ABD’de her yıl en iyi filme “Oscar”, en kötü filme ise “Ahududu Ödülü” verilir. Oscar için bir önerim yok ama Ahududu Ödülü’nü keşke bizde de verseler; özellikle de bazı televizyon programlarına…

Böyle bir şey olsaydı, Show TV’de yayınlanan “Dünya Güzellerim” benim tek adayım olurdu.
++
Bülent Ersoy, Banu Alkan, Safiye Soyman ve Burcu Esmersoy bu program için 60 bavul dolusu elbise, ayakkabı ve yiyecekle Hindistan’a gitmişler. Sonradan ekibe Safiye Soyman’ın sevgilisi Faik Öztürk de katılmış.
Programın büyük bölümü kaldıkları lüks otelde Bülent Ersoy ile Banu Alkan’ın karşılıklı atışmalarıyla geçiyor.
Banu Alkan, “Türkiye’nin en büyük starıyım” diye övünüyor. Bu sözlere, Bülent Ersoy, “Kendin çalıp kendin oynuyorsun… Sen psikopatsın” diye yanıt veriyor.
Banu Alkan su içmek istediğinde Bülent Ersoy’un buna tepkisi, “Zıkkımın pekini iç” oluyor.
Birbirlerine kimi zaman küfrediyor olmalılar ki, konuşmalar sık sık bipleniyor yani sansürleniyor.
++
Bir programda Bülent Ersoy’u sözde yılan soktu. Ama yılanı filan göremedik. Mizansen olduğu öyle belliydi ki…
Yine Bülent Ersoy’un bulundukları kenti gezmek için bindiği küçük arabanın başka bir arabayla çarpışması da “mizansenim” diye bağırıyordu.
Safiye Soyman’ın “l am portakal” diyerek İngilizceye ne kadar hakim olduğunu göstermesi de ilginçti.
Bunların hepsinin üstüne Faik Öztürk’ün otel odasında çiğ köfte yoğurup bunu ekip arkadaşlarına yedirmesi tüy dikti doğrusu.
++
Bülent Ersoy, hasta olduğunu söyleyen Banu Alkan’a, “Yalancı… Neren hasta… Terbiyesiz… Allah kahretsin” diye bağırırken daha fazla dayanamadım, başka kanala geçtim…
++
İki küçük not daha:
Bir…
Bu programın sponsorluğunu bir yayınevi, yani her yıl onlarca kitap basan bir kuruluş üstlenmiş… Benden, bir “Ahududu Ödülü” de onlara…
İki…
Program, çocukların da televizyon karşısında olduğu bir saatte yayınlanıyor.
İşte buna diyecek bir şeyim yok…
Gerçekten “eğitici” bir program…