Erzurum’da geçen ayrıldığı sevgilisinin cinsel istismarına uğrayan 16 yaşındaki B.K., nişanlandıklarını belirterek şikayetinden vazgeçince, savcılık Atatürk Üniversitesi ’ndan ek rapor alınmasını istediği.

Savcılığa gönderilen Adli Tıp raporunda, “B.K.’nın zorla ve tehdit ile istismara mazur kaldığının anlaşıldığı, olgunun istismarcı ile evlenme konusunda baskı hissettiğinin anlaşıldığı” görüşü bildirildi. Raporları dikkate alanan savcılık tutuklu yargılanan 17 yaşındaki S.Y. hakkında ‘zincirleme şeklinde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, hürriyetinden yoksun kılma’ suçundan 24 yıla kadar hapis cezası istedi.

Erzurum’daki bir lisede okuyan B.K. ile S.Y., 2015 yılı Mart ayında 11’inci sınıftayken sevgili oldu. Sevgilisi ile evlenmeyi düşünen B.K., erkek arkadaşını ailesiyle tanıştırdı. Ancak B.K.’nın annesi A.K., bu ilişkiye karşı çıkınca, genç kız da erkek arkadaşından ayrıldı. Sevgililer 12’nci sınıfa başladıktan sonra iddiaya göre S.Y., kız arkadaşının ilgisizliğinden yakındı ve kimsenin olmadığı bir sırada onu erkekler tuvaletine götürdü
.
İddiaya göre S.Y. tuvalette, “Sakın bağırma, artık benimsin. Birşeyler anlatırsan sen rezil olursun. Sen buna mecbursun” diyerek B.K.’ya cinsel istismarda bulundu. Ardından tehditlerini sürdüren S.Y., evlerinin bodrum katında da defalarca B.K.’ya istismarda bulunmaya devam etti.

Son olarak geçen 6 Haziran’da S.Y. kız arkadaşını yine iddiaya göre çırılçıplak soyundurdu ve tehditle cep telefonuyla görüntüledi. Bunun üzerine genç kız, erkek arkadaşından şikayetçi oldu.

Soruşturma kapsamında Atatürk Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı’nda muayene edilen B.K.’ya verilen ilk raporda, zorla ve tehdit ile istismara uğradığı tespit edildi. Yeni aynı kurumdan 13 gün sonra aldırılan ikinci raporda da kızlık zarında yırtık olduğunu belirlendi.

İSTANBUL’DA YAKALANARAK TUTUKLANDI

Raporlar ve genç kızın şikayeti sonrası S.Y., geçen 11 Ağustos günü İstanbul’da yakalanarak tutuklandı. B.K. ile 2016 yılında kendi rızası ile birlikte olduklarını ileri süren S.Y., suçlamaları kabul etmedi. S.Y.’nin tutuklanmasından 17 gün sonra savcılığa başvuran B.K., şikayetini geri aldı.

ŞİKAYETİNİ GERİ ALDI

Ailelerin karşı çıkması yüzünden ilişkinin bitme noktasına geldiğini savunan B.K., “S.Y. ailesinin ilişkiyi onaylamadığını ve İstanbul’a çalışmaya gideceğini söyleyince ayrıldığımızı düşündüm. O yüzden savcılığa giderek ‘tecavüz etti’ diye şikayetçi oldum. Ancak 30 Temmuz’da aile arasında nişan yaptık. S.Y. kesinlikle bana tecavüz etmedi” dedi.

ADLİ TIP’TAN EK RAPOR: SOSYAL BASKI VAR

Bunun üzerine soruşturmayı yürüten savcılık B.K.’yı yeniden Atatürk Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı’na gönderdi. Geçen 2 Eylül tarihinde hazırlanarak savcılığa gönderilen ek raporda, “B.K.’nın zorla ve tehdit ile istismara mazur kaldığının anlaşıldığı, olgu ve ailesi üzerinde yaşandığı iddia edilen olay sonrasında sosyal baskı oluştuğu, olgunun istismarcı ile evlenme konusunda baskı hissettiğinin anlaşıldığı” yönünde görüş bildirildi.

Gelen raporları dikkate alan savcılık bu kez S.Y. hakkında dava açtı. 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen iddianamede, S.Y.’nin ‘zincirleme şeklinde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, hürriyetinden yoksun kılma’ suçlarından 24 yıla kadar hapsi istendi.