Türkiye Cumhuriyeti’nin 15. Anayasa Mahkemesi Başkanı ve 10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer Anayasa değişikliği içeren yasa üzerinde bugüne kadar tek bir kelime etmedi.

Aslında Cumhurbaşkanlığını Abdullah Gül’e devretmesinden sonra köşesine çekildi ama Sezer’in gerek Anayasa Mahkemesi Başkanlığı yapması gerekse Cumhurbaşkanı olması nedeniyle Anayasa değişikliği konusunda görüşlerini açıklaması bekleniyordu.
Sezer’in suskun kalması bazı çevreler tarafından, “Başkanlık sistemini” destekliyor diye de yorumlanıyor başkent siyasi kulislerinde.
Ben açıkçası hem sanmıyorum hem de Sezer’in suskun kalmasını yadırgıyorum.

1983 ve 1988 yılları arasında Türkiye Cumhuriyeti Yargıtay üyeliği yapan Sezer, 1988 ve 1998 yılları arasında Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi üyeliği yaptı.
Yani öncelikle hukukçu kimliği ile yapılan Anayasa değişikliğini yorumlaması gerekmez miydi?
Ben bırakın gerekli olmasını şart olduğunu da düşünüyorum.
2000 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisinde yapılan Türkiye cumhurbaşkanlığı seçiminde 3. tur sonunda gereken oy sayısının üzerine çıkarak Cumhurbaşkanı seçilen Sezer’in “Başkanlık rejimi” konusunda görüşünü açıklamasını beklerdim.
Halen de bekliyorum.

Sayın Sezer, Sayın Cumhurbaşkanım siz konuşmayacak, parlamenter rejimden başkanlık rejimine geçişi değerlendirmek için daha ne kadar bekleyeceksiniz?
Türk halkı sizi çok sevdi ama tarih kitaplarında sadece, “kırmızı ışıkta bekler, markette sıraya girerdi” diye anılarak mı yer almak istiyorsunuz?
Sizi yetiştiren bu makamlara getiren devlete ve millete karşı özellikle rejim değişikliğinin yaşandığı günlerde bir göreviniz yok mu?
Sadece karşı çıkmanız değil elbette belki destekliyorsunuz da olabilir.
Yani düşünceniz her ne ise açıklamanızı açıkçası hem merak ediyor, hem de bekliyorum.

AHMET NECDET SEZER DÖNEMİNDEN AKILDA KALANLAR

2000 yılı Haziran ayında AnaSol-M koalisyonu hükümetinin 28 Şubat Kararları içinde yer alan irticai faaliyetlere katıldığı saptananların memuriyetten çıkarılmasını kolaylaştıran kanun hükmünde kararnameyi önce uzun süre bekletti. Hükümetin iki kez yazılı açıklama yapıp ‘Anayasa’ya uygun’ dediği kararnameyi 8 Ağustos’ta “Hukuk devleti ilkesine aykırı” diyerek iade etti. Ecevit’in ‘imzalamak zorunda’ dediği ve ‘yetkisini aşmakla’ suçladığı Sezer, KHK’yı, 14 Ağustos 2000’de 14 sayfalık bir gerekçeyle ikinci kez Sezer’e gönderdi. Ancak Sezer, kararnameyi 21 Ağustos’ta ikinci kez Hükümet’e iade etti. Ecevit de kararnameyi yasa tasarısı olarak TBMM’ye sevk etmek zorunda kaldı.

Daha sonra Sezer, üç kamu bankasının özelleştirilmesini öngören kararnameyi de iade etti. Bu iadeler AnaSol-M koalisyon hükümeti arasında krize sebep olmuş ve Koalisyon lideri Ecevit “Cumhurbaşkanı kendisini Anayasa Mahkemesi’nin yerine koyuyor. Bakanlar Kurulu ile diyaloğa kapalı olması, kurulumuzda kaygıyla karşılanmıştır. Ekonomik istikrar tehlikededir” açıklaması yapmıştır.
19 Şubat 2001’deki MGK toplantısında dönemin başbakanı Bülent Ecevit’e anayasa kitapçığını fırlatmasıyla başlayan 2001 Türkiye ekonomik krizi, kamuoyunda “Kara Çarşamba” olarak adlandırıldı.

3 Kasım 2002 seçimlerinden sonra Anayasa’yı değiştirerek o dönem siyasi yasaklı olan Recep Tayyip Erdoğan’a milletvekili olma yolunu açma tartışmalarında Sezer “Demokrasi ve hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmayacak kişiye özgü düzenlemelerden kaçınarak, hukuku siyasallaştırmak yerine, siyaseti hukuk kurallarına uygun yapmaya özen gösterilmesi gerektiği” uyarısı yaptı. Ancak Erdoğan’ın milletvekili olabilmesini sağlayacak Anayasa değişikliği 13 Aralık 2002’de parlamentodan geçti. Sezer ise 18 Aralık’ta veto etti. Ancak Sezer, ikinci kez önüne gelen Anayasa değişikliğini onayladı ve referanduma gitme hakkını da kullanmadı.
2002 yılında AK Parti hükümeti seçilene kadar türbanlı milletvekilleri eşlerini resepsiyonlara davet etmesine rağmen bu seçimden itibaren Çankaya Köşkü’nün bir kamusal alan olduğunu belirterek Başbakan’ın eşi de dahil hiçbir türbanlı kadını Çankaya Köşkü’ne davet etmemesi ve türbanlı bir eşin ev sahipliğinde yapılan resepsiyonlara katılmaması tartışmalara sebep olmuştur.
Veto hakkını en çok kullanan cumhurbaşkanı olan Sezer, görev süresi boyunca toplam 67 yasa, 22 Bakanlar Kurulu Kararı ve 729 müşterek kararnameyi iade etmiştir.
Evet, Sonsöz olarak söylemek isterim ki Sayın 10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in rejim değişikliği konusundaki görüşlerini Türk milleti ile paylaşmasını beklemekteyiz.