamanlarda içinde yaşadıkları birçok koşuldan dolayı çocuklarına yeteri kadar vakit ayıramayabiliyor. Ayırdıkları zamanı daha nitelikli ve donanımlı bir şekilde ayırsalar oyun oynama sınırını da ortadan kaldırırlar. Çünkü çok basit bir oyun bile çocuk üzerinde büyük etki yaratabilir. Aileler en azından günde 1 saat çocuklarıyla oyun oynasınlar. Mutfakta, yatak odasında, salonda oynasınlar ama birlikte oynasınlar bu çok önemli” diye konuştu.

“OYUN ÇOCUĞA UZLAŞTIRMA BECERİSİ KAZANDIRIR”

Oyunun, çocuklara uzlaştırma becerisi kazandırdığını dile getiren Yrd. Doç. Dr. Toran, “Oyun çocuğa yaşadığı toplumla, doğayla, kendi gelişimiyle uzlaşabilme berecisi kazandırdığı için çok önemli. Çünkü siz oyun oynarken doğa ile temas edersiniz ve doğayı tanımaya, kavramaya başlarsınız. Doğanın parçası haline gelirsiniz. Diğer taraftan içinde yaşadığınız kültürü özümsersiniz. Oyun, birlikte yaşayabilme becerisi kazandırır”

“OYUN OYNARKEN ÇOCUK GELİŞİYOR”

İKÜ Eğitim Fakültesi Öğretim GörevlisiProf. Dr. Belma Tuğrul ise oyunun çocuğun sağlıklı olma durumu olduğunu vurguladı. Prof. Dr. Tuğrul, “Oyun sağlıklı olma durumu; sağlıklı çocuk oyun oynuyor, oyun oynayan çocukta sağlıklı oluyor. Oyun oynarken çocuk gelişiyor. Geliştiği için oyun oynuyor, bu bir döngüdür” dedi.

“ÇOCUK OYUNLA SOSYAL İLİŞKİLERİN PROVASINI YAPIYOR”

Oyunun çok önemli olduğunun altını çizen Prof. Dr. Tuğrul, “Oyun çocuğun öğrenme yolu, dünya ile tanışma, kaynaşma, kendisini bulma yolu. Oyun sırasında çocuk yeterliliklerini fark ediyor. Sosyal ilişkilerin rollerinin provasını yapıyor, dilini daha güçlü şekilde kullanmayı öğreniyor. Ona yaşam boyu yardımcı olacak temel becerilerinin öğrenildiği bir arena oyun” diye konuştu.

“TEKNOLOJİYLE BERABER OYUN ALANLARI VE MATERYALLER DEĞİŞTİ”

Genel olarak dünyada çocukların oyunlarıyla ilgili bazı sıkıntılar yaşandığını aktaran Prof. Dr. Tuğrul, “Artık teknolojiye bağımlı bir dünyadayız. Tabii ki çocukların oyuna olan ihtiyacı bitmedi ama oynadıkları alanlar değişti. Yani artık sokakta değil evde oynuyorlar. Oynadıkları materyaller değişti.Artık daha teknolojik materyallerle oynayabiliyorlar.Daha sanal bir dünyanın malzemelerini kullanıp oynar hale geldiler” dedi.

“AİLELER OYUN OYNARKEN ÇOCUKLARIN HAYALLERİNE ORTAK OLMALI”

Ailelerin çocuklarıyla zaman geçirme konusunda daha fazla özverili davranmaları gerektiğine de vurgu yapan Prof. Dr. Tuğrul, şunları söyledi:

“Biyolojik ebeveyn olmak kolay ama çocukla zaman geçirmek, zaman geçirirken de onların ihtiyacı olan boyutta vakit geçirmek çok çok önemli. Nedir o oyun oynamak? Zaman zaman çocuğun oyun arkadaşına ve hayallerine ortak olmak gerekir. Bu sırada çocukları gözlemlemek ve ihtiyaçlarının farkına varıp o ihtiyaçlar doğrultusunda da onları yönlendirecek alanlar yaratmak lazım.”