’teki oylamalar sabaha kadar sürüyor. Bazen 16 saati bulan yoğun tempo yüzünden milletvekilleri de bakanlar da günlerdir uykusuz ve yorgun.

Adeta kaçak maden işçilerinin mesaisini andıran söz konusu ağır çalışma düzeni özellikle bakanların kendi ilgi alanlarında yapmaları gereken acil işleri engelliyor.

Örneğin, son günlerde ciddi bir aracı sorunu var.
Antalya’da üreticinin elinden bir liraya çıkan domates büyük kentlerin marketlerinde 7 liraya satılıyor.
Yine Alanya’da dalında 30 kuruşa satılan bir kilo portakal Ankara ve İstanbul’da marketlere gelinceye kadar 10 kat artıyor, 3 liraya satışa sunuluyor.
Diğer sebze ve meyvelerde de benzer bir tabloyla karşı karşıya kalınıyor.
Aracıları hiç emek harcamadan zengin eden, vatandaşı ise ekonomik anlamda zorlayan, enflasyon hesaplarını bile etkileyen bu yapıyla mücadele edecek kurum Gıda ve Tarım Bakanlığı.
Ama ilgili Bakan sabaha kadar Meclis’te oy atma telaşında olduğu için esas işine odaklanamıyor.

Bir diğer önemli sorun:
Çevre ve Şehircilik Bakanlığının yaptığı tespitlere göre İstanbul’da 1 milyon 250 bin kişi depremde yıkılabilecek konutlarda oturuyor.
O konutların bir an önce boşaltılması, yerine depreme dayanıklı sağlam konutların yapılması gerekiyor.
Ne var ki bu son derece önemli sorun da ilgili Bakan Meclis kulislerinde yorgun ve uykusuz beklediği için çözümsüz kalıyor.

Maliye Bakanı döviz artışıyla, Sağlık Bakanı zam gelecek beklentisiyle ortadan kaybolan ilaçlarla, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı neredeyse her gün bir yenisi yaşanan kadın cinayetleriyle, Milli Eğitim Bakanı müfredat değişikliği taslağına yönelen eleştirilerle, İçişleri Bakanı sinsice yeni eylemler hazırlığında olan teröristlerle, Dışişleri Bakanı Kıbrıs müzakereleriyle, Ulaştırma Bakanı her gün 12 can alan trafik kazalarıyla ilgilenemiyor.

Dilerim, Meclis de bakanlar da en kısa zamanda daha doğru, daha rasyonel bir çalışma düzeni içine girer.