Aigai’de 2 bin 200 yıllık okul müdürü lahiti bulundu

0
90

Manisa’daki Aigai Antik Kenti’ndeki kazı çalışmalarında bulunan lahit parçalarının, bir okul müdürüne ait olduğu ortaya çıktı. Aigai Antik Kenti Kazı Heyeti Başkanı ve Celal Bayar Üniversitesi (CBÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Yusuf Sezgin, mezarın yaklaşık 2 bin 200 yıllık olduğunu, arkeoloji tarihindeki bugüne kadar bir okul müdürüne ait bulunmuş başka bir mezar örneğine rastlanmaması nedeniyle, tarihe ışık tutacağını söyledi.

Aiol halkı tarafından Batı Anadolu’da kurulan 12 kentten biri olan, 2 bin 800 yıllık geçmişe sahip, Manisa’nın Yunusemre İlçesindeki Aigai Antik Kenti’nde yapılan kazı çalışmalarında yeni lahit parçaları bulundu. Bu parçalar, 2004 yılından bu yana bulunan diğer parçalarla birleştirildi. Yüzde 80’i tamamlanan mezarın üç kez onurlandırılmış bir okul müdürüne (Gymnasiarkhos) ait olduğu anlaşıldı. Mezarın üzerindeki yazıların antik kentin tarihini gün ışığına çıkardığı belirtildi. 2004 yılından bu yana parçaları birleştirilen mezarın yaklaşık 2 bin 200 yıllık olduğu tespit edildi.

Kalan eksik parçaların da bulunmasının ardından mezarın sergileneceğini belirten Aigai Antik Kenti Kazı Heyeti Başkanı Yrd.Doç.Dr. Yusuf Sezgin, bulunan mezarın, arkeoloji tarihinde bugüne kadar bir okul müdürüne ait bulunmuş başka bir mezar örneği olmaması nedeniyle, önemli olduğuna dikkati çekti.

HEM OKUL MÜDÜRÜ, ÜÇ KEZ ONURLANDIRILMIŞI

Bulunan lahitle ilgili bilgi veren Yrd.Doç.Dr. Sezgin, “Mezarın üzerindeki kalıntılar bize bir şey anlatıyor. Mezarın üzerinde üç tane çelenk var ve bu çelenklerin hepsinin ayrı ayrı anlamı var. Çelenkler bu mezarın içerisinde bulunan kişinin üç defa onurlandırıldığını gösteriyor. Çelenklerin içerisinde ise onurlandıran kişilerin isimleri yazıyor. Çelengin biri ‘Neoi’ yani gençler tarafından onurlandırıldığını, diğeri ise ‘Aiollida’ yani halk tarafından onurlandırıldığını bize gösteriyor. Bu da bizim için önemli. Mezarın üzerindeki üçüncü çelenk ise yontulmuş. Bu nedenle üçüncü onurlandırmanın kimin tarafından yapıldığı tespit edilemedi. Ayrıca lahitin üzerinde parşomen, papirus ruloları ve yazı takımlarının olması bu mezarın içerisindeki kişinin bir öğretmen ve eğitmen olduğunu gösteriyor. Antik çağlarda kentlerde Neoi Gymnasion’un denilen gençlerin gittiği okullar var. Buradan da anladığımız kadarıyla bu mezarın içerisinde yatan aslında Neoi Gymnasion’un baş hocası. Antik çağda da buna ‘gymnasiarkhos’ deniliyor. Gymnasiarkhosluk önemli bir görev. Bir yandan kamu kaynakları ile okullar çalıştırılıyor ama kamunun yetmediği yerde ise gymnasiarkhoslar kendi servetlerinden para koyarak, okul ile ilgili gerekli yatırımları gerçekleştiriyorlar. Zaten onurlandırılmasının nedeni de bu olsa gerek” dedi.

“LAHİTİN ÖRNEĞİ YOK”

Lahiti dil açısından da incelediklerini belirten Yrd. Doç. Dr. Yusuf Sezgin, şöyle devam etti:

“2004 yılında biz kazıya başladığımızda bu lahit parçalanmış olarak etraftaydı. Biz yıllar içerisinde bu lahitin parçalarını bularak üzerine yapıştırdık. Halen çalışmalar devam ediyor. Dil açısından anlattıklarını inceliyoruz, hem de lahite ait olan parçaları bularak tamamlamaya çalışıyoruz. Lahitin üzerindeki ifadeler bir okul müdürüne ait yazılar olduğunu gösteriyor. Bugüne kadar bir okul müdürüne ait bulunmuş lahit örneği yok. Arkeoloji açısından çok önemli bir buluntu bu. Bu da önemli sonuçlar doğuracak diye düşünüyoruz. Mezarlık alanında 2015 yılından bu yana uluslararası bir çalışma yürütmekteyiz. Bu çalışma kapsamında Alman Arkeoloji Enstitüsü ve Fransa’nın başkenti Paris’ten bir grup arkeolog ile birlikte proje yürütüyoruz. Proje kapsamında mezarlıktaki bütün kültür varlıklarını değerlendiriyoruz. Bu kapsamda bu mezar ile ilgili bütün buluntuları bir araya getirip önümüzdeki günlerde sergilemeyi düşünüyoruz. Manisalılar’ın yanı sıra yakın çevredeki herkesi eşi benzeri görülmemiş bu mezarı görmeye davet ediyoruz.”